Önce birkaç kelâm:
Yüce Allah (Celle şânühü), arıya fıtratına ve ruhuna münasip bir vücut teçhizatı vermiş; onu bu donanımına uygun bir vazifeye sevk etmiştir. Arının varlığı ve yapısı bal yapmaya elverişli olduğu için, Allah onu o teçhizatla yaratmış ve bal üretmeye yönlendirmiştir.
Buradan şöyle bir ders çıkarabiliriz: Allah, arıya böyle bir teçhizat verdiği hâlde onu bal yapmaya değil de ipek böceği gibi ipek dokumaya sevk etseydi; arı elindeki donanımla çaresiz kalacak ve ipek üretemeyecekti. Dolayısıyla Allah adaletle muamele etmekte; canlıya neye uygun bir vücut verdiyse, ona göre bir meslek ve vazife yüklemektedir. Onu bal yapmaya yönlendiriyor ki arı da kendisinde bulunan bu hikmetli yaratılışla, İlahi ilham ve yardımla, insanlara şifa olan o balı büyük bir aşk ve şevkle üretebilsin.
İşte eğitimde de durum böyledir: Çocuklardan ileride güzel bir verim alabilmek için onların karakterine, yeteneklerine ve sahip oldukları fıtri kabiliyetlere göre yönlendirme yapmak şarttır. Gelelim asıl meseleye.
Okullarımızda çocuklarımıza alfabeyi sadece kuru birer ses yığını olarak değil; hayatın, bilimin, ahlakın ve yaratılış hakikatlerinin şifreleri olarak öğretebilirsek; işte o zaman hem onların hayatları hem de vatanımızın geleceği kurtulur.
Bugüne kadar evlatlarımıza gerçek değer katan, ruhlarına ve pratik hayatlarına dokunacak derinlikte şeyleri yeterince üretemedik, öğretemedik. Eğer onlara harflerin arkasındaki o muazzam manevi dünyayı ve medeniyet şuurunu aşılayabilseydik; bugün insanlığa, vatanımıza ve kendilerine yüksek fayda sağlayan nesiller önümüzde duruyor olurdu. Ne yazık ki doğru bir zihniyetle harmanlanmayan eğitim sistemleri yüzünden birçok mukaddes değerimiz erozyona uğrayıp gitti.
Çocuklarımızı ve yarınlarımızı kurtarmak; onlara bu alfabeyi yaratılış gayemiz, evrensel bilimin rasyonelliği ve kendi köklerimizin sarsılmaz bilgeliğiyle harmanlayarak öğretmekten geçer. Alfabenin her bir harfi, çocuk için başarılı bir geleceği, mutlu yarınları ve büyük bir manevi uyanışı inşa etmek demektir.
İşte misal olabilecek tek bir harf: "A" harfi. Kendisi bir anahtardır. Akıl, idrak ve ruhumuzdaki manevi hurufat çekmecesinden "A" harfinin sancaktarlığını yaptığı bütün kelimeler kalp ve hayal perdesine yansır: Başta Allah lafzı, sonra aşk, arkadaş, akşam... Zaten Allah'ın varlığını ve birliğini çocuğun o tertemiz zihnine yerleştirip imanı da tesis edince; arkadaşlığın kıymeti, Allah için sevmenin tertemiz "Aşk"ı ve "Akşam"ların çirkin şeylerle, kötü alışkanlıklarla geçirilmeyecek kadar ehemmiyetli olduğu erken yaşta anlaşılmış olur.
Herhangi bir harfle başlayan kelimelerin bir "bitkisel" olanı, bir de "canlı ve ruhlu" olanı vardır. Misal; Sevgi adeta ruhlu bir kelimedir, nesnel kavramlar ise daha ziyade bitkiseldir.
