0
Kanada'da dokuz yıldır devam eden Muhafazakar Parti(CPC) liderliğindeki Stephen Joseph Harper iktidarı, son yapılan seçimle sona erdi. Anketlere göre üçüncü sırada tahmin edilen Liberal Parti % 40 oranında oy alarak tek başına iktidar oldu.
Öyle ki yazıyı kaleme saatlerde uluslararası ajanlar ve Kanada medyası, bu sürpriz sonucun şaşkınlığını yaşıyordu. Uluslararası kamuoyuna ve anket şirketlerine göre genel seçim, iktidardaki muhafazakarlar ile ana muhalefette ki sosyal demokratlar (NDP) arasında geçeceği yönündeydi ama seçimleri Liberaller(LPC) kazandı.
2006 yılından beri Kanada'yı yöneten Muhafazakarlar, petrol fiyatların düşmesiyle Kanada'nın enerji ihracatı azaldığı için ekonomi durgunluğa girdi. Kanada doları, ABD doları karşında değeri düştü. Tıpkı diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi (Brezilya, Rusya, Türkiye, Çin, Arjantin…v.s.) Kanada halkı ekonomik sorunlarla boğuşurken üstüne Kanadalı Bush'un! (Sağcı Harper) terörle mücadele macerası ve mültecilerle ilgili problemlerin her geçen gün artması, Kanada halkı içinde hoşnutsuzluğa neden oldu.
Liberal Parti lideri Justin TrudeauKanada siyasetinde yeni bir yüz olmasına rağmen eski Başbakan'lardan Pierre Trudeau'un oğlu. Genel seçimlere 'Real Change' -Gerçek Değişim- gibi ekonomi temelli bir programla yola çıktı. Propagandanın merkezine sosyo-ekonomik olarak, toplumun alt ve orta grubunu aldı. Muhafazakarların sekteye uğrayan ekonomik politikaları, alt ve orta grubun Liberalleri tercih etmesini sağladı.
Sanırım kavramsal bir düzeltme yapmakta fayda var. "Liberal parti iktidar oldu''diye hitap ediyoruz. Lakin, Liberal politikaları uygulama noktasında ciddi çelişkiler söz konusu. Dolayısıyla 'Sol' veya 'Liberal Sol' kazandı demek, daha doğru. Zira propaganda dönemindeTrudeau'Zenginlere yüksek vergi, orta sınıfa düşük veya azalan vergi' gibi sosyalist bir taahhütte bulunmuştu. Hiçbir liberal, sermaye düşmanlığı yapmaz. Bunun dışındaMarihuana kullanımını yasal hale getirmesi, eşcinsel haklar ve mülteci sayısını artırılması gibi vaatleri de söz konusu. Aslında Latin Amerika siyasetinde ki tipik sosyalist söylemlere çok yakın.
Kanada halkı Harper iktidarını tercih etmemesinin sebebi Harper'ın agresifleşen söylemleri ve politikaları olduğunu belirtmekte yarar var. Harper, İsrail yanlısı politika izleyen bir siyasetçiydi. Tepeden bakan bir üsluba ve aşırı bir özgüvene sahipti. Özellikle son seçimde liberal parti lideriTrudeau'yu küçük gören ve rencide edici açıklamaları, Liberal Parti oylarının sıçramasında en büyük etken olarak değerlendirildi. ABD Başkan adaylarından Cumhuriyetçi Trump gibi bir basın mensubuyla girdiği ağız dalaşıyla da tepki toplamıştı.
Kanada'nın İŞİD'le mücadeleye katılması ve ardından Kanada'da bazı terör gruplarının faaliyetleri Evanjelik liderin en çok eleştiri aldığı konuların başındaydı. Bu bağlamda ekonomi dışında muhafazakarların, mültecileri hedef alan negatif açıklamaları da, göçmenlerin sözde liberal partiyi zorunlu bir tercih yapmasına neden oldu.
Katolik siyasetçi Mulcair liderliğindeki sosyal demokratlar (NDP) büyük bir çıkış yakalaması beklenirken, seçim sonuçlar hayal kırıklığına neden oldu. Aynı zamanda Türk dostu da olan Mulcair, (Aslından tüm göçmelerin dostuydu.) yerliler, mülteciler ve orta sınıfı arkasına almasına rağmen başarılı olamadı. Özellikle Yunanistan, İspanya'daki sosyalist refleksin Kanada'ya ulaşabilme ihtimali finans çevrelerini tedirgin etmişti.
Sonuç olarak, Kanada milli iradesi kükredi. Siyonist Başkan yerine seküler hayatı destekleyen ve olumlayan bir başkanı tercih etti. Ölüyü görüp, sıtmaya razı mı oldular? Bilemeyiz. Öyle ki Bay Başkan, şimdiden icraatlarından çok magazin haberlerinde 'seksi başkan' olarak anıldı bile. Yeni Başkan Trudeau, şimdiden, İŞİD'le mücadele eden koalisyondan çekildiğini ABD Başkanı Obama'ya bildirdi. Ancak, ekonomi ve yaşam tarzıyla ilgili politikaları, Kanada halkını ne kadar tatmin edecek, bekleyip göreceğiz…
NOT: Geçen gün kaleme aldığımız Marmaray'da yaşanan başörtü hadisesiyle ilgili olarak güvenlikçi personel hakkında, TCDD sessiz kalmadı. Hemen soruşturma başlattığını tarafıma bildirdiler. TCDD'ye ve Basın Müşaviri Ahmet Bey'e duyarlılıklarından ötürü Teşekkür ederim. Böylelikle hadise, emin ellerde nihayete ulaşacaktır.