0

Allah'a kul olmamış, imanla vatandaşlık bilincine kavuşmamış biri şeytan nere isterse oraya yürür…

Hiçbir nimet, kendi irademizle meydana gelmediği gibi; yürümekte, kainatı kudreti ile yürüten mutlak iradenin eseridir. Kasları iskeleti ve sinirleri babamızın parası ile almadık, kendi malımız olmadığı için şerde kullanamayız, şer olana yürüyemeyiz! Yaradan nere isterse oraya yürürüz…

Muhteşem bir fiil olan yürümek, harika bir teşekkürü gerektirir. Kas ve sinir fabrikaları fabrikatör olan beyine itaat etmekle yürüyor… Böyle bir büyük nimete karşı nankörlük etmek; Allah'ın arzu ettiği yere değil de; şeytanın arzu ettiği hedefe doğru yürümek, ayakları hırsızlıkta kullanmak değil de nedir?

Ey insan, gel şimdi böyle bir hakikat karşısında sen nereye yürüyeceksen yürü...

Şu da bir gerçek ki adaletsiz olanların, adalet için yürümesi; adaletle dalga geçmek gibidir!

Nedir bu Kılıçdaroğlu'nun yürüme hevesi? Sağlıklı yaşam için değil, forumda kalmak için değil. Güya "Adalet" için yürüyor… Oysa Enis Berberoğlu 'vatana ihanet'ten tutuklandı.

MİT TIR'ları ile ilgili görüntüleri Can Dündar'a vermesi ve Dündar'ın da manşette Türkiye'ye Cumhuriyeti'ne iftira atması ve görülmemiş şekilde kazık atması, dünya çakalları önünde ülkemizi sıkıntıya sokması… İşte bütün mesele bu ve Kılıçdaroğlu çekmiş beyaz gömleğini; meydan okuyarak yürüyor… Sanki Erdoğan gibi memleketin hayrına olacak şey için, alçak batının karşısında birlik için, milletin menfaatine hele bu mübarek ramazan ayının hatırlattığı ezeli hakikatler için yürüyor… Keşke bunlar için yürüse de bizde desek ki: Helal olsun; tamda bu topraklara hayırlı evlat ve muhabbet kapılarımızı açsak… Ama ne mümkün! Allah akıl fikir versin; onu yürütenlerin tuzağından kurtarsın!

Ey Kılıçdaroğlu: SSK'yı batırdığında oy ben ne ettim diyip, başını alıp, dağ taş yürümedin...

15 yıl önce memleketin temelleri sarsılınca; bankalar hortumlanınca, milletin anası ağlayıp, yazarkasa uçuşurken başını alıp, vatanseverlerini alıp (!) yürümedin…

İnananlar bu ülkede hor görülürken, inancını yaşamalarına engel olunurken yürümedin…

En önemlisi de; Haçlılar bu memleketin yakasını bırakmadığı ve bölüp parçalamak istedikleri için partini alıp, aslanlar gibi kükreyerek yürümedin. 15 Temmuz'da vatan için, bayrak için yürüyen vatan sevdalılarını örnek alıp; yahu yürüyeceksek böyle şerefli bir amaç için yürüyelim demedin. Keşke Ortadoğu huzurlu ve etrafımızda akbabalar olmasaydı da Enis Berberoğlu'da haksız yere içeri alınmış olsaydı ve gerçekten sende "Adalet" için yürüseydin. O zaman sana helal olsun derdik… Maalesef FETÖ ve onun arkasındakilerin isteğine göre memlekette fesatlık çıksın diye yürüyorsunuz… İktidar olmak için ümidiniz yok, vatandaşın sevgisini kaybetmişsiniz küffarın isteğine göre, huzursuzluk çıkarmak için yürüyorsunuz…