Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar;

Biliyorsunuz, 38. Kurultay'da bir bayrak değişimi olmuştu. Biz o gün dedik ki, başımızın üstüne. Cumhuriyet Halk Partisi'nde demokrasi esastır dedik ve çekildik. Maalesef gördük ki kardeşlerim, durum öyle değil. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar, o günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar, kamuoyunda oluşan derin kuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimize şunu göstermiştir. Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa, ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bunu herkesin hafızasının bir yerinde tutması lazım. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse, milletin iradesine duyulan güven sarsılır ve derin bir yara alır. Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa, o partinin Türkiye'de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir.

Hesap uzmanlığından genel müdürlüğe, milletvekilliğinden genel başkanlığa kadar devletin ve milletin her kademesinde görev yaptım. Tek bir kuruş boğazımdan aşağı haram lokma inmedi. Kul hakkı yemedim, yedirmedim. Bundan sonra da açıkça söylüyorum. Yedirmeyeceğim, yedirmeyeceğim. Kul hakkını kimseye yedirmeyeceğim. Bir ömür boyunca vicdandan, ahlaktan ve dürüstlükten zerre kadar ayrılmadım. Şimdi beni iyi dinleyin. Tüm dünya dinlesin. Altını çizerek ve haykırarak söylüyorum.

Sigarayı bırakmak için 75 binden fazla kişi destek aldı
Sigarayı bırakmak için 75 binden fazla kişi destek aldı
İçeriği Görüntüle

"FETÖ ajanlarını fark edemedim affedin"

FETÖ terör örgütü başta olmak üzere hiçbir terör örgütüyle ve hiçbir yurt dışı odaklı yapıyla en ufak bağlantısı, en ufak teması olmamış, alnı ak, başı dik bir adam duruyor karşınızda. Sizi utandıracak hiçbir işin içinde olmamış bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Benim tek bağım bu aziz milletledir. Benim tek odağım vatandır ve Türkiye’dir. Unutmayın. Bize çamur atmaya kalkanların çamurları kendi ellerinde kalmıştır. Tarih önünde de hep ellerinde kalacaktır. Değerli yol arkadaşlarım. Ben 78 yaşındayım. Koca bir ömür. Ve bugün 78 yaşında ama bir derdi olan, derdini anlatmaktan asla vazgeçmeyen, aziz Türk milletine tarih önündeki millet yürüyüşünü sizlerle yapan bir kişi olarak karşınızdayım. Bu yürüyüş benim yürüyüşüm değil. Bu yürüyüş adaletin, dürüstlüğün, temiz siyasetin son büyük nöbetidir. Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın, çoğalarak kazanmanın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, bu asırlık çınarı kuruluş kodlarına, o tertemiz ahlaki zemine geri oturtma yürüyüşüdür. Birilerinin siparişleriyle, birilerinin fermanıyla atılan o kirli sloganları duydum. Bana 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış bu adama hain diye bağıranları duydum.

Şimdi yapmayın dediğimiz halde normalleşenlerin, sarayın karşısında el pençe divan duranların, bugün FETÖ artıklarıyla bir olup milletimizi kışkırtarak bizlere hain damgası vurma çabaları nafiledir. Bu çaba bizi yolumuzdan döndüremez. Bu çaba sadece ve sadece kendi acizliklerinin, kendi korkularının tecellisidir. Şimdi müsaade edin. Ömrünün en zor yürüyüşünü yapan bu kardeşiniz, bu yaşlı adam, sizinle tam bu noktada tarih önünde açıkça helalleşsin. Benim bu millete, bu aziz millete, bu cefakar örgüte bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum.

Muhabir: Zülal Ceylan