0
Şöyle bir hikaye dinlemiştim:
Allah bir kişiye şöyle bir mesaj göndermiş: "Ey kulum bu gün benden ne dilersen sana vereceğim. Duanı yap. Akşama kadar da müsaade sana. Ancak ne istersen komşuna iki katını vereceğim," buyurmuş.
Adam düşünmüş ne istesem iki katını verecek komşuma. En sonunda karar vermiş ve duasını yapmış.
"Allahım bir gözümü çıkar." demiş.
Müslüman toplumların hali ortada. Haksızlık, hukuksuzluk, adam kayırma, yönetenlere yağcılık garibana haksızlık bir yaşam tarzı olmuştur.
Bu kadar güzel bir dini ters yüz edecek kadar nasıl kötü olabildik.
Bu kadar zalim nasıl olabildik. Bu kadar tembel, bu kadar hırslı, bu kadar ilkesiz bu kadar fırsatçı, fesatçı ve hain nasıl olabildik?
Nasıl bu kadar acımasız olabildik? Nasıl bu kadar hain olabildik?
**
Birinin çıkıp İslam dünyasına şöyle bağırması lazım değil mi?
Siz Müslümanız diyebilirsiniz, ama mü'miniz diyemezsiniz.
Siz ki emaneti ehline vermek yerine taraftarınıza verdiniz.
Siz ki Allah'a itaati kendinize itaatten geçtiğinizi benimsettiniz.
Siz ki elini bile öptürmeyen Peygambere rağmen eteğinizi ayağınızı öptürdünüz.
Siz ki komşusu açken tok yattınız. Siz ki mazlumun ahını duymadınız. Siz ki zalime alkış tuttunuz.
Siz ki Allah'ın adalet emrini kulak ardı ettiniz.
Siz ki adalet diye sadece Hz. Ömer'in efsanelerini anlattınız.
Siz ki kendiniz için istediğinizi başkası için istemediniz.
Siz ki Allah'ın yarattığı dilleri, kültürleri, dönüştürmeye çalıştınız.
Siz ki kavmiyetçilik yasak iken din ve mezhep kisvesi altında ırkçılık yaptınız.
Siz ki tefekkürü emreden ayetlere rağmen düşünmeyi yasakladınız, dinden çıkarma gerekçesi saydınız.
Siz ki "aklını kullanmayanın üstüne pislik boca ederiz" diyen ayete rağmen aklı yok saydınız.
Siz ki elinizden ve dilinizden insanlar emin değil.
Siz Müslüman olabilirsiniz ama Mü'min asla.
Siz "birbirinizi sevmedikçe" mü'min olamazsınız.
Siz birbirinize kılıç çektikçe Müslüman olabilirsiniz ama mü'min asla.
Peygamber üç kez: "Vallahi iman etmiş olmaz. Vallahi iman etmiş olmaz. Vallahi iman etmiş olmaz." buyurdu.
Sahabîler: "Kim iman etmiş olmaz, ya Resûlallah?" diye sordular.
"Yapacağı fenalıklardan dolayı, komşusu güven içinde olmayan kimse!"
**
Ne buyuruyor ayet, birlikte okuyalım:
Araplar: "İman ettik" dediler. De ki: "İman etmediniz. Fakat "İslam (müslüman veya teslim) olduk deyin. İman henüz kalplerinize girmiş değildir. Eğer Allah'a ve Rasulü'ne itaat ederseniz, O, sizin amellerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Hiç şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir." (Hücurat/14)
Müslüman olmak bir statü, Mü'min olmak bir karakter sorunudur.
Mü'min olmak her işinde Allah'ın hatırını unutmamaktır.
Hak'sızlık yapmak sadece bir hukuk sorunu değildir. Bilimde, sanatta, siyasette, ahlakta vs. her alanda Hak'lılık ve Hak'sızlık söz konusudur.
Mü'min tavrı Hakk'ı yaşamın her alanında hissetmektir.