0

Ağacı yaşken eğmeye çalışmak bir marifet değildir ey gafil.

Marifet ağacı olduğu gibi kabul etmektir.

Ağacı saymaktır. Ağaca boyun eğdirmek, diz çöktürmek değildir marifet.

Ağacın eğik olanına saygı duyan Yunusu hatırla.

Tekkesinde boyun eğmiş odun değil dimdik odun isteyen şeyhi düşün.

Tanrı değiliz ki insanı odun, odunu eğik ezik istiyoruz.

Hem hiç düşündün mü?

Ya yanlış eğdiysen? Ya yanlış yerden eğdiysen?

Beni düzeltmek için kırman lazım ortadan o vakit.

Hem sen öldün diyelim bir gün, yoksun artık.

Eğik olsak neye yarar? Allah bizi dik yarattı ama sen eğik istiyorsun, eğiyorsun, kırıyorsun. Neden?

Bir de bütün ağaçlar eğik olsa neye yarayacak ki? Hiç mi dik ağaç olmayacak bu ormanda? Ne işine yarayacak tamamı boyun eğmiş bir orman? Kime yararı olacak?

**

Ağaç değiliz, odun hiç değiliz, neden eğiyorsun bizi?

İnsanız, irademiz var. Neyin iyi neyin kötü olduğunu öğretmek yerine eğmeyi, itaati öğretmek niye?

Aklımızı kullanmak ruhumuzu kullanmak özgürce karar vermek varken eğmek kalıba sokmak.

Ruhumuzu, aklımızı, özgürlüğümüzü ve fıtratımızı zorlamak olmaz mı?

Dünyaya çeşit çeşit yaratılmış gönderilmiş insanlar. Onları odun gibi görmek ne demek?

Onları işlenmek üzere hammadde gibi görmek ne demek?

Onları yaratılışlarının tersine zorlamak, yokuşa sürmek, itaat için işlemek.

Yaratılan insanı hammadde sayıp ondan ürün çıkarmak yaratana isyan değil midir?

**

Hem kimin önünde eğiliyoruz, niçin eğiliyoruz?

Hani rükular olmazsa eğilmezdi başlar. Hani kula kul olunmazdı. Hani Allahtan başka kimsenin kapısında secdeye varılmazdı.

Hani padişahların, kralların kapısında boyun eğmeyelim diye gönderilmişti din?

Diyelim ki yaşken de eğilmedik. Tutmadı kalıbın, preslemen işe yaramadı.

Biliyorum kuruyken de eğmeye çalışacaksın. Yaşken eğilmeyeni "imalat hatası" ve "defo"lu mal kabul edeceksin.

Çünkü modern dönemin devletleri insanı insan olarak görmez insanı "vatandaş" veya "devlet kulu" olarak görür.

İyi ki devletle "toplumsal sözleşme" yaptık. İyi ki tamam "patron sensin" dedik. Onu da hatırlamıyoruz ya? "Kalu Bela" mıdır bu "social cantract"? Jean-Jacques Rousseau, yatacak yerin yok senin.

**

Unutma oduncular bile odun keserken eğik odunu yakar. Doğru odunu "baltaya sap olur" diye saklar.

Oduncular bile kula kul olmuş, kula eğilmiş odun istemezler. Odunlar bile "doğru olunca" ateşten korunurlar.

Yaşken eğdiğin insandır odun değil. Eğilmek Allah'a caizdir insana değil.