0

Ya'la'dan:

– Şüp­he­siz ki, Yü­ce Al­lah ha­ya sa­hi­bi­dir. Ayıp­la­rı ör­ten­dir. Ken­di­sin­den uta­nıl­ma­sı­nı ve ör­tü­nül­me­si­ni se­ver. Do­la­yı­sıy­la, siz­den bi­ri­si (gör­me­ye açık bir alan­da) yı­kan­dı­ğı za­man çı­rıl­çıp­lak ol­ma­sın, ayıp yer­le­ri­ni ört­sün.

[Ebu Da­vud, Ham­mam (4012)]

* * *

Kır­da çı­rıl­çıp­lak yı­ka­nan bir adam hak­kın­da, Efendimiz bu ha­di­si ifa­de bu­yur­muş­tur.

Al­lah Te­ala, şüp­he­siz ki Al­la­mü'l-gu­yup'tur. Tüm giz­li­le­ri bi­lir, sır­lardan ha­ber­dar­dır. Gay­bı, giz­li­lik­le­ri, sır­la­rı bi­len Al­lah'tan ayıp­la­rın, çir­kin­lik­le­rin, nok­san­lık­la­rın üst­le­ri ör­tül­mek­le giz­len­me­si, sak­lan­ma­sı el­bet­te müm­kün de­ğil­dir. Ya­ni Al­lah'a kar­şı ger­çek bir setr-i av­ret, setr-i gayb ya­pı­la­maz.

Ne av­ret yer­le­ri el­bi­se gi­yil­mek­le Al­lah'ın ba­sîr is­min­den giz­len­miş olur. Ne de giz­li iş­ler, in­san gö­zü­nün gör­me­me­siy­le, ku­la­ğı­nın işit­me­me­siy­le Al­lah'ın il­min­den, ba­sar ve sem'in­den sak­la­nır, gö­rül­mez ve du­yul­maz ha­le ge­lir.

O hal­de Al­lah'ın ayıp­la­rı ört­me­si ve kul­la­rın­dan da ör­tün­me­le­ri­ni is­te­mesi ne an­la­ma gel­mek­te­dir. Al­lah için mu­hal olan bir şe­yin is­ten­me­sin­de­ki hik­met ne­dir?

Kul, üs­tü­ne bir el­bi­se al­mak­la ayıp yer­le­ri­ni Allah'tan giz­le­miş olmadığına gö­re, Al­lah'ın yi­ne de kul­dan setr-i av­ret iste­me­si­nin se­be­bi ne­dir?

An­la­şı­lan o ki, Al­lah, ku­lu­na yap­ma­ya gü­cü­nün yet­ti­ği bir dav­ra­nı­şı em­ret­mek­te­dir. Onun dış gö­rü­nüş­te­ki ör­tün­meyi ye­ri­ne ge­tir­me­si­ni; ayıp yer­le­ri­ni te­set­tür ve giz­le­me ni­ye­ti­ni, ayıp­la­rı ört­me, ha­ya­lı ol­ma ye­rin­de ka­bul et­mek­te­dir.

Di­ğer ta­raf­tan, ayıp yer­le­ri her ne ka­dar Al­lah'tan hak­kıy­la giz­le­ne­mez­se de, in­san­la­rın ve me­lek­le­rin gö­zün­den ve na­za­rın­dan giz­le­mek müm­kün­dür. Al­lah'ın te­set­tür em­ri­nin bir hik­me­ti de bu­nu sağ­la­mak­tır. İn­sa­na dü­şen gö­rev, ya­pa­bi­le­ce­ği­ni yap­mak­tır. Ya­pa­mı­ya­ca­ğın­dan za­ten so­rum­lu de­ğil­dir.

Me­lek­ler­den ve in­san­lar­dan ayıp­la­rı­nı giz­le­me­si, ken­di­ni on­la­ra gü­zel ve süs­lü ha­lde gös­ter­me­si, te­set­tür em­ri­ne uy­mak için ye­ter­li sa­yıl­mış­tır.