0

Türkiye zor günler yaşıyor. Aslında hepimiz bir şeylerin olacağını bekliyorduk; çünkü bu ülkede hiçbir seçim dönemi sancısız geçmez, geçmedi de. Ancak bu kadar trajik olacağını beklemiyorduk. Önce Berkin Elvan davasına bakan savcı Mehmet Salim Kiraz, Çağlayan adliyesinde, DHKP-C militanları tarafından şehit edildi. Ardından Kartal AK Parti ilçe binasını basan bir eylemci, cama çıkıp üzerinde Zülfikar olan bir Türk bayrağını pencereye astı. Son olarak, Vatan Caddesi'nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne DHKP-C örgütü silahlı saldırı düzenledi. Allah'tan son iki saldırı az hasarla atlatıldı.

Terör, Neyi Amaçlar?

Tabii ki, yaşanan son olayların kesin nedenini veya asıl amacını bilmek zor. Ancak yaşananların, apaçık bir terör hadisesi olduğu kesin; bazı insan müsveddelerinin dediği gibi eylem hiç değil. Kıvırmadan itiraf etmek lazım; bu düpedüz bir terör saldırısıdır. Terörün amacı ise bellidir; korku ile beraber kaos yaratmak, korku üzerinden siyaseti ve toplumu dizayn etmeye çalışmak ve bir güven bunalımı çıkararak istikrar ortamını dinamitlemek… Bunun yanı sıra, terör eylemleri, gerçek amaç veya niyeti saklayan bir şal gibidir. Mahir Kaynak'ın ifadesiyle "Terör, bir olayın gerçek yüzü değil, onu saklayan bir örtüdür. Bu örtü kaldırılmadıkça kimin ne yapmak istediği anlaşılamaz... Terör, toplumu ve ülkeyi yönetenleri belli bir yöne sevk etmek için yapılan eylemlerdir ve herhangi bir eylem, buna göre kurgulanır."

Büyük Resmi Görmeli…

Ülkemizde gerçekleşen terör hadisesi neyi gizliyor? Ya da bu ülkeyi yönetenlerini nereye sevk etmek istiyor? Büyük resim, nasıl bir anlam içeriyor? Zannediyorum ki, amaç Ortadoğu da alevlendirilmeye çalışılan mezhep kavgasını Türkiye'ye taşımak… İlmik ilmik işlenen bir süreç ile karşı karşıyayız. Özellikle Gezi kalkışması ile beraber, aktörü bir kısım Alevi vatandaşların olduğu farklı olaylar organize edildi. Bir kısım Aleviler üzerinden siyaset dizayn edilmeye çalışılıyor. Yıllar önce, Sivas'ta ya da Kahramanmaraş'ta olduğu gibi… Bu çatışma üzerinden hem Türkiye'nin önünün kesilmesi hem de enerjisinin tüketilmesi hedefleniyor. Kısacası Türkiye, sistematik saldırılarla kaosun ve şiddetin içine çekilmeye çalışılıyor.

Şunu da açık sözlülükle vurgulamalıyız; Ortadoğu'nun bugünkü durumu, temelde Avrupalı devletlerin Ortadoğu'yu yeniden biçimlendirmeyi istemelerinden kaynaklanıyor. Eğer Ortadoğu'da kan varsa, bunun nedeni Batı'dır, küresel sistemdir. Ancak şunu da unutmamalı; kendi iç sorunlarını halledemeyen bir ülke, terör ve şiddet ile mücadele edemez. Bir ülkenin kendi iç sorunları, ayağındaki prangaları gibidir, onu tutsak eder. Türkiye, ayağındaki prangalardan kurtulmalı. Türkiye, bir taraftan demokratik özgürlük alanını genişletirken bir taraftan da güvenliğini sağlamalıdır. Güvenliğin olmadığı bir ülkede, kimse özgür değildir.