Yunus Emre Kabaoğlu / Analiz

İsrail terör yapılanmasının elebaşı Binyamin Netanhayu'nun İran füzeleri sebebiyle öldüğü iddia ediliyor. Son yayınlanan videoda bile yapay zeka veya dublör kullanıldığı yönünde tartışmalar mevcut.

Bununla birlikte Netanyahu, söz konusu videoda Moğol hükümdarı Cengiz üzerinden başta İslam alemi olmak üzere tüm dünyaya 'istila' tehdidi savurdu. Hz. İsa'yı da diline dolayan Netanyahu, ''İsa Mesih'in Cengiz Han'a karşı hiçbir üstünlüğü yok. Çünkü yeterince güçlü, acımasız ve kudretliyseniz, kötülük iyiliğin üstesinden gelir'' dedi.

Netanyahu, kendini Moğol hükümdarı Cengiz'e benzetmenin yanı sıra bu açıklamayla birlikte kötülüğün tarafında olduğunu bizzat itiraf etmiş oldu.

800 YIL ÖNCESİ GİBİ

Öte yandan İslam dünyasının mevcut durumu, Netanyahu'nun açıklamasında belirttiği gibi Moğol istilası yıllarına bir hayli benziyor.

Moğolların Cengiz liderliğinde 13. yüzyılda başlattığı istila hareketiyle Müslüman ülkeler bir bir yıkıldı. Bu süreçte pek çok kentte büyük katliamlar yapıldı. Müslümanların soykırıma uğraması sıradan hale geldi. Günümüzde de ABD ve İsrail eliyle pek çok Müslüman beldesi istila edilmiş durumda. Katledilen sivillerin sayısı milyonlarla ifade ediliyor.

Sadece Müslümanların ve istilacıların durumu değil; Avrupa'nın tutumu da 800 yıl önce yürüttükleri politikalayla büyük benzerlik gösteriyor. Avrupa bugün İsrail'in yanında fiili olarak yer almıyor, ancak eylemleriyle siyonistlerin işini kolaylaştırıyor. Haçlılar olarak bilinen Avrupalılar, o dönemde de Moğollar ile Müslümanların arasındaki savaşta bir taraf olmamaktan kaçındı. Bununla birlikte 'düşmanımın düşmanı dostumdur' mantığı ile hareket ettikleri için Moğolların galibiyeti Avrupalıların işine geliyordu. Bu sebeple zaman zaman Moğollar ile ittifak kurmaya çalıştılar. Moğolları Müslümanlardan daha büyük bir tehdit olarak gördüklerinde ise Müslümanlara dolaylı olarak yardım ettiler.

Moğol Bağdat Katliam

HALİFE BİLE KATLEDİLDİ

Moğolların 'süper güç' olduğu yıllar ortalama 90 yıl sürdü. Cengiz'in devletinin devamı niteliğindeki İlhanlılar da bu sürece dahildi. İlhanlılar, Hülagü komutasında 1258 yılında o dönem hilafetin merkezi olan Bağdat'a girdi. On binlerce Müslüman yaşlı, kadın ve çocuk ayırmaksızın kılıçtan geçirilirken; Abbasi Halifesi Mutasım Billah vahşice katledildi. Böylece İslam ümmeti başsız kaldı.

Moğollar kısa bir zaman sonra gözlerini Filistin ve Kuzey Afrika'ya dikti. Bu sırada Suriye'de Eyyübiler, Mısır'da ise Memlükler bulunuyordu. Moğollar, zaten zayıflamış olan Eyyubileri dağıttı. Böylece İslam dünyasında Moğolları karşısında durabilecek tek organize güç Memlükler kaldı.

Yaklaşan Moğol istilasına karşı devrin din alimleri büyük bir 'uyandırma' çalışması başlattı. Alimlerin etkisi ve yaşanan bazı gelişmeler üzerine Memlükler, Kahire'den harekete geçerek Filistin'de bulunan Ayn Calut bölgesinde Moğollarla karşı karşıya geldi.

MOĞOLLAR 'YENİLMEZ' SANILIYORDU AMA...

