0
Bugünkü yazımı, İstanbul Ticaret Odası'nın değerli Başkanı İbrahim Çağlar ve yönetim kurulu üyelerine, aynı zamanda İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörlüğü'nün dikkatine sunmak üzere, Türkiye'nin en zor zamanlarında sorumluluk almış, ender düşünce adamlarından olan, Atilla Yayla Hocam için kaleme alıyorum.
İTO Vakfı bünyesinde kurulmuş olan İstanbul Ticaret Üniversitesi, birkaç gün önce istihdam etmiş olduğu 34 akademisyenin iş akitlerini yenilememe kararı aldı. Bu akademisyenlerin arasında Türkiye'de vesayetçi kesimlere karşı tek başına mücadele etmiş; demokrasi, insan hakları, özgürlük gibi konularda ve Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde sorumluluk almış kişilerden olan Prof. Dr. Atilla Yayla da bulunmaktadır.
Türkiye'nin yakın tarihinde, yeniden hortlayan vesayetçi kesimlere karşı vermiş olduğu mücadelede, birçok milletvekili, bürokrat, akademisyen ve gazetecinin sorumluluk almaya çekindiği dönemlerde tüm riskleri göze alarak,demokratik mücadelesi vermiş bir aydının üniversite gibi fikirlerin özgürce ifade edildiği bir yerde işine son verilmesini doğru bulmuyoruz.
İstanbul Ticaret Üniversitesi, bir eğitim kurumu olduğu kadar aynı zamanda ticari bir işletmedir. Mutlaka, yönetim kademesinin bağımsız kararlar alması söz konusudur. Lakin, üniversitelerin tercih dönemlerinde,üniversitenin marka yüzlerinden olan ve tanıtım broşürlerinde ismine yer verilerek, yüzlerce öğrencinin üniversiteyitercih etmesi sağlanan Atilla Yayla Hoca'yı idari kadronun,hangi gerekçeyle iş akdine son verdiğini merak ediyoruz?
İstanbul Ticaret Üniversitesi öğrencilerininve mezunlarınınsevgisine ve saygısına mazhar olmuş bir eğitmen ve fikir adamının hiçbir gerekçe olmadan öğrencilerinden koparılmasını doğru bulmuyoruz.
Atilla Yayla'nın üniversiteden ayrılışı, kamuoyunda çıkan haberlere göre özellikle bazı çevreleri mutluluktan havalara uçuruyorsa, üniversite yönetiminin aldığı bu kararın, işveren-çalışanarasında gerçekleşmiş olan sözleşmenin son bulmasından öte siyasi anlamlar taşımaktadır.
Üniversite idaresininAtilla Yayla'yı geçmişte sivil hükümetin yanında yer aldığı ve liberal demokrasiyi savunduğu için cezalandırdığını düşüyoruz.
Sonuç olarak İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörlüğü ve Mütevelli Heyeti Başkanlığı'nı almış olduğu kararı gözden geçirmeye davet ediyoruz.
Türkiye'de sivil siyasetidesteklemiş ve bürokratik vesayete karşı çıkmış, her zaman ifade hürriyetini temel bir değer olarak savunmuşbir fikir adamının keyfi olarak görevden uzaklaştırılmasınıCumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve aynı zamanda bir akademisyen olan Başbakanımız Ahmet Davutoğlu'nun da dikkatine sunuyoruz.
Atilla Yayla, serbest piyasa ekonomisi ve özgürlük fikrineinanmış bir liberal ve yetkin bir akademisyen olarak birçok kurumda çalışma imkanına sahiptir.
Bununla beraber,serbest piyasaahlakının gereği olarak ahde vefanın olmadığı ve haksızlığın olduğu bir ortamdaserbest piyasa dinamikleriyleişleyenşirketler/kurumlar büyük bir yara alacaktır.
İstanbul Ticaret Üniveristesi'nin böyle bir durumla karşı karşıya kalmakistemeyeceğini ümit etmekteyiz.
Kamuoyunasaygıyla duyurulur