Çocuklarımızın ruhuna ve zihnine kazımamız gereken o irfan dolu ve ışıltılı alfabeye misal olacak yaklaşımlarımız şunlar olmalıdır:
Ruhun Aynası, Bilimin Işığı: Geleceğin İnşasına Vesile Olacak Alfabe
A Harfi ile – Allah'ı Tanımak / Araştırma ve Algoritma
Manevi Çağrışım: Kâinatın, zamanın ve her şeyin mutlak yaratıcısının Allah olduğunu, O'nun verdiği akılla harfleri kavrayıp bilimsel keşifleri yapabildiğimizi öğretebilsek; çocukların kalbine her şeyin ana kaynağının O'nu tanımak olduğunu yerleştirebilsek...
Bilim ve Köklerimiz: Bu inanç, kâinatı anlamak için yapılan sistematik keşif sürecini (Araştırma) doğurur. A harfinde, İslam bilgini ve modern matematiğin temelini atan Hârizmî’nin (780-850) cebir ve Algoritma çalışmalarını vesaire bilim insanlarını zihinlere kazımış oluruz.
B Harfi ile – Beka / Buluş / Bereket ve Bîrûnî
Manevi Çağrışım: Dünyanın geçiciliğine inat; kalıcı olan asıl değerleri, adil ve hakiki bir nam bırakmayı ve zamana meydan okuyan erdemleri ifade eden Beka bilinci ile bereketin kanaat ve helal rızıkta olduğu hakikati...
Bilim ve Köklerimiz: Bu kalıcı eser bırakma arzusu, yeni teknolojiler üreten süreci (Buluş) tetikler. Çocuklarımıza asırlar önce Dünya’nın çapını bugünün teknolojisine yakın bir doğrulukla ölçen büyük astronom Bîrûnî’yi (973-1061) tanıtarak bu şuuru aşılayabiliriz.
C Harfi ile – Can / Curiosity (Merak) ve Cezerî
Manevi Çağrışım: Yaratılan her varlığa ve hayata şefkatle yaklaşmayı, her canlıyı mukaddes birer emanet olarak görmeyi öğreten Can bilinci.
Bilim ve Köklerimiz: Hayata duyulan bu hürmet, bilimsel keşiflerin en büyük itici gücü olan sorgulama arzusunu (Merak) doğurur. Bu merakın, sibernetiğin kurucusu olan ve su pompalarıyla mekanikte çığır açan Cezerî’nin (1136-1206) dehasıyla pratik zekaya dönüştüğünü gösterip geçmişin aydınlığını geleceğe bir projektör gibi tutabiliriz.
Ç Harfi ile – Çile / Çözüm ve Hârizmî
Manevi Çağrışım: Hayatta karşılaşılan zorlukların olgunlaşmak için birer imtihan ve emek süreci olduğunu anlatan, sabrı aşılayan Çile kavramı.
Bilim ve Köklerimiz: Bu sabır, sorunlara akılcı yanıtlar bulma çabasına (Çözüm) dönüşür. Hârizmî’nin denklemleri sistematik hâle getiren eserleri, çocuklara hayattaki ve bilimdeki krizleri çözme disiplini kazandırır.
D Harfi ile – Doğruluk / Deney ve Dîneverî
Manevi Çağrışım: İnsanın özünde, sözünde ve ahlakında adaletli ve dürüst olması gerektiğini savunan, karakterin sarsılmaz direği Doğruluk.
Bilim ve Köklerimiz: Ahlaki üstünlük, bilimde hipotezleri test ederek hakikati ortaya çıkaran yöntemle, yani Deney ile birleşir. Bu titizlik, büyük botanik uzmanı Dîneverî’nin (820-896) doğayı bilime aktarma çabasında hayat bulur.
E Harfi ile – Edep / Evrim ve Evren
Manevi Çağrışım: İnsanın haddini bilmesi; çevreye, insana ve Yaratıcıya karşı takındığı o en zarif ahlaki zırh olan Edep.
