AB'de, artan güvenlik ve rekabet baskısı 'iki vitesli Avrupa' tartışmasını güçlendirdi
AB'de, artan güvenlik ve rekabet baskısı 'iki vitesli Avrupa' tartışmasını güçlendirdi
İçeriği Görüntüle

LAHEY (AA) - SELMAN AKSÜNGER - Uluslararası Adalet Divanında (UAD) Myanmar'a karşı açılan soykırım davasında esasa ilişkin duruşmaların tamamlanmasının ardından, Gambiya'nın hukuk ekibine liderlik yapan avukat Arsalan Suleman ile sivil toplum kuruluşu​​​​​​​ Fortify Rights'ın kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Matthew Smith, davanın hem Myanmar hem de diğer soykırım davaları açısından önemine işaret etti.

Gambiya, UAD'de, Myanmar ordusunun kasıtlı olarak Arakanlı Müslümanları (Rohingya) hedef aldığını ve azınlığı yok etmek amacıyla soykırım uyguladığını gösteren deliller sundu.

Myanmar, soykırım iddialarını tümüyle reddederken askeri operasyonlarının 'terörle mücadele' kapsamında olduğunu savundu.

Gambiya hukuk ekibinin başında yer alan avukat Arsalan Suleman ve Gambiya delegasyonunda yer alan Fortify Rights'ın kurucusu ve CEO'su Matthew Smith, UAD'deki duruşmaları, dava sürecini ve diğer soykırım davalarına etkisini AA muhabirine değerlendirdi.

Avukat Suleman, 'Gambiya, Uluslararası Adalet Divanına şimdiye kadar sunulmuş en kapsamlı soykırım delil koleksiyonunu sundu.' dedi.

Suleman, dosyada, Birleşmiş Milletler (BM) Bağımsız Soruşturma Mekanizması ile diğer BM kuruluşlarından gelen bağımsız ve güvenilir raporların, tanık ifadeleri, uzman ifadeleri, uydu görüntüleri, dijital adli tıp bulguları ve Myanmar ordusuna atfedilebilen sosyal medya paylaşımlarının yer aldığını belirtti.

Dosyada ayrıca Myanmarlı yetkililerin açıklamaları, bağımsız sivil toplum kuruluşlarının raporları, araştırmacı gazetecilik raporları ve diğer delil kaynaklarının da yer aldığını anlatan Suleman, tüm bu delillerin, Myanmar ordusunun Arakan eyaletinde Arakanlı Müslümanlara karşı soykırım eylemleri işlediğini ikna edici şekilde gösterdiğini vurguladı.

- Mağdurların beyanı duruşmadakileri etkiledi

Duruşmaların bazılarında soykırım mağdurlarının bazı kapalı oturumlarda doğrudan yargıçlarca dinlenmesinin, yargıçların durumu anlaması açısından kritik önem taşıyabileceğini dile getiren Suleman, 'Soykırımdan kurtulan mağdurlara duruşma sırasında söz verilmesi, mahkemedekiler için derin duygular yaşatan bir andı. Duruşma salonundakilerin çoğunun, mağdurların güçlü tanıklıklarından derinden etkilendiğini hissettim. Hayatta kalanları doğrudan dinlemek, yargıçların bu ve diğer binlerce tanık beyanının güvenilirliğini değerlendirmelerine olanak tanıyor.' ifadelerini kullandı.

UAD'nin, soykırımla ilgili belirlenen yüksek ispat eşiğinin bu davada da korunması yönünde Myanmar'ın savunma yapması konusunda Suleman, Gambiya'nın Myanmar'ın soykırım kastına dair kesin ve ikna edici kanıtlar sunduğu ve bunun, Bosna Hersek ve Hırvatistan kararlarında belirlenen mahkeme standardını karşıladığının altını çizdi.

- 'Tüm soykırım davaları için yol gösterici olacaktır'

Suleman, 'Bu kanıtlar, bu davayla ilgili belirli koşullara dayanarak Myanmar'ın soykırım kastını ikna edici şekilde ispatlıyor. Myanmar'ın 2016-2018 yıllarında Arakanlılara karşı gerçekleştirdiği 'temizleme operasyonları' öncesinde, sırasında ve sonrasındaki davranışlarından makul olarak çıkarılabilecek tek çıkarımın soykırım kastının varlığı olduğunu ikna edici şekilde gösteriyor.' dedi.

UAD'nin soykırım davasında verdiği esasa ilişkin son kararın 11 yıl önce Hırvatistan-Sırbistan davasında verildiğini hatırlatan Suleman, 'Soykırım Sözleşmesi kapsamında açılan bir davayla ilgili Mahkemenin her kararı, sözleşmenin Mahkeme tarafından yorumlanmasını görmek açısından önemlidir. Mahkemenin Gambiya-Myanmar davasındaki kararı, gelecekteki tüm soykırım davaları için de yol gösterici olacaktır.' ifadelerini kullandı.

- Askeri yönetimin temsilcileri soykırım kanıtlarını dinledi

Fortify Rights'ın CEO'su Smith, üç haftalık duruşmaların en önemli anlarından birinin, Myanmar temsilcilerinin salonda oturup Arakanlılara yönelik soykırımı anlatan delilleri ve kanıtları dinlemek zorunda kalması olduğunu dile getirdi.

Smith, Myanmar ordusunun soykırımı işlerken Facebook ve sosyal medya platformlarını nasıl kullandığının Gambiya'nın sunumunu güçlendirdiğini belirterek, nefret söylemini yaydığı gerekçesiyle askeri yönetimin lideri General Min Aung Hlaing'inki dahil bir dizi Facebook sayfasının kapatıldığına dair beyanın önemli olduğunun altını çizdi.

Myanmar ordusunun birkaç yıl boyunca Facebook'u, Meta'nın 'koordineli sahte davranış' olarak adlandırdığı, gizli yöntemlerle kitleleri etkilemek, kamuoyunun Arakanlı nüfus hakkında nasıl düşündüklerini ve Arakan eyaletinde neler olduğu konusundaki görüşlerini şekillendirmek, aynı zamanda insanları Arakanlılara karşı şiddet uygulamaya teşvik etmek için kullandığını söyleyen Smith, 'Bunu askeri kurumların sosyal medya hesaplarından yapmaları son derece kritik. Bu durum, teknolojinin, bazen de soykırım işlemek de dahil her yöne çekilebilen bir şey olduğunu gösteriyor.' dedi.

- Güney Afrika-İsrail davasına emsal olacak

UAD'nin ilk kez bir devleti soykırım işlemekten sorumlu bulması açısından bu davanın potansiyel olarak 'tarihi' olabileceğini dile getiren Smith, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin, 1948 tarihli BM Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi çerçevesinde İsrail'e açtığı davaya değinerek, 'Bu kesinlikle Mahkemenin Gazze'deki durum ve oradaki soykırımla ilgili karar verme şeklini etkileyecek. Davanın, bu bakımdan kesinlikle bir emsal oluşturma rolü var.' ifadesini kullandı.

Gambiya'nın, 11 Kasım 2019'da Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırımın tespitinin yapılması için UAD'ye başvurduğu davada Divan yargıçları nihai kararını vermek üzere müzakereye başladı.



Kaynak: AA