0
Lanet olası savaş arabaları yola çıktı geliyor. Dünya Kobani ve IŞİD ile meşgul edilirken, kayıplarla birlikte son 3 yılda 300 bin masumu katleden Arap ırkçısı-laik-Baasçı katil Beşar Esed talimatıyla büyük soykırımlar devam ediyor. Bu hunhar saldırıların ardından, son 3 yılda boş tehditler savurmaktan öteye gitmeyen ve dostlar alışverişte görsün kabilinden, sadre şifa olmayan açıklamalarla yetinen bazı güçler, Türkiye'nin itelemesiyle de olsa harekete geçmiş görünüyor. Beş dakika içinde üçerli takımlar halinde savaş lobileri oluştu. Başını ABD, Fransa, İngiltere, Rusya, Çin ve İran İslam Cumhuriyeti'nin çektiği savaş lobisinin, karşılıklı olarak nasıl bir karar verip uygulayacağını/uygulamayacağını bekleyip göreceğiz.
Acaba bu demokrasi aşığı-insan hakları şampiyonu Batılı güçler; 300 bin masum insan katledilirken, hapsedilirken; milyonlar yurtlarından çıkıp onlarca ülkede sefalet içinde mülteci olurken neredeydiler? Nasıl olsa akan kan Müslüman kanıydı. Ne kadar çok akarsa o kadar iyiydi onlar için. Diğer taraftan da İslam dünyasının en iyi savaşan ekipleri de birbirlerini öldürüyorlar. Haçlı ve Siyonistler için bundan daha güzel bir durum olabilir mi? Düşmanlarına tek kurşun atmadan, para-zaman ve enerji harcamadan yok olup gidiyorlar. Katil Esed aslında bu canilerin ruh ikizidir. Fransızların Cezayir'de, Tunus'ta; İngilizlerin Afrika-Hindistan-Kuzey Amerika ve Arap coğrafyasında, Amerikalıların dünyanın dört bir yanında icra ettiği toplu katliamların bir benzerini de Esed yapıyor.
Şimdiye kadar timsah gözyaşı döken, katliamları ellerini ovuşturarak izleyenlerin devreye girerek; Kobani için IŞİD'e karşı bir operasyon yapmalarını samimi bulmuyorum.
Çok kısa süre sonra göreceğiz bizim coğrafyamızda çevirdikleri kanlı filmin senaryosunu; karanlık komplolarını ve tezgahladıkları kirli hadiseleri. Allah subhanehu ve teala Müslümanlara karşı kurdukları tuzakları başlarına geçirsin ve mü'min kadın, erkek ve çocukları korusun. Rahman'ın melekleri Şam'ın üzerine kanatlarını gersin. Amin.
Bu kirli hadiselerin olduğu, kalplerimizin ve zihinlerimizin gam ve kasvete büründüğü bu zamanda, gelin Rasulullah'ın (sav) Şam ve Suriye ile ilgili hadislerle ferahnak olalım. Alıntıladığım son hadis, geçen yıl bir kimyasal saldırı ile 2 bin masum çocuk ve kadının katledildiği Şam'ın Guta bölgesi ile ilgili. O ne söylerse heva ve hevesinden değil, Allah'tan aldığı vahiyden söyler.
Zeyd ibn-u Sabit (r.a) anlatıyor:
"Biz bir gün Resulullah'ın (sav) yanında idik. Parçalar üzerinde Kur'an tanzim ediyorduk. Aleyhisselatu vessellem: "Şam'a ne mutlu" buyurdular. Ben "Bu mutluluk nereden geliyor ey Allah'ın Resulü" diye sordum.
"Çünkü" buyurdular, "Rahman'ın melekleri Şam'ın üzerine kanatlarını geriyorlar."(Tirmizi, Sünen, Menakıb 3949)
İbn Havale (r.a) anlatıyor: "Resulullah (sav) buyurdu ki: Sizler savaşçı olacaksınız. Bu iş, sizin bir kısım toplu gruplara ayrılmanıza müncer olacak. Şam'da bir grup, Yemen'de bir grup Irak'ta bir grup!"
Ben: "Ey Allah'ın Resulü!", dedim. "O güne erdiğim takdirde (bunlardan en hayırlısı hangisi ise şimdiden) bana seçiverin!" dedim.
"Öyleyse dedi, sana Şam'ı tavsiye ederim! Çünkü orası, Allah'ın arzında mümtaz kıldığı yerdir. Allah kulları arasında seçkin olanları oraya tahsis eder.Ancak oraya gitmekten imtina ederseniz, size Yemen'i tavsiye ederim. Oradaki havuzlardan için, derim. Zira Allah, Şam ve ahalisini (fitnelerden koruma hususunda) bana garanti verdi." (Ebu Davud, Sünen, Cihad, 3483)
Ebu'd - Derda (r.a)den, Rasûlullah (s.a)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Büyük savaş gününde Müslümanların çadırı (kalesi) Şam'ın en hayırlı şehirlerinden olan Dimeşk adındaki şehir tarafındaki Guta'da olacaktır".
(Ahmed b. Hanbel VI, 25. Sünen-i Ebu Davud)
İKİ DOĞU ve İKİ BATI'nın Rabbine emanet olun...