Bilim ve Köklerimiz: Edep sahibi bir çocuk, bilginin zaman içindeki gelişimini kavrar ve Battânî’nin (858-929) güneş yılını hesaplayarak Evrenin muazzam nizamını ve sınırlarını anlama çabasını hayranlıkla izler.
F Harfi ile – Fıtrat / Fizik ve Fârâbî
Manevi Çağrışım: İnsanın doğuşunda sahip olduğu temizlik, iyilik ve yaratılış özü olan, korunması gereken saf dengemiz: Fıtrat.
Bilim ve Köklerimiz: Fıtratı anlamak, kâinatın işleyiş yasalarını inceleyen Fizik bilimiyle bütünleşir. Bu arayış, “İkinci Öğretmen” (Muallim-i Sânî) olarak anılan filozof Fârâbî’nin (873-950) mantık ve felsefedeki derinliğiyle zenginleşir.
G Harfi ile – Gaye / Gözlem ve İbnü’l-Heysem
Manevi Çağrışım: İnsanın bu dünyaya boşuna gelmediğini, bir varoluş amacının ve insanlığa hizmet etme misyonunun olduğunu hatırlatan Gaye.
Bilim ve Köklerimiz: Bir gayesi olan nesil, tabiatı rastgele değil, ibretle ve dikkatle izler (Gözlem). Bu bilimsel bakış, optik biliminin öncüsü İbnü’l-Heysem’in (965-1040) ışığın kırılmasını incelerken kurduğu metodolojiye dayanır.
H Harfi ile – Hakikat / Hipotez ve Hârizmî
Manevi Çağrışım: Göreceli ve geçici olanın ötesinde; asla değişmeyen mutlak doğruya, adalete ve gerçeğin özüne sadık kalmayı öğreten Hakikat.
Bilim ve Köklerimiz: Hakikate ulaşmak için bilimsel sorulara geçici yanıtlar aranır (Hipotez). Bu rasyonel süreç, sıfırı ve onlu sayı sistemini geliştirerek matematiği insanlığa sunan Hârizmî’nin açtığı yoldur.
I Harfi ile – Işık ve İnovasyon
Manevi Çağrışım: Cehaletin karanlığını delen, hem zihni hem de ruhu aydınlatan o ilahi ve fikri aydınlanmanın sembolü olan Işık.
Bilim ve Köklerimiz: İçindeki ışığı bulan çocuk, bilimsel bilgiyi toplumsal faydaya ve başarıya dönüştürme yeteneği (İnovasyon) kazanır.
İ Harfi ile – İman / İnsan / İstatistik / İklim ve İbn Sînâ
Manevi Çağrışım: Kalbi güven ve teslimiyet limanı olan, kişiyi yalandan koruyan sarsılmaz İman ve bu imanla yeryüzünün en şerefli varlığı (Eşref-i Mahlûkat) hâline gelen İnsan.
Bilim ve Köklerimiz: İmanlı ve şuurlu insan, verileri analiz ederek anlamlı sonuçlara ulaşır (İstatistik) ve tıpkı Bîrûnî’nin coğrafya ve İklim çalışmalarında veriyi esas alması gibi dünyayı imar eder. “Tıbbın Kanunu” adlı eseriyle asırlarca dünyaya yön veren İbn Sînâ’yı (980-1037) evlatlarımıza tanıtmak, "Müslümanlardan bilim insanı çıkmaz" yalanını yerle bir edecektir.
J Harfi ile – Jest / Jeoloji ve Jeopolitik
Manevi Çağrışım: İnsanın içindeki adalet terazisi olan, sevdiklerine gösterişsiz samimi adımlar (Jestler) atmayı ve merhameti yaşam tarzı yapmayı öğreten Vicdan bilinci.
Bilim ve Köklerimiz: Bu bilince sahip nesil, üzerinde yaşadığı toprağa (Jeoloji) ve vatanın stratejik konumuna (Jeopolitik) sahip çıkar. Bu ilgi, köklerimizde Dîneverî gibi dehaların yer ve doğa üzerine yaptığı öncü çalışmalarla can bulur.
