İTK ve Kemalist Totaliter Rejim devirlerinin gözde bir şahsıyeti: Prof. Muslihiddin Âdil Taylan

Fazlı Necib’in mezarı başında dokunaklı bir hitâbe îrâd eden,gazetesinde bir müddet muharrirlik yapan,ondan“hocası” olarak şükrânla bahsedenMuslihiddin Âdil, hem İTK, hem de Kemalist Totaliter Rejim devirlerinin gözde şahsıyetlerinden biridir. 7 Ocak 1944’te İstanbul’da vefât ettiği zamân, ertesi günki Cumhuriyet,Vakit ve Akşam gazetelerinde intişâr eden vefât haberinden ve muhtasar tercümeihâlinden onun hakkında bir fikir edinebiliriz:

“Acı bir kayıb… Prof. Muslihiddin Âdil dün vefat etti…

“Yüksek Mühendis Mektebi [şimdiki İTÜ] Müdürü [Rektörü] profesör Tevfik Taylan ve Yüksek Mühendis Mümtaz ve Süha Taylanın ağabeyleri ve İstanbul C. Müddeiumumî muavini Hicabi Dincin kayınbabası, esbak maarif müsteşarı ve Hukuk Fakültesi profesörü Muslihiddin Âdil Taylan uzun süren bir hastalıktan sonra Allahın rahmetine kavuşmuştur.

“Cenazesi bugün saat 12 de Moda Fazılpaşa sokağındaki evinden kaldırılarak namazı Kadıköy Osmanağacamiinde kılındıktan sonra Karacaahmed şehitliğinde aile mezarlığına defnedilecektir. Merhuma Tanrıdan rahmet diler, kederli ailesine taziyetlerimizi sunarız.” (Cumhuriyet, 8.1.1944, s. 1)

“Muslihiddin Âdil Taylan, 1881 de [tam olarak 21 Aralık 1881’de] Selânikte doğmuştur. Nüfus Nazırı [Müdürü] [aslında, “Nüfûs Nezâreti Başk̃âtibi] Fazlı Beyin oğludur. 1902 de Mülkiyeden çıkmış, 1908 e kadar sadaret kâtipliği, vilâyet maiyet memurluğu, kaymakamlık gibi mülkiye hizmetlerinde bulunmuştur. Meşrutiyet ilân olununca Selânikte (Yeni Asır) muharrirliğine geçmiş, Hukuk mektebi idare ve iktisat muallimliğini almıştır.

“1912 ilâ 1918 senelerinde Maarif Nezareti Tâlî [Orta] Tedrisat Umum Müdürlüğünde ve Maarif Müsteşarlığında bulunmuştur.

“Mütareke senelerinde İstanbulda (Tarik) gazetesini kurarak, istiklâl için mücadele etmiştir.

“Ondan sonra da uzun seneler İstanbul Hukuk Fakültesinde profesörlüğüne devam etmiş ve 32 sene devlet hizmetinde bulunmuştur. Sonra avukatlıkta kaldı.

“Hükûmetimizi beynelmilel kongrelerin çoğunda temsile memur olmuştur. Brüksel beynelmilel idarî ilimler enstitüsüne aslî âza seçilmişti.

“Hukuka, iktisada dair türkçe ve fransızca 17 eseri vardır. Kalemi kadar talâkati de kuvvetli idi.

“Muslihiddin Âdille irfan hayatı yeni bir ziyaa uğramış oluyor.” (Cumhuriyet ve Vakit, 8.1.1944, ss. 1 ve 3, 4; iki gazetedeki bilgileri birleştirerek verdik)

Lozan Konferansı Hey’etine Müşâvir sıfatıyle o da dâhildi

Necmeddin Sadak’ın Akşam gazetesinin haberinde, (Necmeddin Sadak gibi) Lozan konferansı Hey’etinde Müşâvir olarak bulunuşu, beynelmilel ilmî kongrelerde Türkiye’yi temsîl etmesi, gazeteciliği, şahsî mezîyetleri gibi husûslar tebârüz ettirilmişti:

