0

Rusya'nın önce Kırım'ı ilhak etmesi ardından Ukrayna'ya da müdahil olması ile birlikte ABD ve AB, Rusya'ya karşı yaptırımlar uygulamaya başladı. Ukrayna krizinden ötürü AB ve ABD ile ilişki krizi yaşayan Rusya'nın dış ticaret politikasında aldığı yeni kararlar Türkiye'nin lehine oldu. BRICS içerisinde Çin ile birlikte başat rol alan Rusya, AB'ye karşı restini bölgesel işbirlikleri ile çeşitlendirmek istiyor. Özellikle Türkiye ile yapıla(n)cak ikili anlaşmaların artığını görüyoruz.

Soğuk savaşın sona ermesiyle birlikte 90'lı yılların başında Türkiye-Rusya ilişkilerinde yukarı doğru bir ivme yaşandı. Özellikle de Laleli olarak bilinen tekstil bölgesi bu dönemde maddi açıdan ihya oldu diyebiliriz. Rusya, Batı yaptırımlarına karşı rest çekerek, alternatif pazarları kullanmaya başladı. Rusya yılda 50 milyar $ tarım ürünü ithal ederken, Türkiye sadece 2 Milyar $ pay alıyor. Meyve, sebze, et, balık ve süt ürünlerini AB, ABD ve Kanada'dan ithal eden Rusya, ilgili ülkelerle ticaretini yasaklayarak ihtiyaçlarını karşılamak üzere Türkiye başta olmak üzere çevre ülkelerden talepte bulundu. Rusya'ya yaptırım uygulamayan Türkiye, bu yasaklar nedeniyle ihracat hacmini genişletmek için üst düzey görüşmelerde bulunuyor.

Yakın zamana kadar Antalya ve Mersin başta olmak üzere Akdeniz ve Ege Bölgesi vilayetlerinde tarım ihracatı, İstanbul ve Bursa gibi sanayi ve ticaretin geliştiği yerlerde, Rusya'nın bürokrasi-izin adı altında bir takım yaptırımlarla birçok ihracat firması ciddi zararlar ediyordu. Özellikle domates ihracatları kamuoyunda uzunca bir süre tartışılmıştı. Sanırım bu dönem de yaşanılan olumsuzlar tekrar etmeyecektir. Aksi halde geçmişte yaşanılan olumsuzlardan ötürü Türkiye-Rusya ekonomik ilişkilerinde arzulanan artış sekteye uğrayabilir.

Mısır ve Özbekistan faktörü

Rusya'nın batılı ülkelere karşı aldığı "karşı yaptırım" kararı, Mısır ve Özbekistan'ı da memnun etti. Rusya uzun yıllardır Özbekistan ile yakın ilişkileri sürdürüyor.Özbekistan, 2014-2016 yıları arasında Rusya'ya yaptığı meyve ve sebze ihracatını iki kat arttırmayı hedefliyor. 2013 yılında Rusya'ya 200 bin ton meyve ve sebze ihraç eden Özbekistan'ın bu ticaretten geliri 300-350 Milyon $'dı. 2014 senesinde bu rakamın 250-300 bin tona ulaşması öngörülüyor. Bu da, Özbekistan'ın meyve ve sebze ihracının % 80'ine tekabül ediyor.

Mısır'da darbeci cumhurbaşkanı Sisi ilk yurt dışı ziyaretini Rusya'ya yapmıştı. Putin-Sisi ile ilişkileri geliştirmek istiyor. Mısır, Rusya'nın önemli tarım ithalatçı ülkelerinden. En son Soçi'de görüşen iki lider Rusya ve Mısır arasında Gümrük Birliği arasında ticari serbest bölge kurulması konusunun değerlendirdiler. Mısır geçmiş yıllara nazaran % 30 artırdığı tarım ürünleri satışını önümüzdeki dönemde de % 30 artırmayı planlıyor. Rusya'nın Mısır'dan ithal ettiği tarımsal kalemlerin başında portakal, patates ve soğan yer alıyor. Diğer taraftan,Mısır'ın tahıl ihtiyacının % 40'ı da Rusya tarafından karşılanıyor. Rusya, Mısırlı şirketler için bazı gümrük kolaylıkları sağlayacağını ifade ediyor.

Sonuç olarak Türkiye ve Türk Şirketleri başta tarım ve tekstil olmak üzere Rusya ile birçok alanda işbirliği yapmalıdır. Ortadoğu pazarının şu sıralar oldukça hareketli olduğu günlerde Rusya gibi büyük bir pazarın, ülkeye pozitif girdi olması hasebiyle oldukça önem arz etmektedir. Zira Mısır ve Özbekistan gibi birçok ülke bu pazardan pay alabilmek için yarışırken, Türkiye bu fırsatı kaçırmamalıdır. Rusya'nın içinde bulunduğu bu durum, ikinci Laleli dönemini başlatabilir.