Savaştan önce Moğollar psikolojik üstünlüğe sahipti ve bu savaşı da kazanacakları düşünülüyordu. Memlükler ise İslam dünyası adına Moğolların önündeki son kaleydi. Moğolların kazanması halinde sadece Filistin ve Kuzey Afrika değil, Endülüs bile tehlikeye düşebilirdi.

Bununla birlikte Memlükler yükseliş dönemlerinin başındaydı. Güçlü ve disiplinli bir ordu kurmuşlardı. Ayrıca Moğolların taktiklerini büyük oranda çözmüşlerdi. Baharat Yolu'nu kontrol ettikleri için zenginleşmişler ve bu sayede ordularını iyi şekilde donatmışlardı.

İki ordu, Filistin'deki Ayn Calut bölgesinde karşılaştı. Memlüklerin komutanı Sultan Seyfeddin Kutuz stratejik bir dehaydı. Suriye sahasından gelme efsanevi komutan Baybars da bu savaşta öncü birliği kumanda ediyordu. Memlüklerin son derece etkili bir mücadele verdiği savaş, Müslümanların galibiyetiyle sonuçlandı.

Ayn Calut Zaferi, dünya tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. Bu zafer, Moğolların aldığı ilk ve büyük yenilgi olmasının yanı sıra Moğolların 'yenilmez ordu' algısını yerle bir etti. Müslümanların ise yüzyıllar boyu süren yükseliş sürecini başlattı.

AYN CALUT'TAN VİYANA KAPILARINA

Birliği yeniden sağlayan Müslümanlar, devam eden süreç içerisinde farklı devletler adı altında Avrupa'nın ortalarına kadar yürüdü. Viyana'nın kapılarına dayandı, hatta İtalya'nın güneyine kadar ilerledi. Dünya kültür ve medeniyet mirasına derin izler bıraktı.

Kızılelma-6

DEMİR MÜSLÜMANLARIN ELİNE GEÇTİ

İslam alemi bugün de Moğol dönemi gibi dağılmış ve istila edilmiş halde, ancak bu durum hızla değişiyor. Özellikle Türkiye'nin dünyadaki yükselişi Orta Doğu'yu da etkiliyor ve bölge ülkeleri Türkiye'ye yakınlaşıyor. Ayrıca İsrail'in saldırıları ve ABD'nin Arap ülkelerini yüzüstü bırakması, bu yakınlaşmayı destekliyor.

Diğer yandan, dünya insansız teknolojiler çağına girdi. Bu gelişme savaş alanına da yansıdı. Türkiye Silahlı İnsansız Hava Araçları alanında küresel piyasayı domine ediyor. İnsansız kara ve deniz araçlarında da büyük atılımlar yaptı.

Ordu kıyılarında İHA paniği
Ordu kıyılarında İHA paniği
İçeriği Görüntüle

İstanbul'un ticaret merkezi olurken, Anadolu Asya'dan Avrupa'ya uzanan ticaret yolunda kilit merkez haline dönüştü.

Ekonomik gelişmeler sayesinde Türkiye ordusunu kapsamlı şekilde donattı. Teknolojik gelişmeler ise kendi kendine yetebilen bir savunma sanayini beraberinde getirdi.

Türkiye ayrıca diplomatik girişimleri sayesinde Afrika, Kafkasya, Balkanlar, Orta Asya ve Orta Doğu gibi dünyanın çeşitli bölgelerinde adından söz ettiriyor.

AKSA TUFANI KİLİT ROLDE

İsrail ise 2023'teki Aksa Tufanı Operasyonu ile büyük yara aldı. Tel Aviv'in oluşturmaya çalıştığı 'Yenilmez ordu' ve 'kuş uçurmayan istihbarat' algısı çöktü. Siyonistlerin Asya ile Avrupa arasında ticaret yolu kurmak için uğraştığı Güney Koridoru projesi de suya düştü.

Özetle; ABD ve İsrail'in oluşturduğu Siyonist ittifaka güvenen Netanyahu kendini Cengiz'e benzeterek İslam dünyasına Moğol istilasını hatırlatıyor, fakat mevcut şartlar olayların 'Bağdat'ın düşüşüne değil Moğolların Ayn Calut'a yaşadıkları büyük hezimete' doğru gittiğini gösteriyor.

Muhabir: Haber Merkezi