Adana'nın Seyhan ilçesine bağlı bir köyde dünyaya gelen 38 yaşındaki Çakarcı, ilgi duyduğu müzik eğitimine lise dönemine kadar ulaşamadı.

Çakarcı, kendisini müziğe yönlendiren bir öğretmeni olmamasına rağmen, yolda bulduğu bir tahta parçası ve babasının olta takımındaki misinaları kullanarak ilk gitarını yaptı.

Gerçek bir gitar edinmek ve müzik eğitimi alabilmek için küçük yaşta çalışan Çakarcı, harçlıklarını biriktirdi ve kendi imkanlarıyla eğitimine devam etti.

Para biriktirmek için çoğu zaman minibüse binmek yerine yürüyen Çakarcı'nın yaşadığı bu süreç, yıllar sonra hayata geçirdiği 'Askıda Çalgı' projesinin temelini oluşturdu.

Emine Erdoğan'dan TRT 48. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği Gala Programı'na ilişkin paylaşım
Emine Erdoğan'dan TRT 48. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği Gala Programı'na ilişkin paylaşım
İçeriği Görüntüle

Çakarcı, maddi durumu iyi olanların fırın ya da seyyar satıcıdan fazla simit satın alıp ücretini ödeyerek 'askıya' bıraktığı, ihtiyaç sahiplerinin ise ücretsiz aldığı sosyal dayanışma geleneğini, müzik için yeniden yorumladı.

Bağışçılarının kullanılmayan, kırılmış ya da bir kenara bırakılmış enstrümanlarını toplayarak onaran Çakarcı, bu çalgıları sosyal medya üzerinden yürüttüğü projesiyle Türkiye'nin farklı bölgelerindeki müziğe ilgi duyan öğrencilere ulaştırıyor.

Çakarcı, öğrencilere yalnızca enstrüman temin etmekle sınırlı kalmıyor, çocukların müzikle tanışmasına da imkan sağlıyor.

Sadece ikinci el çalgılar değil, sıfır enstrümanlar da bağışçılar tarafından Çakarcı'nın müzik öğretmeni olarak görev yaptığı İstanbul Nişantaşı Nuri Akın Anadolu Lisesi'ne ulaştırılıyor. Enstrümanlar daha sonra kargoyla müziğe ilgi duyan ihtiyaç sahibi öğrencilere gönderiliyor.

İlk gitarını tahta, matkap ve misina kullanarak yaptı

Çakarcı, 'bir simide bir gitar' ve 'suça değil sanata sürüklenen genç' anlayışıyla geliştirdiği projeyi AA muhabirine anlattı.

Müziğe ilgisinin erken yaşlarda başladığını belirten Çakarcı, müziğin hayatının her döneminde önemli bir yer tuttuğunu söyledi.

Kendisini en iyi sanatla ifade ettiğini dile getiren Çakarcı, liseye kadar eğitim hayatında hiç müzik öğretmeni olmadığını, müziğe tamamen içsel bir şekilde yöneldiğini kaydetti.

Çakarcı, 'Bir gün okuldan çıkıp eve giderken duvara yaslanmış bir tahta gördüm. Onu alıp eve götürdüm ve 'Ben bundan gitar yapacağım.' dedim. Kendimi bir odaya kapattım, gitarın şeklini çizdim ve babamın matkabını kullanarak gövdesini oluşturdum. Daha sonra babamın olta takımındaki misinaları tel olarak kullandım. İlk gitarımı o şekilde yaptım ve ilk melodilerimi o gitarla çalmaya başladım.' diye konuştu.

Müzik yolculuğunu çocukluk yıllarında yaşadığı zorlukların şekillendirdiğini belirten Çakarcı, babasının 'vermek' yerine nasıl kazanılacağını öğrettiğini, bu yüzden de ona çok şey borçlu olduğunu söyledi.

