0

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 15 Mayıs'ı Uluslararası Aile Günü olarak ilan etti.

Aile Haftasında fakir, evsiz aileler, aileyi oluşturan üyelerin ilişkilerini eşitlik ve adalet ilkeleri ile oluşturması, toplumsal dayanışmanın sivil toplum kuruluşları ile tesisi başlıklar altında gerçekleştirilen etkinlikler, daha sonra "Aile Haftası'na dönüştürüldü. 15 Mayıs'ı içine alan hafta "Aile Haftası" olarak kutlanmaya başlandı.

Aile içi değişim ve krizler

Ülkemizde hızlı toplumsal değişim yaşanıyor. Halen az gelişmiş bölgelerden gelişmiş bölgeler yoğun göç almaya devam ediyor. Ayrıca üretim ve kitle iletişim araçlarında meydana gelen değişimle birlikte aile yapısı, kadın ve erkek arasında rol paylaşımı ile ebeveynlerin çocuklarıyla iletişimi geçmişten günümüze hızlı bir değişim yaşanıyor. Meydana gelen değişimle toplumlar arası etkileşim artmış, geleneksel ve geniş aile yerini modern ve çekirdek aileye bırakmıştır. Aile içi ilişkileri çok yönlü ve boyutlu ele alma gereği ortaya çıkmıştır.

Değişim aile içi ilişkileri nasıl etkiledi?

Her değişim kriz faktörüdür. Kriz normal bir süreçtir. Eğer yönetilemezse çatışma ortaya çıkar. Günümüzde aile içi çatışmalar, değişimin getirdiği krizin sonucudur. Kadının eğitim düzeyinin yükselmesi, meslek sahibi olması evlendikten sonra eşler arası rol paylaşımını etkilemiş eğer erkek bu değişime uygun sorumluluk almakta zorlanıyor ise eşler arası güç çatışması artmıştır. Araştırmalara göre, evliliklerin ilk beş yılında %40 oranında boşanmaların görülüyor olması, ailenin ilk evresinde çiftlerin ilişkilerinde meydana gelen değişimi yönetmede, krizi çözmede yeterli düzeyde bilgi ve tecrübeye sahip olmadıklarını gösteriyor.

Kentleşme kıskacında aile içi sorunlar!

Şehirlerde kentleşme konut, sağlıklı barınma, iş ve çocuğun eğitim gibi konular aile yapısında sorun kaynağı oluşturuyor. Çocuk ihmali, istismarı ve çalışan çocuklar ile madde bağımlılığı çocuklar arasında hızla yaygınlaşıyor. Madde kullanımını 11 yaşına düştüğünü hesaba katarsak, kentleşme olgusu beraberinde sosyal sorunları tetiklediğini görüyoruz.

Ailelerin en çok şikayetçi oldukları sorunlar nelerdir?

Aile içi ilişkilerde uyum ve işbirliği sorunları iletişim çatışmalarına yol açar. Çatışma yapısı gereği her iki tarafa zarar görür, sevgi ve saygı ortadan kalkar. Eşlerin duygusal, fiziksel örselenmesine yol açar. Şiddetin eşler arasında egemen iletişime dönüşmesi kadının erkekten uzaklaşmasına ve içe kapanmasına yol açar. Çocuk ise eğitim döneminde dikkat, konsantrasyon ve öğrenme güçlükleri, derslerinde başarısızlık, arkadaşları ve öğretmenleriyle iletişim sorunları yaşar.

Aile, sorunlarını nasıl çözer?

Ailenin ilk yaşam evresi olan evlilik, bu evrede çiftler arası uyum ve bütünleşme ailenin geleceğini belirleyen en kritik dönemi içerir. Çiftler sevgiyle ve saygıyla aralarında bağ oluşturursa hem kendi aralarında hem de çocukları dünyaya geldikten sonra uyum içinde yaşamsal sorumlulukları yerine getirirler. Sağlıklı aile içi iletişim ile geleceğe güvenle bakarlar. Aile içi ilişkilerde güven duygusu egemen olur. Aile içi sorunları etkileyen en önemli unsur eşlerin hatalı iletişim tutumları nedeniyle aralarında sevi ve saygının zedelenmesi, güven duygusunun sarsılması, aile içi ilişkilerde kaygı, endişe, ön yargı ve korkular egemen olmasıdır. Aile içinde üyeler, özellikle eşler birbirlerinin farklı özelliklerinin farkında olarak, birbirlerini tanıma ve anlama çabası içinde iletişime yön vermeliler. Birlikteliği ve bütünlüğü zedeleyen etiketleyen, damgalayan ve suçlayıcı iletişimden kaçınmalılar. İletişim becerisi, eğitimle ve danışmanlıkla gelişir. Evlilik ilişkisinin yönetiminde çiftlere, eğitim ve danışmanlık desteğini sorun ortaya çıkmadan kişisel gelişimlerinin gereği olarak almalarını uygundur.