K Harfi ile – Kerem / Kalem / Kelam / Kimya ve Câbir bin Hayyân
Manevi Çağrışım: Karşılık beklemeden cömertçe vermek, asalet göstermek, Kelam ve Kalem ile insanlığa iyilik saçmayı şiar edinmek anlamına gelen Kerem.
Bilim ve Köklerimiz: Kerem sahibi bir ruh, maddelerin özünü inceleyip onları insanlığın faydasına dönüştüren Kimya bilimiyle birleşir; modern kimyanın kurucusu kabul edilen Câbir bin Hayyân’ın (720-815) potasında anlam kazanır.
L Harfi ile – Lütuf / Laboratuvar ve İbnü’l-Heysem
Manevi Çağrışım: Bize bahşedilen hayatın, aklın ve sağlığın birer hediye olduğunu bilip şükür duygusuyla yaşamayı öğreten Lütuf bilinci.
Bilim ve Köklerimiz: Bu kıymetli lütufları korumak ve geliştirmek için kontrollü ortamlarda çalışmalar yapılır (Laboratuvar). Bu disiplin, İbnü’l-Heysem’in deneyleriyle bilim dünyasına kazandırdığı deneysel titizliğin ta kendisidir.
M Harfi ile – Merahamet / Matematik / Ömer Hayyâm ve Sünnet-i Seniyye
Manevi Çağrışım: Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Batılı fikir insanlarını dahi hayran bırakan güzel ahlakı; zayıfı koruyan, kalbi yumuşatan o en yüce duygu olan Merhamet.
Bilim ve Köklerimiz: İşleyen bir zihin, matematiğin o kusursuz adalet dilini anlamak için en büyük disiplin olan Matematik ile buluşur; Ömer Hayyâm’ın (1048-1131) cebir ve geometride getirdiği eşsiz çözümlerle harmanlanır.
N Harfi ile – Niyet / Namaz / Nefis ve İbnü’n-Nefîs
Manevi Çağrışım: Her işin değerini belirleyen samimi Niyet, Allah'ın verdiği nimetlere bir şükür borcu olan Namaz ve insanı ya yücelten ya da alçaltan Nefis terbiyesi.
Bilim ve Köklerimiz: İyi niyetli bilim insanları ortak akılla bilgi ve fikir paylaşır. Bu samimi yaklaşım, tıp ilminde küçük kan dolaşımını keşfederek insan anatomisine muazzam bir hizmet sunan İbnü’n-Nefîs’in (1213-1288) temiz niyetiyle örtüşür.
O Harfi ile – Olgunluk / Optik ve İbnü’l-Heysem
Manevi Çağrışım: Hamlıktan kurtulup bilgi ve ahlakça tekamül etmeyi, hayata bilgelikle bakabilmeyi ifade eden Olgunluk (Kâmil insan olma yolculuğu).
Bilim ve Köklerimiz: Olgun zihinler, eşyanın hakikatini ve ışığın doğasını inceler (Optik). Bu alan, İbnü’l-Heysem’in Kitâb el-Menâzir adlı eseriyle dünyaya ışığın hakiki doğasını gösteren medeniyet mirasımızdır.
Ö Harfi ile – Özveri / Ölçüm ve Uluğ Bey
Manevi Çağrışım: Toplumun iyiliği, vatanın selameti ve ilmin ilerlemesi uğruna kişisel çıkarlarından vazgeçebilme erdemi olan Özveri.
Bilim ve Köklerimiz: Bu fedakarlık, bilimsel verilerin doğruluğunu sağlayan hassas Ölçümlerle disipline edilir. Tıpkı Uluğ Bey’in (1394-1449) rasathanede uykusuz geceler pahasına yaptığı ölçümlerle adını gökyüzüne yazması gibi...
