0

Çoğumuz eğitimde matematik ile uğraştık, anlamadık çalıştık, çalıştık dersi geçtik. Dersi geçene kadar, sınavı geçene kadar, iş sahibi olana kadar çok önemsedik. Sonra da neredeyse hiç birimiz dönüp yüzüne bakmadık matematiğin.

Çünkü bize pazara kadar lazımdı. İşimizi görene kadar. Bu durum birçok ders için böyleydi.

Matematik hayatta lazımda ama dört işlem.

Gerisi uzmanların işiydi. Umurumuzda bile değildi bilgisayar ve cep telefonundaki işlevi.

Ama merhamet öyle miydi? Ahlak öyle miydi? Alışverişte, minibüste, özel hayatta, karakolda, mahkemede her zaman karşımızda merhameti olan ahlaki davranan kişi istiyoruz. Ölene kadar, ölümden sonra.

Yine de bu su kadar, oksijen kadar lazım olan ahlakı ve merhameti öğretmedik matematiği öğrettik. Ahlakı sokakta öğrensin dedik. Televizyonlarda öğrensin dedik. Ahlaki çayıra saldık yani.

**

Neydi merhamet? Merhamet, acımaktır. Güçlü olduğun halde nefsini, gücünü, vicdanını frenlemektir. Haklı olduğun halde adalet duygusundan uzaklaşmamaktır.

Adalet de böyle tanımlanabilir. Adalet de güçlü olduğun halde karşı tarafa bütünü gücünü boca etmek yerine dengeyi korumaktır.

Bilmek konusunda ifrat ve tefrit arasını bulmaktır.

Her şeyi canının istediği gibi değil olması gerektiği yapmaya çalışmaktır.

Konjoktürel davranmak değil doğru olanı yapmak ve söylemektir adalet ve merhamet.

**

Ama toplumumuz adaletin çok önemli bir öğesi olan "merahmet"i önemsemek yerine "merhametten maraz doğar" dedi. "Merhametli cerrah yara sağaltmaz" dedi.

Tıpkı Nietzsche gibi. Ona göre merhamet: zayıfların, düşkünlerin yanında yer almaktır. Onun için merhamet güçlülerin aklını çelmek ve onları yozlaştırmaktır.

Ona göre merhamet üzerine kurulu ahlakı dünyaya kabul ettirerek köleler ve zayıflar güçlülere tarihsel olarak en büyük kazığı atmıştır.

İnsanlara acımamayı öğretmek gerekçesi ne olursa olsun yanlıştır.

Adalet gerekçesiyle merhameti yok saymak dahil buna. Çünkü adalet ve "toplumsal huzur" gerekçesiyle bebeklerin gelecekte suç işlerler diye öldürüldüğünü tanık oldu tarih.

Firavun kahinin uyarısı üzerine o yıl doğmuş erkek çocukları öldürmeyi uygun gördü. Huzur ve devletin devamı için.

Oysa bizim peygamberimiz merhameti, acımayı, ahlakı emreder. Dinin amacının ahlakı yeniden tesis etmek olduğunu buyurur.

"Merhamet etmeyene merhamet edilmez" buyurur. Merhametten maraz doğsa da merhameti terk etmemek gerektiğini tavsiye eder.

@mustafacevikMC