“Musliddin Âdil Taylan, Lozan Konferansı esnasında heyetimizde müşavir olarak buunmuş, son yirmi sene zarfında da milletlerarası bir çok kongrelerde Türkiyeyi temsil etmişti. Bu kongrelere kıymetli birçok raporlar vermiş ve milletlerarası idare hukuku cemiyetine âza seçilmişti. […]

“Merhum aynı zamanda eski bir gazeteci idi. Birçok gazetelerde makaleleri çıktığı gibi mütareke senelerinde neşrettiği Tarik gazetesinde tam istiklâl esası için mücadelede bulunmuştu. […]

“Muslihiddin Âdil Taylan çok kibar ve dürüst bir insan, kuvvetli bir hatip, kıymetli bir muharrirdi. Henüz genç denilebilecek bir yaşta vefatı memleket için büyük bir kayıptır.” (Akşam, 8.1.1944, ss. 1 ve 2)

F O T O-15

(Akşam, 8.1.1944, s. 1) (Cumhuriyet, 8.1.1944, s. 1) (Vakit, 8.1.1944, s. 1)

Hem İTK, hem de Kemalist Totaliter Rejim devirlerinin gözde şahsıyetlerinden, Komitacı, gazeteci, yüksek bürokrat, akademisyen, avukat, müellif Muslihiddin Âdil Taylan, Selânik’de, Yâkûbîlerin Yılan Mermeri Mahallesi’nde, dokuz çocuklu bir âilede doğmuş, kardeşlerin hepsi de Memlekette nüfûzlu bir statüye sâhib olmuşlar ve pek geniş bir âile teşkîl etmişlerdi…

***

Birçok beynelmilel ilmî müessese ve kongrede Türkiye’nin resmî temsîlcisiydi

Muslihiddin Âdil’in tercümeihâlindeki “Hükûmetimizi beynelmilel kongrelerin çoğunda temsile memur olmuştur” ifâdesi, onun Kemalist Totaliter Rejimdeki mümtâz mevk̆iini tâyîn etmek bakımından esâslı bir mîyârdır. Bununla al̃âkalı bir habere, 24 Nisan 1933 târihli Cumhuriyet’te geniş yer ayrılmıştır. Haberdemûmâileyhin verdiği bilgiden de anlaşıldığı vechiyle, mezk̃ûr Enstitüye âzâlığın bütün masrafları Devlet tarafından karşılanmaktadır:

“Muslihittin Âdil ve Ahmet Reşit Beyler… Talebeleri parlak tezahürat hazırlıyorlar…

“Brüksel Beynelmilel idarî ilimler enstitüsü aslî azalığına intihap edilen Hukuk Fakültesi müderrislerinden Muslihittin Âdil Bey, bir muharririmize şu beyanatta bulunmuştur:

‘- Bu enstitü, aslî ve muavin azadan ibaret olmak üzere Brüksel’de teşekkül etmişir. Aslî veya daimî aza, aslî aza miktarının her millet için beşte birini tecavüz etmemek üzere enstitünün aslî azası tarafından seçilir; lâakal üç muhtelif millete mensup azanın teklifi ve umumun üçte ikisinin kararile olur. […] Enstitünün hedefi, âmme hukukunu ve bilhassa idarî hukuka taallûk eden mesaili tetkik ve prensipleri izhar etmekten ve muhtelif memleketlerin hukukî esaslarını mukayese ederek bugünkü ihtiyaçlara en uygun rasyonel, yani makul esasları tesbite çalışmaktan ibarettir. […]

“Enstitüye, her devlet, nüfusu nisbetinde muayyen bir tahsisat verir.’ [Herhâlde: “Her Devlet, kaç âzâyle temsîl ediliyorsa, onların adedi nisbetinde tahsîsât verir (âidât öder)” demek isteniyor…] İlh…” (Cumhuriyet, 24.4.1933, s. 2)