0
Anlayamıyorum; Erdoğan nefreti, bir ülkeyi ateşe vermeye değer mi? Erdoğan nefreti veya Erdoğan aşkı, Türk siyasetinin ana omurgası olmaya başladı. Siyaset, bu eksen etrafında dönüyor, yeni iş birlikleri kuruluyor. Ülkeyi ateşe vermek, Türkiye'yi teröre destek veren ülke konumuna itmek, ekonomiyi kuşatmak, Türkiye karşıtı lobi ile yatıp kalkmak; Erdoğan nefreti varsa caizdir. Alnı secdeye değen çocukların öfkesi, kini adalet ve izan ölçülerinin çok dışında… Erdoğan'ı yemek için her yolu mubah gören bu müptezel zihniyetin, geldiği son aşama PKK ile iş tutmak…
Cemaatin Neron'ları…
Gülen medyasının neredeyse tüm yazarları, İflah olmaz bir biçimde Erdoğan nefretinin neferleri olmuş durumda… Ekrem Dumanlı'dan Bülent Keneş'e, Ali Bulaç'tan Ahmet Turan Alkan'a, Nazlı Ilıcak'tan Ergün Babahan'a kadar Cemaat medyasının farklı bloklarında bulunan herkes katıksız Erdoğan düşmanı, AK Parti karşıtı… Hiç şüphe etmiyorum; ilkesiz politik hırsın tanımlayıcısı olan Machiavelli, bu adamları tanısaydı Prens'i yeniden yazardı.
Ekrem Dumanlı tayfasından olan Ali Bulaç ve Ahmet Turan Alkan'ın gidişatını hayret ve şaşkınlıkla izliyorum. Yatağına kırgın ırmakları ile hemhal olduğum Alkan ve İslamcılık serüvenimizin işaret taşlarından olan Bulaç… Birisi eski tüfek ülkücü, diğeri ise eski İslamcı, yeni Gülenci (Acaba Amerikancı mı demeliydim)…
Ali Bulaç, Neyin bedelini Ödüyor?
Yıllar önce yazmış olduğu yazıda Gülen'e, "Ağlayan ve Ağlatan Hoca" diye hitap eden, "Amerikancılık yapmakla" suçlayan Bulaç'a göre, her şeyin bir bedeli vardır. Bu zatı muhterem, Gülen'in, ABD'nin arzu ve isteklerini talim etmeye başladığını ifşa etmişti, yıllar önce. Hatta tüm haklılığıyla; ABD "birilerini besliyorlarsa, bunun bir bedeli vardır. Şimdi bu bedeli ödemelerinin tam zamanıdır" demişti. Ne olduysa, sonra Bulaç, Gülen'in gemisine atladı… Şimdi sorma vaktidir; "Ali Bulaç, sen neyin bedelini ödüyorsun?"
Hangi izan sahibi insan, PKK'yı aklama derdine düşer? Hangi öfke, bu insanları, KCK Dış İlişkiler sözcüsü Demhat Agit'in peşinden sürükler? Bu nasıl bir kindir ki, yılların İslamcısına Agit'in sözünü dinletiyor?
Ne hikmetse, bu adamlar Tayyip Erdoğan'ın Ahmet Davutoğlu'nun, Hakan Fidan'ın açıklamalarına itibar etmezler. Sanki PKK çok masum bir örgüt; yıllarca insanımızı katletmedi, devrimci halk savaşı başlatma kararı almadı… Bulaç'a göre, "İç ve dış birimler" insanımızı katletti, PKK masum… Ah Ali Bulaç ah; nedir bu senin çektiğin… Neyse, yıllarca İslamcılığın rantını yiyen bu yaşlı şakirde, haddim olmayarak, bir ayeti hatırlamak isterim; "Bir kavme olan kininiz, sizi adaletten ayrılmaya sevk etmesin. Adaletli olun"
Ergün Babahan, Neden Döndü?
Ya Paralel Yapı medyasından olan Millet Gazetesi yazarı Ergün Babahan'ın "PKK, Neden Türkiye'yi Terk Etsin" başlıklı yazısına ne demeli? "Kupa Pensilvanya'ya girsin" dediği için Todays Zaman'dan kovulan, salya sümük Gülen'den özür üzerine özür dileyen ve şimdilerde iflah olmaz muhaliflerin ağlama duvarı olan Millet gazetesinde yazarlık ile ödüllendirilen Babahan'a göre, "Kürtlerin dağa çıkma koşulları ortadan kaldırılmadan PKK'nın Türkiye topraklarından çekilmesini beklemek AKP'nin yolsuzluk havuzuna su taşımaktan başka bir işe yaramaz"mış… Yazı, neredeyse, baştan sona PKK güzellemesi yapıyor. Bu kaypak ve 'dön baba dönelim' felsefesine sarılan yazara göre PKK, "AKP'nin anti-Batı ve İslamcı tutumu karşısında, bölgenin modern ve seküler temsilcisi olarak öne çıkmıştır."
Sayın Babahan, PKK, madem, bölgenin modern ve seküler temsilcisi, öyleyse, neden PKK'ya katılmıyorsun? Seni modern PKK kamplarında silah talimi yaparken görmek isteriz.