0
15 Temmuz gecesi terörist yöntemlerin neredeyse tamamını kullanarak gerçekleştirilen darbe girişimini, milletimizin kararlılığı ile savuşturduk.
Başkomutanımızın çağrısına Türkiye'nin dört bir yanından tereddütsüz biçimde karşılık vererek, vatan savunmasına, yanına imanını alarak koşan milyonlarca insan, o gece sadece demokrasiyi değil Türkiye'nin istikbalini de kurtardı.
15 Temmuz gecesi, doğrudan doğruya Türkiye'ye ve bu millete yönelik gerçekleştirilen bir suikast girişimi olarak tarihe geçecek. Tarih, o gecenin hainlerini yazacak kuşkusuz; lakin Tarih, esasında o geceyi aydınlatan, tepesinde uçan savaş uçaklarına, atılan bombalara ve sıkılan kurşunlara aldırmaksızın meydanlara koşan ve namlularını bu millete doğrultmuş olan hainleri oldukları yerde durduran milletimizi yazacak daha çok.
15 Temmuz gecesi yaşananlar bir darbe girişimi, geniş çaplı canice kurgulanmış bir terör eylemiydi, evet. Ancak unutulmamalı ki o gece geniş çaplı uluslararası destekle girişilen Türkiye'nin işgal edilme harekatıydı.
15 Temmuz gecesi bu millet, sadece darbeci hainleri değil uluslararası işgal harekatını da durdurdu.
Bu apaçık bir zafer! Milletin zaferi!
Böyle bir millete mensup olmanın şerefi bizlere yeter.
Böyle bir milletin ferdi olmakla ne kadar iftihar etsek azdır.
Bu aziz milleti "göbeğini kaşıyan", "makarnacılar" diyerek aşağılayanlar şimdi de yaşananları, hiç utanmadan, sıkılmadan, hayasızca, ahlaksızca ve alçakça "senaryo", "tiyatro" diyerek çarpıtmak istiyorlar. Şehitlerimizi uğurlarken ve binlerce yaralımıza şifaları için dua ederken bu soysuzlar çetesini de lanetliyoruz. Darbe girişiminin ilk saatlerinde ortalıkta görünmeyenleri de önce Allah'a sonra da milletimizin takdirine havale ediyoruz.
15 Temmuz gecesinden itibaren meydanlara koşan kalabalığa iyi bakınız!
O kalabalıklar Türkiye'nin omurgasıdır, ruhudur!
Markete koşmadılar, ATM'ye koşmadılar, benzinliklere koşmadılar!
Onlar imanlarıyla vatan savunmasına koştular!
Bu darbe girişimi, bu ihanet şebekesi FETÖ aracılığıyla Türkiye'yi işgal operasyonu, o gün canlarını ortaya koyan yiğitlerimiz sayesinde püskürtüldü. Şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza şifa diliyoruz. Haklarını ödeyemeyiz.
Ve meydanları bugün dahi boşaltmayıp nöbete devam edenler, Allah sizlerden razı olsun!
Uluslararası Türkiye'yi darbe ile dize getirme konsorsiyumu ise milletimizin beklemedikleri, öngöremedikleri kahramanlığı sayesinde suçüstü yakalandı. ABD Dışişleri Bakanı darbe girişiminin ilk saatlerinde "Taraflara itidal çağrısı" yaptı, darbe girişimi püskürtüldükten sonra ise darbecilere iyi davranılması gerektiği hususunun altını çizerek eğer Türkiye yargılama sürecinde darbecileri üzerse, "Türkiye'nin NATO üyeliği askıya alınabilir" tehdidini savurdu. AB ülkelerinin geciken ve "ama" lı tepkileri de ABD'den farksızdı.
Hiç şaşırmadık; lakin Türkiye düşmanlığını bu kadar pervasızca yapıyor olmaları ilginç. Böylece 15 Temmuz gecesinin karanlığında bu aziz milletin üstüne salınanların sahiplerini üzerinden fazlaca zaman çok da geçmeden görmüş olduk.
Ama ilginç olan başka bir husus daha vardı. Darbenin dış bağlantılarının seri bir biçimde orta çıkmasına rağmen tek bir solcuyu ortalıkta göremedik! "Kahrolsun Amerika!" diye bağırdıklarını iddia edenlerin 15 Temmuz'dan bu yana sesleri kısık. Keşke hep sussalar bir de konuşup "senaryo", "tiyatro" diyerek zeka yoksunluklarını ifşa edip bu milletin hem de bir istiklal mücadelesindeyke
Bankaya, benzinliğe, markete koşabilirler!
Merak etmesinler, bu millet vatanını da korur özgürlüğünü de!
Twitter: @_aydinali