Söyleşi: Münevver KABAOĞLU

Türkiye’nin en büyük kültür merkezlerinden biri haline gelen Rami Kütüphanesi, bu kez çocukların hayal dünyasını sanatla buluşturan özel bir bienale ev sahipliği yapıyor. Resimli çocuk kitaplarını merkeze alan Çocuk ve Sanat Bienali; illüstrasyondan dijital sanata, dioramadan enstalasyona kadar birçok farklı disiplinle çocuklara çok katmanlı bir deneyim sunuyor. Bienalin küratörü Ayşe Kalyoncu ile organizasyonun ortaya çıkış sürecini, hedeflerini ve çocuklar için neden önemli olduğunu konuştuk.

TARİHİ DOKUDAN DOĞAN FİKİR

Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen çocuk ve sanat bienalinin ortaya çıkış süreci nasıl gelişmiştir?

Rami Kütüphanesi 2023 yılında restorasyon sürecini tamamladıktan sonra “yaşayan kütüphane” konseptiyle hizmet vermeye başladı. Üç yıldır burada çok sayıda kültür ve sanat etkinliği düzenleniyor. Mekanın tarihi dokusu ve ilham veren atmosferi, farklı projelerin ortaya çıkmasına zemin hazırladı. Rami’nin nasıl daha güçlü bir kültür markasına dönüşebileceği düşünülürken, buraya bir çocuk ve sanat bienalinin çok yakışacağı fikri ortaya çıktı. Bu fikir daha sonra Çok Genç Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Melike Günyüz ile paylaşıldı. İki kurumun ortak değerlendirmeleri sonucunda bienalin temasının “resimli çocuk kitapları” olması kararlaştırıldı. Süreç ilerledikçe tema şekillendi ve proje genişledi. Ardından kürasyon ve uygulama aşamasına geçildi. Böylece çocukların sanatla ilk temas noktalarından biri olan resimli kitaplar üzerinden kapsamlı bir bienal fikri doğmuş oldu.

DİJİTAL EKRANLARA KARŞI ESTETİK BİR SIĞINAK

Çocukların sanatla ilk karşılaşmalarından biri olan resimli çocuk kitapları, onların estetik dünyasını nasıl şekillendiriyor ve bienal bu noktada çocuklara nasıl bir katkı sunmayı hedefliyor?

Bienalin temel çıkış noktası aslında çocukların sanatla çok erken yaşta tanışıyor olması. Çocukların ilk sanat deneyimlerinden biri resimli çocuk kitaplarıdır. Çünkü bu kitaplarda yalnızca metin değil, aynı zamanda güçlü bir görsel dünya da bulunuyor. Bir yazarın hayal ettiği hikaye, illüstrasyon sanatçısının çizgileriyle yeniden hayat buluyor. Böylece çocuk hem edebi hem de görsel bir sanat deneyimiyle karşılaşıyor.

Anne ve babalar çocuklarına kitap seçerken aslında onların estetik dünyasını da şekillendiriyor. Özellikle okul öncesi dönemde çocuklara alınan kitaplarda renkler, biçimler, karakterler ve hikayeler büyük önem taşıyor. Çocuklar bu kitaplar aracılığıyla yalnızca okumayı değil, aynı zamanda duyguları anlamayı, hayal kurmayı ve dünyayı yorumlamayı öğreniyor.

Bugün dijital çağın içinde yaşıyoruz ve çocuklar dünyayı çoğunlukla ekranlar üzerinden algılıyor. Bu durum zaman zaman onların duygu dünyasını sınırlandırabiliyor. Bienalin amacı da çocukları erken yaşta sanatla buluşturarak daha güçlü bir estetik bakış açısı geliştirmelerine katkı sunmak, çünkü sanat yalnızca eğlendiren bir unsur değil; aynı zamanda iyileştirici, geliştirici ve eğitici bir alan.

DİJİTAL EKRANLARA KARŞI ESTETİK BİR SIĞINAK

Sanat neden çocukların gelişiminde önemli bir ihtiyaç olarak görülmektedir?

Sanat kişiden kişiye farklı anlamlar taşıyabilir ancak hayatın kendisinde zaten büyük bir sanat var. Doğaya baktığınızda, bir manzarayı izlediğinizde ya da günlük yaşamın içindeki estetik detayları fark ettiğinizde aslında sanatla karşılaşıyorsunuz. Bu yüzden sanatın çocukların gelişiminde önemli bir ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Özellikle günümüzde çocukların ekran bağımlılığı giderek artıyor. Çocuklar duygu dünyalarını büyük ölçüde dijital içerikler üzerinden şekillendiriyor. Bu da onların bakış açısını daraltabiliyor. Oysa erken yaşta sanatla tanışan çocuklar; daha güçlü hayal kurabiliyor, estetik duyguları gelişiyor ve sosyal ilişkilerinde daha sağlıklı bireyler haline geliyor. Sanat aynı zamanda çocuğun hedeflerini, dünyaya bakışını ve düşünme biçimini etkiliyor. Bu nedenle sanat toplumun en önemli parçalarından biri ve çocukların bu alandan uzak tutulmaması gerekiyor.

ÇOCUKLAR SADECE İZLEMİYOR, HİKÂYENİN ATMOSFERİNİ YAŞIYOR

“Bienalin diğer çocuk etkinliklerinden ayrılan en önemli özelliği nedir? Resimli çocuk kitaplarını hangi yöntemlerle çocuklara deneyimletiyorsunuz?”

