Fahri Sarrafoğlu (Slovakya-Bratislava)

Birinci Dünya Savaşı'nın kanlı cephelerinden biri olan Galiçya'da, Osmanlı İmparatorluğu'nun Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'na destek amacıyla gönderdiği on binlerce askerden yüzlercesi, Slovakya topraklarında şehit düştü. Uzun yıllar dağınık mezarlarda unutulan bu kahramanların hatırası, 2020 yılında başkent Bratislava'daki Vrakuna Mezarlığı'nda inşa edilen anıt ve şehitlikle yeniden canlandı.

NEDEN BURADA ŞEHİTLİK VAR?

Peki, bu şehitliğin hikâyesi ne? İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde nasıl bir yere sahip? Akademik literatür bu konuyu nasıl ele alıyor? İşte Bratislava Türk Şehitliği'nin bilinmeyenleri...

TARİHSEL ARKA PLAN

Birinci Dünya Savaşı'nda (1914-1918) Osmanlı İmparatorluğu, Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun yanında yer aldı. Savaşın en zorlu sahnelerinden biri, bugün Ukrayna ve Polonya sınırları içinde kalan Galiçya bölgesinde yaşandı. Osmanlı, müttefikine destek olmak amacıyla 15. ve 19. Kolordu birliklerini bu cepheye gönderdi. 1916-1917 yıllarında bugünkü Polonya, Ukrayna ve Slovakya'nın bulunduğu bölgelerde çok şiddetli çatışmalar yaşandı. Galiçya Cephesi, Osmanlı ordusunun Çanakkale dışında en fazla şehit verdiği dış cephelerden biri olarak kabul edilmektedir. Soğuk, hastalık ve çatışmalar nedeniyle binlerce Türk askeri burada hayatını kaybetti. Özellikle yaralanarak cephe gerisindeki hastanelerde vefat eden askerler, o dönemde Avusturya-Macaristan sınırları içinde bulunan çeşitli mezarlıklara defnedildi. Slovakya'nın çeşitli bölgelerine dağılan bu şehit mezarları, uzun yıllar bakımsız ve unutulmuş bir halde kaldı. Tarihçiler, bu askerlerin cesetlerinin büyük kısmının toplu mezarlara defnedildiğini, kimlik tespiti yapılamayanların ise isimsiz taşlarla anıldığını belirtiyor.

DİPLOMATİK ADIM

Savaş sonrasında Slovakya topraklarında bulunan Türk askerlerinin mezarları farklı şehirlerde ve küçük mezarlıklarda dağınık halde kaldı. Uzun yıllar boyunca bu mezarlar tek bir merkezde toplanamadı. Şehitliğin bugünkü görkemli haline kavuşmasındaki en önemli dönüm noktası, 2009 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Slovakya'ya gerçekleştirdiği resmi ziyarettir. Bu ziyaret sırasında iki ülke arasında imzalanan protokol ile Bratislava'daki Vrakuna Askerî Mezarlığı'nda ortak bir şehitlik ve anıt inşa edilmesi kararlaştırıldı. Proje kapsamında, Slovakya genelindeki dağınık Türk mezarlarının bu alana nakledilmesi ve anıtlarla taçlandırılması hedeflendi. Bu konuda Türkiye ile Slovakya arasında resmî anlaşmalar yapıldı. Ziyaret, aynı zamanda Türkiye-Slovakya ilişkilerinde yeni bir dostluk döneminin başlangıcı olarak değerlendirildi.

AÇILIŞ VE VEFA GÜNÜ

Uzun süren hazırlık çalışmalarının ardından Bratislava Türk Şehitliği ve Anıtı'nın resmî açılışı, 7 Ekim 2020 tarihinde gerçekleştirildi. Törene dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Slovakya Dışişleri Bakanı Ivan Korčok katıldı. Açılış konuşmasında Çavuşoğlu, şehitliğin anlamını şu sözlerle özetledi: "Amacımız, Galiçya cephesinde kaybettiğimiz şehitlerimizin aziz hatırasını dost Slovakya topraklarında ilelebet yaşatmak." Törende, şehitlerin ruhuna dualar okundu, saygı duruşunda bulunuldu ve iki ülke askerî birlikleri tarafından çelenkler sunuldu. Açılışta, Galiçya Cephesi'nde şehit olan Osmanlı askerlerinin hatırasının yaşatılmasının amaçlandığı vurgulandı.

ŞEHİTLİK NEREDE VE NASIL?

Bratislava Türk Şehitliği, başkentin Vrakuna semtinde bulunan askerî mezarlık içerisinde, Alman askerî mezarlığının hemen yanında konumlanıyor. Şehitlikte yer alan anıt, geleneksel Osmanlı mimarisinden izler taşıyan, mermerden inşa edilmiş bir yapı. Anıtın üzerinde Türk bayrağı ve şehitlerin isimlerinin yer aldığı mermer levhalar bulunuyor. Çevre düzenlemesi, ziyaretçilerin saygı duruşunda bulunabileceği geniş bir alan olacak şekilde tasarlandı. Fotoğraflarda görülen beyaz mermer mezar taşları, şehitlikte oluşturulan sembolik ve düzenli mezar alanını göstermektedir. Merkezde bulunan anıtın önünde yer alan kandiller ve mumlar, Türkiye'den gelen ziyaretçiler ile Slovak yetkililerin anma törenlerinde bıraktıkları hatıra objeleridir.

