0

Vesayetin kabuk değiştirerek yeniden görünür olduğu günlerden geçiyoruz. Askeri vesayet, bürokratik vesayet, idari vesayet, medya vesayeti derken şimdi de adına cemaat vesayeti denilen ve emniyetteki yapılanma aracılığıyla ortaya çıkan bir yapı var. Oysa Vesayet ile siyaset arasında ters yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Her ne kadar vesayet de bir çeşit siyaset biçimi olsa da, doğası itibariyle, başka bir gücün denetimini önceler ve siyaseti dışlar. Toplumsal refahı adil biçimde dağıtmayı amaçlayan siyaset, birey ve toplum üzerinde başka bir erkin denetimine razı değildir. Bundan dolayı, Türkiye'nin normalleşmesi ve siyasetin sağlıklı bir zemine oturması ve özgürleşmesi, her türlü vesayet rejiminin son bulması ile mümkündür.

Millet iradesinin odağı olan AK Parti iktidarı ile öncelikle, askeri vesayet bitirildi. Asker, olması gerektiği gibi, siyasetin veya seçilmişlerin denetimine girdi. Ardından bürokratik vesayet etkisini kaybetti. Güç, seçilmişlere geçti. Medyanın çoğullaşması ile beraber medya alanında oluşan vesayet de kırıldı. Algı ve kamuoyu oluşturan ve gerektiğinde darbelere zemin hazırlayan medya, çoğullaşarak demokratikleşmek zorunda kaldı. Ancak Türkiye, şimdi, yeni bir vesayet türü ile mücadele ediyor; Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ifadesi ile 'Paralel Yapı', Başbakan Davutoğlu'nun ifadesiyle 'iç ve dış vesayet odakları'… Kısacası, Cemaat vesayeti…

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer, 'Erdoğan'ın Gölgesinde İlk Gün' başlıklı yazısında bu farkı şöyle ifade ediyor: "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın her fırsatta dile getirdiği Gülen Cemaati'ne yönelik 'paralel yapı' ifadesini Davutoğlu kullanmamaya özen gösteriyor. Başbakan onun yerine hem grup konuşmasında hem de Genel Kurul'da hükümet programını okurken 'iç ve dış vesayet odakları' demeyi tercih etti." Çünkü Paralel Yapı, bir vesayet biçimidir. Ve siyaseti ipotek altına almaya çalışan politik bir kurnazlıktır.

Eğitimden Emniyete, Ordudan politikaya kadar sirayet eden, örgütlenen bu vesayet türü, diğer tüm vesayet biçimleri gibi, toplum için tehlikelidir. Toplumsal barışın dinamitidir. Türk siyaseti, her türlü vesayet biçimi ile mücadele etmelidir. Toplum ve siyaset kendini ancak böyle gerçekleştirebilir. Siyasetin yeniden sağlıklı bir zemine oturması, cemaat vesayetinin tükenişi ile mümkün olabilir.