Bitlis Eren Üniversitesinden Doç. Dr. İbrahim Demir ve Muhammed Ölekli, Bilimsel Araştırma Projesi kapsamındaki arazi çalışmaları sırasında İncekaya (Por) Kalderası'nda çan çiçeği bitkisinin farklı bir türünü gördü.
Bunun yeni bir tür olabileceğini değerlendiren Demir ve Ölekli, Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım'la iletişime geçti.
Yıldırım tarafından yürütülen ayrıntılı morfolojik ve taksonomik incelemeler neticesinde, popülasyonun bilim dünyası için yeni bir tür olduğu ortaya konuldu.
Elde edilen verilerle tür tanımı, botanik alanında uluslararası otorite kabul edilen Phytotaxa dergisinde yayımlandı.
'Campanula porensis' olarak adlandırılan tür, Türkçe 'Por çanı' adıyla literatüre girdi.
İncekaya Kalderası içerisindeki mağara girişleri ve dik volkanik kaya duvarlarında tespit edilen bitkinin, Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) kriterlerine göre 'hassas' kategorisinde değerlendirildiği belirtildi.
Prof. Dr. Hasan Yıldırım, AA muhabirine, keşfedilen yeni çan çiçeğini bilim dünyasına tanıtmanın heyecanını yaşadıklarını belirtti.
Bitkinin yakın akrabalarından ve bölgedeki benzer türlerden çiçek, yaprak ve tüy özellikleriyle farklılık gösterdiğini ifade eden Yıldırım, şunları kaydetti:
'Bu türümüz endemik ve dünyada sadece Por Kalderası'nda bulunuyor. Bitki, bu mağara kovuklarının nemli iç kısımlarında yayılış göstermektedir ve sulak alanlarda kayadan aşağı doğru sarkar bir modda gölgelik alanları tercih etmektedir. Oldukça süs potansiyeli yüksek olan, laciverte yakın renklerde çiçeklere sahip özel bir türdür. Ekip olarak yapılan çalışmalar sonucunda yaklaşık 450-500 kök kadar bu alanda yayılışa sahip olduğunu biliyoruz. Yani dünyadaki toplam sayısı 450-500 kök kadar oldukça nadir bir bitki olduğunu söyleyebiliriz.'
Yıldırım, alanda doğrudan bir insan etkisi ya da aşırı otlatma bulunmadığını ancak küresel iklim krizinin sulak ve gölgelik habitatları olumsuz etkilediğini vurguladı.
Bitkinin yok olma tehlikesinin önüne geçilmesi gerektiğini dile getiren Yıldırım, yerel yönetimler, bölgedeki üniversiteler ve bakanlık işbirliğiyle koruma çalışmalarının acilen başlatılmasında büyük fayda olduğunu ifade etti.
Bitkinin süs bitkisi potansiyeline dikkati çeken Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Dünyada yaklaşık 450 kadar çan çiçeği türü mevcuttur. Ülkemiz bu anlamda oldukça önemli bir noktadadır, 140 kadar çan çiçeği mevcut. Bizler Ege ekibi olarak yaklaşık 2012 yılından beri TÜBİTAK projeleriyle Türkiye'nin tüm illerinde çan çiçekleri üzerine çalışmalar yapmaktayız. Ülkemizde tespit edilen 140'ı aşan bu türün 72 tanesi dünyada sadece ülkemizde bulunuyor. Bu potansiyele bakarak, süs bitkisi potansiyeli olan bu bitkilerin zarar vermeden üretilmesi ve kültüre alınmasıyla beraber ülke ekonomisine önemli bir yarar sağlayacağını düşünüyorum.'
Yeni türün tip örneği Ege Üniversitesi Herbaryumu'nda, eş örnekleri ise hem Ege Üniversitesi hem de Bitlis Eren Üniversitesi Herbaryumu'nda muhafaza ediliyor.