Bu bienalin en önemli özelliği bütüncül bir yaklaşım sunması. Hareket noktamız resimli çocuk kitapları olduğu için kitapların yalnızca içeriklerini değil, sanatsal dünyalarını da görünür hale getiriyoruz. Örneğin kitapların iki boyutlu çizimlerini farklı tekniklerle yeniden yorumluyoruz. Diorama çalışmalarıyla bu çizimleri üç boyutlu hale getiriyoruz. Dijital sanat uygulamalarıyla çizimleri hareketlendiriyoruz. Bazı kitaplardan enstalasyonlar oluşturarak çocukların hikayenin içine girmesini sağlıyoruz. Yani çocuk sadece bir kitabı görmüyor; o kitabın atmosferini hissediyor. Hikayenin duygusunu yaşayabiliyor. Aynı zamanda kitabın orijinal halini de gösteriyoruz ki çocuklar çizimlerin dönüşümünü fark edebilsin. Bienal yalnızca sergiden ibaret değil. Atölyeler, workshoplar, seminerler ve söyleşilerle desteklenen çok yönlü bir yapı oluşturduk. Çocuklar burada sadece izleyen değil, aynı zamanda deneyimleyen ve üreten bireyler haline geliyor. Bu yönüyle klasik çocuk etkinliklerinden ayrılıyor.

DERİNLİKLİ ANLATILAR ÖN PLANDA

Bienalin temasını ve kitap seçki sürecini oluştururken hangi kriterleri öncelikli olarak göz önünde bulundurdunuz. Kürasyon sürecinde en çok neye dikkat ettiniz?

’İlham Tohti’nin Mücadelesi Dünyayı Uyandıracak
’İlham Tohti’nin Mücadelesi Dünyayı Uyandıracak
İçeriği Görüntüle

İlk olarak bienalin temasını ve mottosunu belirledik. Daha sonra Türkiye’deki yayınevleriyle iletişime geçtik ve onlardan öneri listeleri istedik. Gelen kitaplarla yetinmeyip yayınevlerinin kataloglarını ayrıca taradık. Bizim bakış açımıza uygun yeni eserler araştırdık. Kitap seçiminde en çok dikkat ettiğimiz unsur; derinlikli bir anlatım sunmalarıydı. Sadece düz hikayeler değil, metafor dünyası güçlü, duygusal yoğunluğu olan, çocuğun hayal gücünü geliştirecek eserleri tercih ettik. Daha sonra seçilen kitaplar üzerinden farklı konsept alanları oluşturduk. Türk çizerlerin yer aldığı koridorlar, uluslararası ödüllü sanatçıların bölümleri, diorama alanları gibi farklı rotalar planladık.

Bu süreçte Aile Bakanlığı'nın da bienale dahil oldu. Sergilenecek ve etkinliklerde kullanılacak tüm kitaplar bakanlık denetiminden geçti. Bazı kitaplar uygun bulunmadı ve yerine yeni eserler seçildi. Yeni seçilen kitaplar da tekrar değerlendirmeye gönderildi. Sonuç olarak bienalde yer alan tüm kitaplar bakanlık onayı aldı. Bu süreç zaman zaman işleri yavaşlatsa da aileler açısından güven verici bir sonuç ortaya çıktı. Aynı zamanda Türkiye’de resimli çocuk yayını yapan yayınevlerinin çok büyük bir kısmını bienale dahil etmeyi başardık.

MEKÂNIN RUHUYLA SANATIN ULAŞILABİLİR UYUMU

Rami Kütüphanesi gibi tarihi bir yapıda bienal kurgusunu oluştururken ne tür zorluklarla karşılaştınız? Mekânın tarihi dokusuna zarar vermeden sergi alanlarını nasıl tasarladınız?

Aslında ilk etapta bazı zorluklarla karşılaştık, çünkü Rami Kütüphanesi tarihi bir yapı ve binanın hiçbir yerine müdahale edilemiyor. Duvarlara çivi çakmak ya da yapıya zarar verecek bir uygulama yapmak mümkün değil. Bu nedenle bütün sergi kurgusunu “hiçbir yere zarar vermeden” oluşturmak zorunda kaldık. Demonte sistemlerle özel koridorlar tasarladık. Tarihi yapının içine yeni sergi alanları inşa ettik ancak bunu yaparken mekanın ruhunu korumaya büyük özen gösterdik. Rami’nin atmosferi zaten başlı başına etkileyici bir deneyim sunuyor. Geniş alanı, tarihi dokusu ve mimarisi bienale çok güçlü bir kimlik kattı. Biz de bu dokuyu bozmadan sanatla uyumlu bir atmosfer oluşturmaya çalıştık.

"ÇOCUKLAR İÇİN SEÇİCİ OLMAK ZORUNDAYIZ"

Çocukların sanatla, kitaplarla ve estetik dünyayla erken yaşta tanışmasının neden önemli olduğunu düşünüyorsunuz? Ailelere bu konuda vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?

En önemli mesajımız şu: Anne ve babalar çocukları için seçici olmak zorunda. Çünkü çocukluk dönemi, bir bireyin duygusal ve zihinsel gelişiminin şekillendiği en önemli dönemlerden biri. Çocukların kitaplarla ilişkisini ne kadar güçlü kurarsak, ilerleyen yaşlarda dünyaya bakışları da o kadar güçlü olur. Günümüzde çocuklar büyüdükçe kitaplardan uzaklaşıp ekranlara yöneliyor. Bu yüzden özellikle erken yaş döneminde çocukları kitapla, sanatla ve estetik dünyayla buluşturmak büyük önem taşıyor. Ailelerin çocuklarını bu tür kültürel etkinliklere götürmesi, onları nitelikli eserlerle tanıştırması gerekiyor. Çünkü çocukların hayal dünyasını besleyen her eser, onların geleceğini şekillendiren önemli bir yapı taşı haline geliyor.

Muhabir: Münevver Kabaoğlu