Narlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Turgut Özal'ın, Türkiye'nin kaderine yön vermiş bir lider olduğunu belirtti.
Özal'ın ülkeye kazandırdıklarının saymakla bitmeyeceğini vurgulayan Narlı, 'Yollar, köprüler, barajlar, serbest piyasa ekonomisine geçiş, dışa açılan bir Türkiye vizyonu. Bugün savunma sanayisinde ulaştığımız muhteşem seviyenin temelleri dahi Özal döneminde atılmıştır. Savunma Sanayii Başkanlığının kurulması, TUSAŞ'ın hayata geçirilmesi, F-16 savaş uçaklarının Türkiye'de üretiminin sağlanması ve kanatlarında Türk bayrağının dalgalanması bu vizyonun en somut örneklerinden birkaçıdır.' ifadelerini kullandı.
Turgut Özal'ın Terörsüz Türkiye sürecinin 1990'lı yıllardaki en önemli mimarlarından biri olduğunu dile getiren Narlı, Özal'ın en büyük hayalinin tüm unsurlarıyla kardeş, güçlü ve dünyanın ilk beş gücü arasında yer alan bir Türkiye olduğunu aktardı.
Onun, '21. asır Türklerin asrı olacaktır.' sözünün, bu inancının en net ifadesi olduğunu dile getiren Narlı, 'Eğer Turgut Özal yalnızca 4-5 yıl daha yaşayabilmiş olsaydı bugün bambaşka bir Türkiye'de yaşıyor olabilirdik.' dedi.
'Özal bu uğurda hayatını kaybetmiştir'
Özal'ın, Adnan Kahveci ve Eşref Bitlis'e kendi ifadesiyle 'Güneydoğu problemi'ne ilişkin kapsamlı bir rapor hazırlattığını belirten Narlı, şunları kaydetti:
'Bu meselenin silahla değil, müzakere ve demokratik yollarla çözülebileceğini büyük bir cesaretle dile getirmiştir. Son birkaç gündür basına yansıyan İmralı tutanakları bu tarihi gerçeği bir kez daha gün yüzüne çıkarmıştır. Tutanaklarda yer aldığı üzere Turgut Özal, Abdullah Öcalan'a silahlı mücadelenin kimseye bir kazanç sağlamayacağını, silahların bırakılması halinde tüm demokratikleştirme adımlarını atmaya hazır olduğunu ifade etmişti. Öcalan ise bu çağrıyı değerli bulduğunu, Özal'a güvendiğini, terör örgütünü feshetme ve mücadelenin demokratik siyasi zeminde sürdürebilmesi yönünde karar aldığını ancak bu karar hayata geçirilemeden Özal'ın vefat ettiğini beyan etmektedir. Ne yazık ki sürecin başarıya ulaşmasını istemeyen derin yapılar ve emperyalist odaklar Turgut Özal'ı ortadan kaldırarak bu tarihi fırsatın önünü kesmiştir. Bugün gelinen noktada, örnekte merhum Özal varken korkmadan böylesine cesur çıkış yapan Sayın Devlet Bahçeli ve Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu kararlı irade, bizlere 90'lı yıllardaki o cesur lider Turgut Özal'ı bir kez daha hatırlatmaktadır. Özal bu uğurda hayatını kaybetmiştir. Bugün aynı sorumluluğu ve riski göze alarak yola çıkan Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Bahçeli'nin duruşu son derece kıymetlidir.'
'Terörsüz Türkiye hedefinin manevi mirasçısıyız'
Narlı, 'Anavatan'da Milli Birlik, Güçlü Türkiye' sloganıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'nde düzenledikleri konferanslarda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye karşı güçlü bir sempati oluştuğunu gözlemlediklerini ifade ederek, 'Aslında ne Kürtlerin Türklerle ne de Türklerin Kürtlerle bir problemi var. Sorun halkta değil, sorun yıllardır bu kardeşliği zedeleyen anlayıştadır.' değerlendirmesini yaptı.
Narlı, şunları kaydetti:
'Biz sahada milletin sesini duyuyor, samimiyetini ve birlik iradesini net bir şekilde görüyoruz. Baskı aşamasına geçmiş olduğumuz Turgut Özal'ın 90'lı yıllarda Eşref Bitlis ve Adnan Kahveci'ye hazırlattırdığı 'Güneydoğu Raporu'nu tüm kamuoyu ve tüm siyasi partilere bir kitapçık halinde ulaştırmayı en yakın zamanda planlıyoruz. Turgut Özal Vakfı olarak, Özal'ın yarım kalan hayalinin, Terörsüz Türkiye hedefinin yalnızca güçlü bir destekçisi değil, bu sürecin manevi mirasçısı ve sahibi olduğumuzu açıkça ifade ediyorum. İnancımız odur ki Turgut Özal'ın yarım kalan bu büyük hayalini tamamlamak Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Devlet Bahçeli'ye, onların önderliğinde inşallah bizlere nasip olacaktır. Türkiye'nin kaybedecek bir Turgut Özal'ı daha yoktur.'