P Harfi ile – Paylaşım / Proje ve Pîrî Reis
Manevi Çağrışım: Bilgiyi, ekmeği ve sevgiyi bölüşerek çoğaltmayı, bencillikten sıyrılıp "biz" olabilmeyi öğreten Paylaşım.
Bilim ve Köklerimiz: Paylaşımcı ruh, ortak hedeflere ulaşmak için planlı çalışma disiplini (Proje) üretir. Bu vizyoner strateji, çizdiği dünya haritasını insanlığa sunan coğrafya dehamız Pîrî Reis’in (1465-1553) ufkuyla buluşur.
R Harfi ile – Ruh / Rasyonellik ve Râzî
Manevi Çağrışım: Beden kalıbımızın içindeki o ilahi üfürmeyi, bizi et ve kemikten ayıran sonsuzluk cevherimizi anlatan Ruh.
Bilim ve Köklerimiz: Ruh ve beden sağlığını korumak, akıl ve delille hareket eden Rasyonellik ilkesini gerektirir. Bu yaklaşım, klinik gözlemle tıpta çığır açan büyük hekim Râzî’nin (865-925) rasyonel tıp anlayışında saklıdır.
S Harfi ile – Saygı / Sistem ve Sosyoloji (İbn Haldun)
Manevi Çağrışım: Farklılıklara, büyüklere, emeğe ve kâinattaki tüm yaratılmışlara hakkını teslim etme duygusu olan sarsılmaz Saygı.
Bilim ve Köklerimiz: Saygılı insan, kâinattaki düzeni ve ilişkileri bir Sistem dâhilinde inceler. Bu yaklaşım, modern Sosyoloji ve tarih felsefesinin temellerini atan İbn Haldun’un (1332-1406) dehasıyla buluşur.
Ş Harfi ile – Şükür / Şüphe ve Şifre (Kindî)
Manevi Çağrışım: Verilen her nimete teşekkür etmek, elindekilerin kıymetini bilmek ve dili şikayetten uzak tutmak anlamına gelen Şükür.
Bilim ve Köklerimiz: Şükreden ve uyanık olan akıl, araştırmadan körü körüne inanmaz; gerçeği bulmak için sorgular (Şüphe). Bu analitik zeka, kriptoloji ve Şifreleme teknikleri üzerine dünyadaki ilk sistematik çalışmaları yürüten büyük matematikçi Kindî’nin (801-873) zihnidir.
T Harfi ile – Tevekkül / Teknoloji ve Trigonometri (Ebû’l-Vefâ)
Manevi Çağrışım: Elinden gelen tüm gayreti gösterdikten sonra, sonucu iç huzuruyla Yaratıcıya bırakma sükuneti olan Tevekkül.
Bilim ve Köklerimiz: Doğru bir tevekkül tembellik değil, bilginin hayata uygulanması olan Teknolojiyi üretmektir. Bu üretim, fonksiyonları geliştirerek mühendisliğin önünü açan Ebû’l-Vefâ’nın (940-998) Trigonometri bilimindeki devriminden beslenir.
U Harfi ile – Umut / Uzay ve Uçuş (Abbas bin Firnâs)
Manevi Çağrışım: Karanlıklar ne kadar zifiri olursa olsun yarından asla vazgeçmemeyi emreden diri bir Umut.
Bilim ve Köklerimiz: Umudu olan neslin gözü yükseklerdedir; evrenin keşfi ve Uzay tutkusuyla yanar. Tıpkı kendi tasarladığı kanatlı cihazla tarihteki ilk başarılı Uçuş denemesini yapan Abbas bin Firnâs’ın (810-887) cesareti gibi göklere kanat açar.
Ü Harfi ile – Ülfet / Üretim ve Cezerî
Manevi Çağrışım: İnsanlarla güzel geçinmek, dostluk kurmak ve toplum içinde birleştirici bir harç olmak anlamına gelen Ülfet.
