Başka gezegenlerde yaşam olma ihtimali, uzun yıllardır komplo teorilerinin merkezinde yer aldı ve bilim kurgu eserlerine ilham oldu.
Son günlerde de Obama'nın açıklamaları ve Trump'ın uzaylılar ile UFO'lar hakkındaki dosyaların yayımlanması talimatını vereceğini duyurmasının ardından, konu yeniden gündemin üst sıralarına yerleşti.
Bazı kişiler, yetkilileri sıklıkla Dünya dışı yaşamla ilgili bulguları gizlemek ve şeffaf olmamakla suçlarken, resmi makamlar buna ilişkin somut veya doğrulanmış bir kanıt olmadığını belirtiyor.
UFO'lara yönelik kitlesel merakın başlangıcı
20. yüzyılın ortalarında, modern UFO gözlemlerine ilişkin dikkat çekici gelişmeler yaşandı ve konu dünya çapında ilgi uyandırmaya başladı.
ABD'li iş insanı ve pilot Kenneth Arnold'ın 24 Haziran 1947'de gökyüzünde çok hızlı hareket eden tuhaf nesneler gördüğünü açıklaması, kamuoyunun konuya merak duymasına yol açtı.
Bazı gazetelerin UFO'ları "uçan diskler" olarak tanımlaması, bu nesneyi popüler bir imge haline getirdi.
Ardından, 8 Temmuz 1947'de New Mexico eyaletinin Roswell kentinde düşen bir cisme ait enkaz, ABD ordusu tarafından "uçan disk" olarak tanımlandı.
Olayın büyük yankı bulmasının ardından ordu yetkilileri, açıklamayı geri çekerek enkazın, kaza yapan bir meteoroloji balonuna ait olduğunu açıkladı.
O tarihten bu yana gizemini koruyan "Roswell olayı", devlet tarafından örtbas edildiği öne sürülen uzaylıların varlığına ilişkin iddialarının simgesi haline geldi.
Uzaylılar tarafından kaçırılma vakaları
ABD'de 1947 sonrası başlayan UFO tartışmaları, 1960'larda uzaylılar tarafından kaçırılma hikayeleriyle yeni bir boyut kazanmaya başladı.
Bilinen ilk uzaylı kaçırılma vakası, Eylül 1961'de New Hampshire eyaletinin kırsal kesiminde dünya dışı varlıklar tarafından kaçırıldıklarını iddia eden Betty ve Barney Hill çiftinin hikayesi oldu.
Hill çifti ile popülerleşen kaçırılma öykülerinden sonra en dikkati çekici örnek, 1975'te Arizona eyaletinde Travis Walton'un uzaylılar tarafından ele geçirildiğini iddia ettiği vaka oldu. Walton'un hikayesi 1993'te "Fire in the Sky" filmiyle beyaz perdeye taşındı.
Pilotların tanıklıkları ne?
Kasım 2004'te ABD Deniz Kuvvetleri pilotları, San Diego kentinin kıyılarında uçarken bilim ve teknolojinin sınırlarını aşacak şekilde hareket edebilen garip bir araç gördüklerini açıkladı.
Bundan 10 yıl sonra ABD'nin doğu kıyısında benzer bir durumu tecrübe eden diğer pilotlar da Haziran 2014-Mart 2015 tarihlerinde neredeyse her gün UFO gördüklerini rapor etti.
İlerleyen yıllarda, UFO teriminin kapsamını kısıtlı bularak bunun yerine "Tanımlanamayan Hava Fenomeni" (UAP) terimi kullanılmaya başlandı.
ABD Kongresinde 26 Temmuz 2023'te düzenlenen oturumda, ABD ordusunda görev almış 3 istihbarat yetkilisi, 2004'te San Diego'da pilotlarca gözlemlenen hava aracına ilişkin tanık olarak ifade verdi.
ABD'de 14 yıl istihbarat görevlisi olarak çalışan David Grusch, "sağlam ve kısmen bozulmamış" uzaylı araçları bulunduğunu iddia ederek, hükümetin bu konuya ilişkin bilgileri yıllarca halktan sakladığını belirtti.
ABD Donanması'nda pilotluk yapmış olan Ryan Graves de "Tanımlanamayan Hava Fenomeni"ni (UAP) "şeffaf bir küre içinde koyu gri ya da siyah küpe" benzetti ve bu olaylarla karşılaşmanın "nadir olmadığını" vurguladı.
Üçüncü tanık eski Donanma Komutanı David Fravor da 2004'te California'da başka bir pilot ile "denizin üzerinde süzülen oval şekilli bir nesneyi" gördüğünü anlattı.
