0

Cumhuriyetçi teyzelerin "Önce halkı aydınlatın sonra seçme hakkı verin. Yoksa yanlış yaparlar. Bak biz eğitimliyiz yanlış kişiye oy veriyor muyuz?" söylemi var bilirsiniz.

Bu "cumhuriyetçi teyze" sendromundaki "teyze" kelimesine takılmayın. Bu sendroma kapılanlar arasında akademisyenler, yazarlar, gazeteciler ve hatta "aydınlar" bile var.

Kendilerini Platon'a dayandırırlar bir de. Sanki Platon'un ilkel demokrasi anlayışı Allah'ın emriymiş gibi. Nitekim kadınlara ve fakirlere oy hakkı vermeyen bir demokrasidir eni sonu.

Malum Platon şöyle diyor: "Eğitim demokrasi işidir, eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar."

Anlıyoruz ki bu "cumhuriyetçi taife" bu ilkel demokrasi düşüncesinden öteye gidememişler. Çünkü onlar da aynı şekilde kendilerine oy vermeyen insanları yasaklayamadıkları için aşağılıyorlar.

Üretebildikleri tek tez şu: "Cumhuriyet bilinci kazanmadıkları için makarna ve kömüre tav olup Ak Parti'ye oy veriyorlar."

Doğal olarak herkes kendini zeki kabul eder. Bu insanın en tartışmasız doğasıdır. Mesela bir aptal bir de dahi karşılıkla otursun. İkisi de karşıdakini aptal sayar.

Aptal olan dahinin söylediklerini anlamayacağı için saçmaladığını sanacaktır.

Bu ülkede nitekim matematiği anlamayanlar "düşünüyorum ne işime yarayacak ki?" diyerek matematik bilimini aşağılamıyor mu?

Bu zihniyetin uzantısı felsefe ve düşünce dünyasında da bu zeka düzeyinde akıl yürütür. Duyularla algılamadığını varlık saymayan primitif materyalizm ve türevleri insanı bedenden ve bedensel "arzu"dan ibaret saymıyorlar mı?

Seçimi kaybedenler taifesinden kendini tercih etmeyen çoğunluğun nasıl oluyor da kendilerini tercih etmediğini anlayamayınca "bu halk böyle işte" diyerek türlü aşağılamalarla kendini avutuyor.

Bu "cumhuriyetçi teyze sendromu"na Ahmet Hakan da katıldı. Argüman aynı, üslup aynı, düzey aynı.

Yazının başlığı "Millet unutmazmış, peh!"

CHP'ye oy vermeyenler geçmişinden dolayı oy vermezmiş söylemiyle alay ederek diyor ki: "Bu analizi duyan da...Hafızası süper kuvvetli bir millet olduğumuzu sanacak."

Ardından Esed, Fethullah Gülen, ordu, çözüm süreci gibi konularda Ak Parti'nin söylem değişimini unutmaması gerektiği halde unutup oy verenleri eleştiriyor.

Yani "Bu halk çabuk unutur kendisine atılan kazıkları. Çünkü balık hafızalıdır. Ama ben unutmam benim hafızam 'süper kuvvetli' bak hatırlatıyorum" imasında bulunuyor.

Buna göre halk Ahmet Hakan gibi düşünseydi oy vermeyecekti. Ama nerde o halk.

Utanmak gerçekten güzel bir şey.

Ne zaman ki bu ülkenin gazetecisi ve "aydın" denilen kimi sömürge izcileri halkın tercihine saygı duyarsa o zaman demokrasi olgunlaşır.

***

KKTC'de Ezan Yasağı

Ezan sesi halkı rahatsız ediyor diyerek mahkeme kararıyla ezana yasak getirmiş KKTC mahkemeleri.

Hiçbir şey üretmeyen ve sadece stratejik konumundan dolayı beslenen KKTC "beyaz Türkleri"nin dine ve Türkiye'ye bakışı bizim "cumhuriyetçi teyzelerden" farklı değildir.

Fuhuş, kumar işletmeciliği ve kara para konusunu söylemeye gerek yok zaten.

Hatırlarsınız 2009 da oranın "beyaz Türkleri" Kur'an kurslarını basmış, öğrencileri ve öğretmenleri dışarı çıkarmış ve burada İslamiyet yasak diye posta koymuşlardı.

Türkiye'de kumarhane yasaklanınca KKTC'ye taşındı kumar merkezi. Müşterilerinin neredeyse tamamı Türkiye'den.

KKTC'ye konferans için gitmiştim. Üzerinde "Islamic College" yazılan bir bine gördüm. Dediler ki bu İngilizler zamanında kurulan bir Müslüman okulu. Ne zaman kapandı? Ecevit'in Kıbrıs fethinden sonra.

Bir Mevlevi tekkesi gördüm kapalıymış yeni açılmış. Ne zaman kapandı? Ecevit'in Kıbrıs fethinden sonra.

İyi de Ecevit hükümeti buraya neden müdahale etti? Buradaki Müslüman halka eziyet ediliyor diye değil miydi?

Yani Türkiye Rumların baskısından kurtarıyor oradaki Müslüman Türk halkını. Ama yaptığı ilk iş Müslüman okullarını, tekke ve zaviyeleri kapatmak oluyor. Ne götürüyor peki? Türklük efendim.