0
Kasıtlı olarak, tüm İslami kavramları, her şeyi tahrip ettiğiniz gibi hicret mefhumunu da tahrip ettiniz... O öyle kapsamlı bir emir ve çıkış yeri ise küfür ile zulüm ile fokurduyordu ki yola koyulmak, Allah için gitmek gerekiyordu... Siz Allah için gitmediniz; işlediğiniz suçların ağırlığı altında kalmak, hesaba çekilmek korkusundan kurtulmak için kaçtınız, yani ehli küfre vuslat yaptınız…
Hicret, sadece Allah rızası için, Kur'an'nın emirlerini rahatça uygulamak için, başka yerlere mecburi yani kulluğun selameti için yapılan göçtür. Hicrette sadece Allah rızası vardır; başkalarının isteğine kulak verilmez… Hicrette ödleklik yoktur; son raddeye kadar yüce Allah için mücadele verip ve son çare şerefle gidiş vardır. Hicrette sadece küfür karşısında kullanılacak kuvvete kavuşup ve mazluma sahip çıkabilecek güç elde ettikten sonra aşkla şevkle dönüş vardır… Hicrette sadece ahiret hayatını kurtaracak hakikatleri, başkalarına da ikram edip, Rıza-i İlahiyi kazanıp, iman ve Kur'an eri olarak mesafeleri kat etmeyi göze alma yiğitliği vardır.
Yüce Mevla için yola çıkanlar, hep şerefle, milletin sevgisini, muhabbetini kat kat kazanarak döndüler ve dönerler… Küffara hizmet için kaçanlar dönemezler ve dönseler bile çukurların muhabbeti ile karşılanırlar…
Batı, asla İslam alemine yar olacak birine kucak açmaz, yer vermez, güç vermez… Zındıka, sade ve sadece Habib-i Ekrem, Hazreti Muhammed (sav)'e inen son dini ve kitabı, çocukluğundan beri iştahla tahrip etmek için yeminli ve sırlarla dolu birine kucağını açar…
Evet, siz hicret ettiniz ama sizinki beyazdan siyaha hicret… Allah'ın, Kur'an-ı ile emrettiği doğrulardan, şuurdan karanlıklara hicret... Merhametten, vicdandan sıyrılıp, kendi insanını kurşun yağmuruna tutup, tanklarla ezecek kadar nefrete hicret…
Şeffaf, her şeyi net görünen ve yaşaması huzur veren, başkalarını ise teşvik eden İslam'dan üst aklın arzu ettiği şekilde, zifiri karanlık inanca, dandik ritüellere hicret ettiniz…
Muhtaca, öğrenciye yardım diye yola çıktınız, karanlık lobilere milyonlarla, milyarlarla hicret ettiniz…
Hoşgörü diyerek, itimatları, destekleri aldınız, bir milyar 700 milyon Müslüman'a nefret besleyen inlere hicret ettiniz…
Takva makyajı ile yola çıktınız, İslam'ın şartlarını vecibelerini tahrip edecek uyduruk fetvalara hicret ettiniz…
Kardeşiz dediniz, cemaatiz dediniz, bütün muhabbetinizi alarak localara hicret ettiniz…
Ne hikmetse, her manada hicretiniz locaları coşturdu, her hicretiniz zındıkanın planlarına yaradı... Ama hiçbir hicretiniz, duvara çivi niteliğinde, İslam Âlemine yaramadı, Müslümanlara hep zarar verici oldunuz…
Son söz: Hicret, kavuşulan Kur'an hakikatlerini, her türlü engeli aşmakla, muhtaç gönüllere ulaştırıp, aktarıp, iman kurtararak, kardeş kazanma yoluna çıkmak idi, ama bol miktarda hayal kırıklığı yaşattınız…