0

Biz Müslümanlar kimi katlettik, hangi masumların gözyaşını akıttık, hangi milletlerin yurtlarını işgal ve istila ettik ki, bizi terörist olarak damgalıyorlar. Fas'tan Endonezya'ya kadar 57 ülkede biz varız. And Dağları'ndan, Filipinler'in Mindanao Adası'na kadar biz yayıldık. Nerede bir haksızlık ettik? İnsan ticareti mi yaptık, mazlumların yeraltı ve yerüstü kaynaklarını mı talan ettik ki bizi en büyük suç olan terörle itham ediyorlar? Elbette bu kabul edilemez.

Yaklaşık bin yıl dünyaya barış ve adalet çağlarını biz yaşattık. Adil bir düzenle gayri Müslümler için bile çare kapısı olduk ve 3 asır önce kuvvetten düştük, dünya iktidarını Judeo-Hristiyan medeniyetin temsilcilerine kaptırdık. İşte ne olduysa bundan sonra oldu. II. Viyana başarısızlığının ardından gün be gün maddi ve manevi varlıklarımızı yitirdik.

Dünya okyanuslarında yükü özgürlük, adalet, ekmek ve barış olan bir gemi gibi seyredip durduk. Sağlam ve imanlı, ehil ve layık, Allah korkusu olan kaptanlarımız vardı. Bizi salimen güvenli limanlara taşıdılar. Gün oldu gemilerimize Müslüman olmayan mazlumları da aldık. 1492 Engizisyon İspanyasından kaçanlara kucak açmamız bunun sadece küçük bir örneğidir. Yelkenlerini i'layı kelimetullah/Allah'ın kelimesini yükseltmek, cihad fi sebilillah/Allah yolunda cihad dolduran gemimiz şimdilerde çok zor durumda. Irkçı emperyalistlerin saldırısına uğradı. Milletlerine ve değerlerine ihanet eden kaptanlarımız oldu. Esirdir bizim gemimiz artık. Şu manzaraya bakarsak ümmet gemimizin hazin halini anlamak mümkün:

Afganistan, ABD ve işbirlikçilerinin işgali altında. Irak, ABD ve işbirlikçilerinin işgali altında. Çeçenistan ve daha birçok Müslüman yurdu Rusya'nin işgali altında. Azarbeycan, Ermeniler'in işgali altında. Doğu Türkistan, Çin'in işgali altında. Keşmir, Hindistan'ın işgali altında. Filistin, Yahudiler'in işgali altında. Sancak, Sırbistan'ın işgali altında. Makedonya, Ortodoksların işgali altında. Patani, Tayland'ın işgali altında. Somali, ABD ve işbirlikçilerinin işgali altında.

Dünyaya yön veren batılın temsilcisi güçler ilkinde 10 milyon ölü, 20 milyon sakat ve 350 milyar dolarlık kayba; ikincisinde de 60 milyon ölüye mal olan iki büyük emperyalist paylaşım savaşı yapmışlar, bunun bedelini de daha çok mazlum ve sahipsiz, başsız ve hedefsiz, birlikten uzak büyük tuzaklara yakalanan Müslümanlara ödetmişlerdir ve maalesef ödetmeye devam etmektedirler.

Nasıl bir zulüm dünyasında yaşıyoruz! Adalet ancak sözde tekrarlanan bir nakarat. Bugün dünyanın en zengin üç adamının varlığı 48 yoksul ülkenin ulusal gelirinden yüksektir. Aynı üç adamın varlığı Afrika'nın bütün ülkelerinin ulusal gelirinden yüksektir. Öte yandan, dünyanın en zengin 225 kişisinin varlığı ise bütün dünya nüfusunun sosyal gereksinmelerini karşılayabilecek miktardadır. Uçurum bu denli derindir.
Buna karşılık Dünya Gıda Örgütü (FAO) verilerine göre 1960-1970 arasında 13, 1970-80'de 15, 1980-85 arasında ise 40 milyon kişi açlıktan ölmüştür. 1990'da toplanan Dünya Çocuk Zirvesi raporuna göre her yıl 12 milyon çocuk önlenebilir hastalıklardan ölmektedir ve UNICEF tahminlerine göre 2000'li yıllarda 175 milyon çocuk 5 yaşına gelmeden ölecektir. Tamamen yasak olduğu halde bugün Asya'da çalıştırılan çocukların sayısı 250 milyondur. Ve tabii ki bunlar, şanslı olanlarıdır; bu ülkelerdeki 2 milyon çocuk ise doğrudan fuhuş pazarındadır. Aynı yıllarda, yani 1980-1994 arasında yoksul ülkelerin borçlarının artış oranı %400'dür; 1980-1998 arasında bu borçlar 600 milyar dolardan 2.2 trilyon dolara yükselmiştir.

İşte adaletin ve huzurun mumla arandığı bir karanlık çağda, Allah'a hamd olsun mazlumların ve kimsesizlerin sesi, temsilcisi ve hislerinin tercümanı olarak yıldız gibi parlayan ve güneş gibi çaresiz gönülleri aydınlatan bir liderimiz var: 12 yıllık Başbakanlığı döneminde dramatik global finans krizlerine rağmen Türkiye gemisini yüzdüren ve salimen limanlara yanaştıran, dünyada ezilenlerin sözcüsü olan şimdiki seçilmiş Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN. Şimdi bizler ve tüm mazlumlar kendi ifadesi ile ustalık döneminde kendisinden esir edilmiş ümmet gemisini yeniden, önce hain korsanlardan kurtarması ve ardından da dünyanın tüm denizlerinde özgür ve adil bir biçimde yüzdürmesini bekliyoruz. Ustam, esirdir gemimiz. Sultan ol ve Allah'ın yardımı ile esirge onu.

İKİ DOĞU ve İKİ BATI'NIN RABBİNE EMANET OLUN...