ŞEHİTLİKTE KİMLER YATIYOR?

Şehitlikte bulunan mezarlar, Slovakya'nın farklı bölgelerindeki savaş mezarlıklarından tespit edilen Osmanlı askerlerine aittir. Bunların önemli bir kısmı: Galiçya Cephesi'nde yaralanan, Cephe gerisindeki hastanelerde hayatını kaybeden, Esir kamplarında veya tedavi merkezlerinde vefat eden askerlerdir. Bazı mezarların kimlikleri belirlenebilmiş, bazıları ise "meçhul asker" olarak anılmıştır.

UNUTULMAYANLAR...

Bratislava Türk Şehitliği, her yıl düzenlenen resmî törenlerin yanı sıra, sivil ziyaretçilerin de uğrak noktası haline gelmiş durumda. Türkiye Cumhuriyeti'nin Avrupa'daki en yeni ve anlamlı şehitliklerinden biri olan bu mekân, unutulan bir savaşın unutulmayan kahramanlarına ışık tutuyor.Bratislava Türk Şehitliği, yalnızca bir mezarlık değil; Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı sırasında binlerce kilometre uzaklıktaki Galiçya Cephesi'nde verdiği mücadelenin ve Slovakya topraklarında kalan Türk askerlerinin hatırasının yaşatıldığı uluslararası bir anıt mekândır. 2020 yılında açılan bu şehitlik, Slovakya'nın çeşitli bölgelerinde dağınık halde bulunan Osmanlı askerlerinin anısını tek merkezde toplama amacıyla oluşturulmuştur.

Ziyaretçi defterine yazılan notlarda en sık tekrar eden cümle ise şu:"Ruhlarınız şâd, mekânlarınız cennet olsun..."

İhsan Sabri Çağlayangil Türk Hariciyesinin sessiz hafızası
İhsan Sabri Çağlayangil Türk Hariciyesinin sessiz hafızası
İçeriği Görüntüle

AVRUPA STANDARTLARINDA BİR OSMANLI BİRLİĞİ

Galiçya’ya gönderilen 15. Kolordu, Osmanlı’nın en seçkin ve donanımlı birliklerinden biriydi. Askerlerin kıyafetleri, botları ve silahları Avrupa iklimine uygun şekilde sıfırdan hazırlanmış, hatta birçoğuna gitmeden önce İstanbul'da modern Alman tüfekleri eğitimi verilmişti.

EN BÜYÜK DÜŞMAN: "GENERAL KIŞ"

Askerlerimizin Galiçya'da karşılaştığı en büyük zorluk Rus ordusundan ziyade, hayatlarında hiç görmedikleri -30 dereceleri bulan dondurucu soğuklardı. Slovakya'daki hastanelere nakledilen askerlerin birçoğu doğrudan çatışmada değil, bu aşırı soğukların tetiklediği donma, zatürre ve humma gibi hastalıklar yüzünden şehit düştü.

SLOVAK HALKININ "YUFKA YÜREKLİ" TÜRKLERİ

Tarihi kayıtlara göre, cephe gerisinde yerel Slovak halkı ile Osmanlı askerleri arasında çok sıcak bağlar kurulmuştu. Türk askerlerinin çocuklara çikolata ve şeker dağıtması, kendi kısıtlı erzaklarını yerel halkla paylaşması, Slovak köylülerinin hafızasında uzun yıllar "iyiliksever Türkler" imajı bıraktı.

KAYIP KİMLİKLERİN PEŞİNDE

Şehitlikte "Meçhul Asker" yazan pek çok taş bulunmasının sebebi, o dönem askeri hastanelerde tutulan kayıtların bir kısmının savaş kargaşasında kaybolması ve Osmanlıca isimlerin Avrupalı doktorlar/hemşireler tarafından hastane kayıt defterlerine fonetik olarak (okunduğu gibi, yanlış harflerle) geçirilmiş olmasıdır.

MÜTTEFİK TOPRAĞINDA İLK DEFA

Galiçya Cephesi, Osmanlı İmparatorluğu'nun kendi sınırlarını korumak için değil, tamamen müttefiklerine (Avusturya-Macaristan ve Almanya) destek olmak amacıyla kendi sınırları dışında savaştığı ilk ve en büyük cephedir.

GURBET TÜRKÜLERİ

Galiçya'da savaşan Osmanlı askerleri, hasret ve zorlu koşulları anlatan türküler bestelemiş. Örneğin, cephede tercümanlık yapan Polonyalı bir Türkolog, 1917'de askerlerden derlediği şarkılardan birinde şu sözler yer alıyor: "Çıktım memleketten terk eyledim bahçeyi bağı / Bindim vapura geçtim dereyi dağı / Galiçyaya attılar bizi Anadolu uşağı."

KAYIP BİR DİLİN İZİNDE

Aynı Polonyalı Türkolog, yaralı askerlerle yaptığı görüşmelerde sadece türküleri değil, Anadolu'nun farklı yörelerine ait ağız özelliklerini de kayıt altına almış. Bu notlar, o dönemdeki Türk lehçeleri üzerine önemli bir kaynak oluşturuyor

Muhabir: Haber Merkezi