Pentagon, dünya dışı varlıklara işaret eden bir bulguya rastlamadı
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından Kasım 2024'te yayımlanan UAP raporunda, 1 Mayıs 2023-1 Haziran 2024 tarihlerinde 485 UAP olayı bildirildiği açıklandı. Rapora ayrıca, 2021 ve 2022'de olmasına rağmen bildirilmediği için kayıtlara geçmeyen 272 olay da dahil edildi.
Raporda, 485 olayın 118'inin aslında gökyüzünde gözlemlenen balon, kuş ve insansız hava aracı gibi sıradan nesnelerle ilgili olduğu, diğer olaylara ilişkin ise incelemelerin sürdüğü bildirildi.
Pentagon'a bağlı Tüm Alanlarda Anomali Çözüm Ofisinin (AARO) incelediği toplam UAP vaka sayısının, 24 Ekim 2024 itibarıyla 1600'ü aştığı ifade edilen raporda, dünya dışı varlıklara, olaylara ya da teknolojiye işaret eden hiçbir bulguya rastlanmadığı kaydedildi.
UFO'larla ilgili vaka bildirimi en çok ABD'den geldi
Dünya genelinde UFO'larla ilgili olaylara tanık olan kişilerden gelen raporları toplamak ve doğrulamak amacıyla kurulan "Ulusal UFO Raporlama Merkezi" (NUFORC), kurulduğu günden bu yana 180 binden fazla vakayı işleme aldığını açıkladı.
Güncel verilere göre ABD, en fazla UFO vakasının bildirildiği ülke konumunda. California eyaleti yaklaşık 17 binden fazla vakayla UFO'lara en çok tanık olunduğu iddia edilen eyalet olarak öne çıkıyor.
California'yı 8 bin 831 vaka bildirimi ile Florida, 6 bin 309 ile New York, 4 bin 704 ile Ohio ve 5 bin 304 ile Arizona eyaletleri izliyor.
ABD'nin ardından en çok vaka bildirimi, sırasıyla Kanada, İngiltere ve Avustralya'dan geliyor.
ABD'lilerin yüzde 56'sı uzaylıların varlığına inanıyor
Yapılan kamuoyu yoklamaları, halkın uzaylıların gerçekliğine ilişkin inancının her geçen gün arttığını, özellikle ABD'de bu durumun gün geçtikçe olağan karşılandığını gösteriyor.
Kamuoyu araştırma şirketi YouGov tarafından 4-9 Kasım 2025 tarihlerinde 1114 ABD'li ile yapılan ankete göre, katılımcıların yüzde 56'sı, uzaylıların "kesin" veya "muhtemelen" var olduğuna inanıyor.
Katılımcıların yüzde 30'u, UFO'ların muhtemelen uzay gemileri veya uzaylı yaşam formlarıyla ilgili olduğuna inanırken, yüzde 45'i bunun başka bir açıklaması olduğunu düşünüyor. Kalan yüzde 25 ise kararsız olduğunu belirtiyor.
Katılımcıların yüzde 47'si uzaylıların kesin veya muhtemelen Dünya'ya bir ziyaret gerçekleştirdiğini düşünürken, yüzde 37'si kesin veya muhtemelen ziyaret gerçekleştirmediğine inanıyor.
Son günlerde "uzaylıların gerçekliği"ne ilişkin tartışmalar
Eski ABD Başkanı Obama, 16 Şubat'ta katıldığı bir podcast yayınında uzaylıların gerçek olup olmadığına ilişkin soruya "Gerçekler ama ben görmedim." yanıtını vermişti.
Bu sözler, sosyal medyada yankı uyandırmış, Obama daha sonra konuya ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapmıştı.
Obama, sunucunun hızlı sorular sorduğu kısma ayak uydurmaya çalıştığını belirterek, "İstatistiksel olarak evren o kadar geniş ki başka yaşam (formu) olması ihtimali yüksek." değerlendirmesinde bulunmuştu.
Farklı yaşam formları olsa da güneş sistemleri arasındaki mesafenin çok olması nedeniyle Dünya'nın uzaylılar tarafından ziyaret edilmiş olma ihtimalinin "düşük" olduğunu kaydeden Obama, "Ben, başkanlık dönemimde dünya dışı varlıkların bizimle temasa geçtiğine ilişkin hiçbir kanıt görmedim. Gerçekten." ifadelerini kullanmıştı.
ABD Başkanı Trump ise gazetecilere yaptığı açıklamada, Obama'nın "gizli" bilgiler verdiğini ve "büyük bir hata yaptığını" savunmuştu.
Trump, daha sonra, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda gösterilen büyük ilgiye dayanarak, Savunma Bakanı ve diğer ilgili bakanlık ile kurumlara, uzaylılar ile dünya dışı yaşam, UAP ve UFO'larla ilgili dosyaları tespit edip yayımlama süreçlerini başlatmaları için talimat vereceğini açıklamıştı.





