Uzun yıllar yıllık yağış miktarı ortalaması 712 kilogram olan, geçen yıl 430 kilogram yağış alan İzmir'e bu yılın ocak ayında 223,7, şubat ayında ise 300,3 kilogram yağış düştü.
Kuraklık nedeniyle 2025 yılı sonunda su miktarları kritik seviyelere gerileyen kentteki barajlar, ocak ve şubat aylarında görülen yağışlarla adeta can buldu.
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU) verilerine göre, 31 Mart itibarıyla kente içme suyu sağlayan barajlardaki doluluk oranları, geçen yılın aynı dönemine göre önemli ölçüde yükseldi.
İçme suyu temininde en önemli baraj olan ve 30 Aralık 2025'te yüzde 0,13 ile tarihin en düşük seviyesini gören Tahtalı'da doluluk oranı yüzde 43,5'e ulaştı. Seviye geçen yılın 31 Mart'ında ise yüzde 15 ölçülmüştü.
Bu yıla suyu tükenmiş halde giren Gördes Barajı'ndaki su seviyesi ise yüzde 33'e çıktı.
Geçen yılın aynı dönemine göre kıyaslandığında su seviyesi Balçova Barajı'nda yüzde 38,7'den yüzde 83,1'e, Ürkmez Barajı'nda yüzde 26,9'dan yüzde 100'e, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı'nda ise yüzde 16,6'dan yüzde 67,9'a yükseldi.
Sulama amaçlı barajlardaki durum
Yağmurlar tarımsal sulama amaçlı barajlara da yaradı.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün 31 Mart verilerine göre, Demirköprü Barajı'ndaki doluluk yüzde 65'e ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde bu oran yüzde 13 olarak kaydedilmişti.
Doluluk Kestel Barajı'nda yüzde 72'den yüzde 99'a, Yortanlı Barajı'nda yüzde 57'den yüzde 100'e, Beydağ Barajı'nda yüzde 7'den yüzde 20'ye, Çaltıkoru Barajı'nda yüzde 83'ten yüzde 100'e, Seferihisar Barajı'nda ise yüzde 25'ten yüzde 45'e yükseldi.
'Bu periyotlar sürekli yağış olacak gibi anlaşılmasın'
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Orman Fakültesi Havza Amenajmanı Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Özkan, AA muhabirine, 2025'te yaşanan kuraklığın ardından 2026'nın başında görülen yağışların su kaynaklarında rahatlama sağladığını söyledi.
Yağışlı döneme girilmiş gibi görünse de riskin tamamen ortadan kalkmadığını vurgulayan Özkan, özellikle küçük hacimli barajlarda doluluk oranlarının yüzde 90'ların üzerine çıktığını ancak Tahtalı ve Gördes gibi büyük barajlarda seviyelerin henüz yüzde 30-40'lara ulaştığını ifade etti.
Özkan, Akdeniz havzasında kurak ve yağışlı dönemlerin döngüsel olarak yaşandığını belirterek, Türkiye'de bu döngünün 4 ila 7 yıl arasında değiştiğini, son dönemde ise yaklaşık 4 yıla kadar düştüğünü gözlemlediklerini anlattı.
Su kullanımında bilinçli olmanın öneminin altını çizen Özkan, şunları kaydetti:
'4 yıllık yağışlı bir döneme geçtik ama bu periyotlar sürekli yağış olacak gibi anlaşılmasın. Bu periyotlarda, çok yağışlı olan yıldan itibaren yağış giderek azalır. Dördüncü ya da beşinci yıla gelindiğinde tekrar en kurak yılı yaşarız. Çünkü sıcaklıklar da artmıştır ve kullanım miktarı ve buharlaşma, gelen yağıştan daha fazla olduğu için yüzeysel su kaynaklarımızı ve yer altı kaynaklarımızı tüketmiş oluruz. Dolayısıyla geçen yılki gibi bir kuraklık hissederiz. Akdeniz havzasında bu ekolojik bir döngüdür. Yağışlarımız bu sene güzel ama giderek azalacak. Dolayısıyla bugünden bilinçli bir şekilde biriktirirsek gelecek 4-5 yılımızı garanti altına almış oluruz.'
Özkan, 2026 ve 2027 yılları için risk azalmış gibi görünse de tedbirli olunması gerektiğine işaret ederek, 'Biz artık alışkanlıklarımızı değiştirmeyi öğrendik. Kurak bir bölgede yaşıyor olmanın bilinciyle, su tasarrufuna devam ederek, yağmur suyunu daha fazla yer altı suyunu besleyecek şekilde toprakla buluşturarak işlemleri, projeleri ve uygulamaları yapmalıyız. Şehirlerimizi de buna göre planlamalıyız.' ifadelerini kullandı.
Kentte 6 ay boyunca düzenli su kesintisi uygulanmıştı
İZSU kentte azalan su kaynakları nedeniyle 6 Ağustos 2025'te 13 ilçede 23.00 ile 05.00 saatleri arasında düzenli planlı su kesintileri başlatmış, 3 günde bir yapılan kesintiler 9 Eylül'den itibaren 2 günde, 10 Aralık'tan itibaren ise her gün olacak şekilde uygulanmıştı. Uygulama 6 Şubat 2026'da sona ermişti.