Bilim ve Köklerimiz: Toplumsal ülfet ve barış, bilginin somut çıktılara dönüşmesi, yani Üretim ile kalkınmaya varır. Bu sanayi şuuru, Cezerî’nin su gücüyle çalışan otomatik üretim sistemleriyle asırlar öncesinden bize fısıldanan mirastır.
V Harfi ile – Vefa / Veri ve Vahiy (Kindî)
Manevi Çağrışım: Geçmişine, köklerine, dökülen alın terine sadık kalmayı ve iyiliği unutmamayı emreden asil duygu: Vefa.
Bilim ve Köklerimiz: Vefalı çocuk, araştırmaların temel yapı taşı olan somut bilgileri (Veri) toplarken, Kindî’nin felsefesinde olduğu gibi; aklın ve bilimin ilahi hakikatle (Vahiy) ve ahlaki sorumlulukla uyum içinde olması gerektiğinin farkındadır.
Y Harfi ile – Yaşam / Yenilik ve Yoğunluk (Bîrûnî)
Manevi Çağrışım: Bize emanet edilen hayatı en verimli, en onurlu şekilde sürdürme ve yeryüzünü güzelleştirme ödevi olan Yaşam.
Bilim ve Köklerimiz: Yaşama değer katmak, topluma sunulan Yenilikler ile mümkündür. Bu yenilikçi ruh, Bîrûnî’nin cisimlerin Yoğunluklarını ölçüp fizikte çığır açan üretken dehasından ilham alır.
Z Harfi ile – Zikir / Zekâ ve İlim Erbabı
Manevi Çağrışım: Kâinatı bir kitap gibi okuyup tefekkür etmek, aklını her an uyanık tutarak Yaratıcıyı ve hakikati anma hali olan en yüksek bilinç boyutu: Zikir.
Bilim ve Köklerimiz: Zikir ile yoğrulan insan Zekâsı; yok etmek için değil, yaşatmak ve buluş yapmak için çalışır. Müslüman bilim insanlarının manevi disiplinle ilim üretmesi, zekayı ahlaki bir olgunluğa eriştirir.
İşte çocuklarımıza alfabeyi bu ruhsal ve zihinsel bütünlükle öğretebilirsek; harfler kuru birer çizgiden ibaret kalmayacak, her biri geleceği aydınlatan sarsılmaz birer meşaleye dönüşecektir. Kendi manevi değerlerinden güç alan ve evrensel bilimin kanatlarıyla uçan bu nesil; vatanı da, geleceği de, insanlığı da kurtaracak olan asıl büyük güçtür.
Son Söz:
Bütün İslam dehalarını, alimlerini, Kur'an ve imana hizmet etmiş Bediüzzaman gibi mütefekkiri, Mehmet Akif ve Necip Fazıl gibi şiirimize taç giydirmiş abid şahsiyetleri; hatta evliyaları ve sahabeleri tek tek anlatmaya kalksak, bu yazı müstakil bir ansiklopediye dönüşürdü. Buradaki misallerimiz, hafızalarımızı tazelemeye matuf birer hatırlatmadan ibarettir; elbette hepsini ihatayla zikretmek mümkün değildir. Niyetimiz ve duamız odur ki; bu gayretimiz eğitimcilerimize, yöneticilerimize ve devletimize hayırlı bir ufuk açsın, güzel çalışmalara ilham olsun.
Bu vesileyle genç kardeşlerime de hususi bir hatırlatmada bulunmak isterim: Bu çalışmayı hazırlarken kitapların yanı sıra internet üzerinden de uzun uzun araştırmalar yaptım. Demek ki dijital imkânları ve interneti bu tür hayırlı, ilmi ve faydalı işler için de kullanabiliyoruz. Unutmayalım ki ömür az, zaman kısadır; kıymetli vakitlerimizi malayani ve lüzumsuz şeylerle zayi etmemek gerekir.