0

Almanya ne yapıp ediyor gündemimizde olmayı başarıyor. Hem de her zaman yaptığı gibi ikiyüzlülüğüyle, riyakar tebessümü ile.

Aylar önce Cumhurbaşkanımızın telekonferans ile bağlantı yapmasına bile izin vermeyen Almanya, şimdi de iki bakanımızın yapacağı toplantıya izin vermedi.

Bunun karşısında Türkiye aleyhine çalışan ne kadar terör örgütü varsa hepsi de Almanya'da elini kolunu sallayarak geziyor, istediği programı istediği salonda gerçekleştiriyor. Almanya'nın her fırsatta söylediği dostluk anlayışı tam da böyle bir şey demek ki.

Bu tür programlarının onayına yerel mahkemeler karar verir, belediyeler karar verir tarzında yaptıkları açıklamalar da aynı rezillikte. Bekir Bozdağ'a altyapı ve güvenlik gerekçesi ile Nihat Zeybekci'ye de belediyenin salon vermemesi sebebiyle gerçekleşmeyen toplantılarının karşısında Deniz Baykal'a hemen bütün kapılar açılıyor ve Baykal'ın Almanya'da toplantı yapmasının izni çıkıyor.

Deniz Baykal da bakanlarımıza yapılan bu saygısızlığı gerekçe göstererek Almanya'ya gitmekten vazgeçtiğini açıkladı. Chp'nin son günlerde attığı olumlu adımlara önyargısız bakınca kulağa hoş geliyor ama aklımızda çınlayıp duran "acaba?" sorusunu bir türlü susturamıyoruz.

Gönlümün söylediği şu; yeni anayasayı mahkemeye götürmeme, başörtülü öğrenciye yapılan saldırı sonrası öğrenciyi ziyaret etme gibi hareketler elbette siyaset ve sosyal arenada görmek istediğimiz davranışlar.

Bir aklım da diyor ki Almanya ile zaten omuz omuza olan Chp; bakanların ziyaretini iptal ettirip sonra da öyle yaparsanız ben de gitmiyorum diyerek şirin görünmek mi istiyor referandum öncesi…

Bu sıralar öykü kuramı ve kurgu üzerine kafa yoruyorum ya aklımda böyle senaryoların uçuşup durması çok normal. Bir olaydan birden fazla sonuç çıkarmak yazarın düşünce dünyasının zenginliğidir deyip geçiyorum bu faslı.

Almanya'dan bize tarih boyunca iyi haber geldiği görülmedi. Buna 1. Dünya Savaşı da dahil. Hani tarih derslerinde kalıplaşmış şekilde kullandığımız bir ifade vardı. Aslında biz yenilmedik, cephelerimizde büyük mücadele verdik, Çanakkale'de destan yazdık ama Almanlarla müttefik olduğumuz için Almanlar yenilince biz de yenilmiş sayıldık. Bunun da gizli planların bir hesabı oldu hala yazılır, söylenir.

Türkleri işçi olarak alıp en ağır işlerde çalıştıran, iteleyen, kovalayan, yakan, öldüren bir Almanya var. Nazilerin son yıllardaki hedefinde genelde Türkler var. Evleri yakılarak öldürülen Türklerin acı hikayelerine hepimiz şahit olduk.

Yıllardır Pkk'nın en rahat olduğu ülkelerin başında geliyor Almanya. Adeta bütün imkanları sunuyor Almanya Türkiye'nin kuyusunu kazmayı hedefleyen tüm terör örgütlerine.

15 Temmuz sonrası darbeci askerlerin kaçtığı, sığındığı ve kabul edildiği bir Almanya var. Darbecilere de kucak açarak darbe girişimine destek verdiğini göstermiş oldu Almanya.

Merkel; gülmeyi unutmuş beton gibi yüzüyle ülkesinde yapılacak seçimler öncesinde soluğu Türkiye'de alıp "Yanınızdayız Türkiye" dese de zoraki tebessümüyle tavrımız artık çok net olmalı. Mümkünse uzak dursunlar bizden, çok uzak.

Perde arkasından komşularını gammazlayan, soğuk yüzleriyle insan sıcaklığını kaybetmiş, paylaşmak nedir bilmeden dünyaya "alman usulü" yaşamayı dayatmış Almanları kimse olmasa da bizim alman usulü bir yalnızlığa itmemiz gerekiyor. Bunu çoktan hak ettiler çünkü.