0

Terör ve şiddet, yeniden kanlı yüzünü göstermeye başladı. Yaklaşık dört yıldan beri süren barış ortamı kana bulandı. Artarda meydana gelen terör hadiseleri, çözüm sürecinin, bitmeye yüz tuttuğunu gösteriyor. Hakkari başta olmak üzere ülkenin farklı yerlerinde meydana gelen olaylar, "kamu güvenliği"nden öte barış ve kardeşliğe olan ihtiyacımızı gösteriyor.

Öncelikle, yapımcısı devlet aktörü PKK olan Kürt sorununu demokrasi perspektifinde çözmek, silahların susması ile mümkündür. Bu kesin… Kalıcı barışı sağlanmanın ön koşulu, ölümlere kalıcı olarak son vermek olmalı... Kalıcı barışı sağlamanın yolu, demokrasiyi ve demokratik kültürü bir bütün olarak hayata uyarlamakla mümkündür. Hakikat komisyonunun kurulmasından, ana dilde eğitime kadar birçok demokratik uygulama hayata geçirilmelidir.

Kalıcı Barış inşa edilmeli…

Bölgede kalıcı barış sağlanmadığı takdirde; PKK nüfuz alanını artıracak, kendi hegomonik sınırlarını genişletecektir. Unutulmamalıdır ki, barış, silah ve şiddetten beslenen örgütler için ölüm çanlarının çalması anlamına gelir. Barış inşa edilmeli…

Hem Arap Baharı, hem de Kobani olayları sonrasında PKK'nin tekrar silaha sarılma septomları göstermesinin nedeni, PKK'nin henüz barış için yeterince olgunlaşmamış olmasıdır… Savaştan rant devşirmeye çalışmasıdır.

Ayrıca Devletin en meşru faaliyetlerinden birisi, kamu güvenliğini sağlaması olsa gerek. Güvenliği sağlayamayan bir devlet meşruiyetini kaybeder. Ülkenin güneydoğusunu, diğer Kürt siyasi aktörleri devre dışı bırakarak PKK'ye teslim etmek, devletin güvenliğini ve güvenilirliğini zedeler. Devletin meşru aygıtlarının bölgeden çekilmesi veya çekilmiş gibi yapması, bölgedeki diğer siyasi aktörleri ve grupları tasfiye etmek ve bölgeyi PKK'ye teslim etmek anlamına gelmez mi? İşte bunun için, bölgede meşru yollara kamu güvenliği ve düzeni sağlanmalıdır. Ayrıca bölgenin tek hakimi PKK VE Kürt Siyasi Hareketi'ymiş gibi bir algının oluşmasına da müsaade edilmemelidir.

Davutoğlu'nun Sorumluluğu…

Ancak son dönemde Türk demokrasi; barış ve çözüm iradesini dışlayan ve öteleyen bir sürecin içine girmiş bulunuyor. Kamu güvenliği ve düzeni adına, sanki çözüm süreci askıya alınıyormuş gibi bir atmosfer oluşmaya başladı. Peki, kamu güvenliği ve düzeni adına çözüm sürecine son verilebilir mi? Devlete meşruiyet sağlayan "kamu güvenliğini sağlamak" ilkesinin yanı sıra, barışı da tesis etmektir. Barışı tesis etmek, çözüm sürecini devam etmek ve ettirmek, Başbakan Davutoğlu'nun görevidir.

Ahmet Davutoğlu, barışı tesis etmek zorundadır. Bu, bırakınız Başbakan olmayı, bir müslümanın yapmakla zorunlu olduğu bir görevdir. Sayın Davutoğlu'na bir hatırlatmada bulunmak istiyorum. Hucurat Suresi 10. Ayetinde şöyle buyruluyor: "Müminler ancak kardeştirler. O halde kardeşleriniz arasında barışı sağlayın ve Allah'tan sakının ki, size merhamet edilsin." Türkler ve Kürtler, bu iki kardeş halk arasında barışı inşa etmek farzdır.

Sayın Başbakan,

Bu tarihi sorumluluk size düşmektedir… Kamu güvenliğini sağlamanın yanı sıra, çözüm sürecine devam edin ve barışı tesis edin…