0
24 Kasım 2015 tarihinde hava sahamızı ihlal eden Rus uçağının düşürülmesi sonucu Rusya ile bozulan ilişkilerin yavaş yavaş normalleşmeye başlaması sevindiricidir.
Bu normalleşme sürecinin ile adımları, 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mevkidaşı Putin'e yazdığı mektup ile atılmıştı.
Rusya ile ilişkilerin geliştirilmesi ile ilgili bakanlar düzeyinde ilk resmi ziyaret bu hafta içinde gerçekleşti. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Moskova'da Rusya Başbakan Yardımcısı Dvorkoviç ile bir araya geldi.
İki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden rayına oturması için tarafların istekli olduğu görüldü.
Rusya ile doğalgaz boru hattı Türk Akımı projesinde işbirliğinin tekrar canlanması, Türk gıda ürünlerine uygulanan yaptırımların ve charter seferlerine yönelik kısıtlamaların yumuşatılması konusunda ilerleme kaydedildiği anlaşılıyor.
Türk vatandaşlarına tek taraflı olarak uygulanan vizelerin kaldırılması talebine Rus makamlarının yeşil ışık yakması da olumlu bir gelişme.
Zeybekci, iki ülke arasındaki tüm sorunların zamanla çözüleceğine inandığını belirterek, bundan sonraki görüşmenin 6 Ağustos'ta İstanbul'da gerçekleşeceğini, Enerji Bakanı ve aynı zamanda Karma Ekonomi Komisyonu Eşbaşkanı Novak ile de Ekim ayında yine İstanbul'da bir zirve yapılacağını açıkladı.
Öte yandan Rusya ile ilgili bir diğer önemli teması da Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek gerçekleştirdi.
Rusya ziyareti sonrasında katıldığı televizyon programında açıklama yapan Şimşek, Rusya'daki atmosferin son derece olumlu olduğunu; Rusların yapıcı, iyi niyetli ve destekleyici olduğunu, Rus yetkililer ile son 8 ayda yaşanan sorunların tamamen aşılması ve ikili ilişkilerin 24 Kasım öncesinden de ileri bir seviyeye taşınması için temaslarda bulunduklarını ifade etti.
Şüphesiz ikili ilişkilerin geliştirilmesindeki en önemli adım, 9 Ağustos'ta Erdoğan'ın St. Petersburg'da Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşecek olmasıdır.
Bu önemli görüşmede ikili ilişkilerdeki tüm pürüzlerin giderileceği kanaatini taşıyoruz.
Daha doğrusu arzu ediyoruz.
Çünkü ilişkilerin bozulması başta turizm sektörü olmak üzere ihracatımızı olumsuz yönde etkilemektedir.
İç ve dış dinamiklerin negatif etkisiyle zaten azalan döviz gelirlerimiz Rusya krizi nedeniyle daha da düşmüştür.
İç dinamikten kastımız, ülkemizde yaşanan terör eylemleri ve 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin yarattığı kaotik ortamdır.
Dış dinamik ise en fazla turistin geldiği Avrupa ülkelerinde hüküm süren durgunluğun turist sayısını azaltmasıdır.
Dış dinamikleri değiştirmek elimizde değil ama ülkemizin turistlerin tatillerini güvenli ve huzurlu bir şekilde geçirebilecekleri bir yer olduğu hususunda tanıtımı en üst seviyeye çıkarabiliriz.
Nitekim Rusya Başbakan Yardımcısı Arkadiy Dvorkoviç de "Biz Rusya hükümeti olarak charter uçaklarına yeşil ışık yakmaya hazırız. Gerekli kararname taslağı da dünden hazır. Bu kararı almadan önce Rusya'dan bir uzman heyet Türkiye'ye giderek belli başlı havalimanlarında ve turistik bölgelerde inceleme yapması gerekiyor" diyerek öncelikle vatandaşlarının can güvenliğinin sağlandığından emin olmak istiyor.
Dolayısıyla turizmde yaşanan kaybın giderilmesi, Rusya olan ilişkilerin düzeltilmesinin yanı sıra turistlerin kendilerini güven içinde hissedecekleri ortamın tesisine de bağlıdır.