Çakarcı, 'Hafta sonları çalıştım, ailemin iş yerinde görevler aldım. Uzun bir süre okulda simit yemedim çünkü simit paramı biriktiriyordum. O parayla hem gitarımı aldım hem de kurs ücretimi ödedim. O dönemler benim için çok zordu ama bugün baktığımda 'İyi ki o süreçlerden geçmişim.' diyorum. Çünkü şimdi yaptığım her şeyin temelinde o günler var.' ifadelerini kullandı.

'Her gencin bir çalgısı olsun dedim'

Yürüttüğü projenin arkasındaki motivasyonu da yaşadığı deneyimlerin oluşturduğunu kaydeden Çakarcı, 'İnsanlar bana neden bir simit karşılığında enstrüman verdiğimi soruyor. Bunun cevabı çok basit aslında. Ben çocukken simit yiyemedim, o parayı biriktirdim. Şimdi çocuklara enstrüman verirken bir simit almak, benim için çocukluğumu doyurmak anlamına geliyor. Bu beni çok mutlu ediyor ve yaptığım işin değerini bana her gün yeniden hatırlatıyor.' şeklinde konuştu.

Projenin dönüm noktalarından birinin bir öğrencisiyle yaşadığı an olduğuna dikkati çeken Çakarcı, şöyle devam etti:

'Bir gün sınıfta gitar çalıyordum. En arkada oturan bir öğrencim vardı, çok çekingen bir çocuktu. Gitarı görünce parmak kaldırdı ve yanıma gelmek istedi. Gözlerindeki heyecanı hiç unutamıyorum. Şarkıyı bitirdikten sonra 'Hiç gitar gördün mü?' diye sordum. 'Hayır öğretmenim, ilk defa görüyorum.' dedi. Gitarı eline aldığında titredi, çok duygulandı. O an gitarımı ona hediye ettim. Bana sarıldı ve ağladı. Ben de o gün bu hayatta ne yapmam gerektiğini çok net anladım. Dedim ki benim yolum bu. O günden sonra kendime bir hedef koydum. Kullanılmayan, kırılmış, bir kenarda unutulmuş enstrümanları bulup onları tamir etmek ve ihtiyaç sahibi gençlere ulaştırmak istedim. Her gencin bir çalgısı olsun dedim. Bugün yüzlerce gence ulaştık. Türkiye'nin doğusundan batısına kadar birçok yere enstrüman gönderdik. İnsanlar evlerinde kullanmadıkları çalgıları bize gönderiyor, biz de onları yeniden hayata kazandırıyoruz.'

Kırık enstrümanlar yeniden hayat buluyor

Çakarcı, ufak tamirleri kendisinin ve yetiştirdiği öğrencilerinin yaptığını dile getirerek, daha kapsamlı bakım gerektiren çalgıların ise bu alanda uzman arkadaşları tarafından ücretsiz şekilde onarıldığını söyledi.

Askıda Çalgı Derneğini kurmak istediğini belirten Çakarcı, 'Bu sayede daha fazla gence ulaşabileceğiz. Sadece enstrüman vermek değil, aynı zamanda burs sağlamak ve onları güzel sanatlara yönlendirmek istiyorum. Ülkemde çok yetenekli gençler var ve onların doğru destekle çok iyi yerlere gelebileceğine inanıyorum. Ne kadar çok gencin hayatına dokunursak o kadar doğru bir iş yapmış oluruz.' ifadelerini kullandı.

Okulda öğrencileriyle birlikte müzik çalışmaları yürüttüğünü ifade eden Çakarcı, grup müziği ve enstrümantal çalışmalar yaptıklarını anlattı.

Çakarcı, ailesinin desteğinin bu süreçte önemli bir rol oynadığını vurgulayarak, 'Annem bana 'Seni yetiştirerek bir eser bırakmak istedim.' dedi. Ben de onun bu sözünü boşa çıkarmamak için elimden geleni yapıyorum. Bugün yaptığım her şeyde ailemin emeği ve desteği var. Onlara layık olmaya çalışıyorum.' dedi.

Kaynak: AA