0

Ortadoğu'da dinmeyen acı Filistin'de, yine bir Ramazan ayında dünyanın gözü önünde bir katliam yaşanıyor. Kara harekatının başlamasıyla ölü sayısı 700'ü geçti. Sınırlı imkanlara rağmen Hamas ve İslami Cihad "askeri'' açıdan önemli başarılar elde etti. En son Tel Aviv'deki Ben Gurion Havaalanı'nın bombalanması İsrail'i bir hayli ürküttü. Bundan sonraki süreç, meselenin siyasi açıdan diplomatik yöntemlerle elde edilecek kazanımlar üzerine olacak. Zira abluka altında olmasına rağmen Hamas, dünyayı şaşırtan bir şekilde ateşkesi kabul etmiyor. Şuanda gelinen noktada İsrail batağa saplanmış vaziyette.

Her türlü teknolojik, ekonomik, askeri ve medya gücüne rağmen uluslararası arenada ciddi bir itibar kaybı yaşamakta ve yaşayacak da. Lakin meselenin birde arka planına bakmak gerekiyor. İsrail'in Hamas'ı vurmayı bir yıl öncesinden tasarladığı ifade ediliyor. Her ne hikmetse bu operasyon, İsrail'in sert bir şekilde eleştirdiği Hamas ve El-Fetih'in müzakere tarihlerine denk geliyor. IŞİD'in Musul'u ele geçirmesine paralel İsrail, K.Irak yönetimin referandum söylemini destekleyen açıklamalarda bulunduğu döneme isabet ettiği görülüyor. Ancak Türkiye'nin, K.Irak yönetimi üzerindeki etkisinden rahatsız. Ayrıca Türkiye, Gazze'de TİKA, AFAD, Kızılay ve STK'larla faaliyetlerine yoğun bir şekilde devam etmektedir.

İsrail-Türkiye ilişkileri, "One Minute" ve "Mavi Marmara" gerginliklerinden sonra asgari düzeyde devam ederken, Türkiye'nin Ortadoğu'da etkinliğinin artması ve İsrail'in Türkiye'nin iç siyasetini eskisi gibi manipüle edememesini kırılmaların ana sebepleri olarak görebiliriz

SİSİ ve MISIR

Diğer yandan, İsrail, ABD ve AB ateşkes anlaşması görüşmelerini Mısır üzerinden gerçekleştirmek istiyor. Bunun sebebi ise katılımın % 35'lerde kaldığı Mısır'daki seçimlerde Cumhurbaşkanı olmasına rağmen ciddi meşruiyet sıkıntısı çeken Sisi'nin PR'ının yapılmasına soyunmaktan başka bir şey değil. Dolayısıyla, Mısır darbesine hararetle karşı çıkan Erdoğan'a karşı Sisi'nin popülaritesinin yükseltilmesi amaçlanıyor. Fakat, Hamas lideri Halid Meşal bu paradigmayı görmüş ve barış görüşmelerine Türkiye ve Katar'ı da dahil ederek devre dışı kalmalarına engel olmuştur.

Mısır'daki ihvanın bir kolu olan Hamas, Sisi ile ateşkes görüşmeleri yapmamasını; İsrail ve ABD desteğini alan Sisi'nin dolayısıyla da Mısır'ın, zor günlerin beklediğinin bir diğer işareti olarak okunabilinir

Sonuç itibariyle Gazze katliamının görünürde yegane kazanımı, Türkiye başta olmak üzere tüm dünya Müslümanlarının "Millet'' bilincinin yeniden tesisi konusunda önemlidir.Müslümanların kendi aralarında savaştığı Suriye, Irak, Somali ve Yemen gibi coğrafyalarda, herkesin gözlerinin Gazze'ye çevrildiği bir dönemde en azından Siyonizm'e karşı da olsa Müslümanların kendi aralarından safların sıklaştığını görmekteyiz.