0

Türkiye normalleşirken dünya anormalleşmeye mi gidiyor yoksa?

Son günlerde Türkiye'nin yeni stratejiler geliştirerek Rusya ile yeniden yakınlaşması, enerji yollarına hakim olma, ulaşım ağlarını kontrol etmeye yönelik ciddi çalışmaları, İsrail ile denge politikaları oluşturması birilerini rahatsız etmiş olmalı ki İstanbul'da hem de havalimanında bombalar yeniden patlamaya başladı.

Terör elbette küresel bir tehdit ama asıl amacının mazlumların haklarını savunan Türkiye'nin yükselişine karşı olsa gerekir.

Yıllardır batılı güçler her türlü taşeron güçleri de kullanarak Ortadoğu'yu kan gölüne çevirmiş olmalarına rağmen istediklerini elde edememenin verdiği yenilmişlik psikolojisi ile siyasi boşluk yaratarak gizli varlıklarını devam ettirme çabasına girmişlerse de bunda da başarılı olamamışlardır.

Bir tarafta kurulmakta olan yeni bir dünya düzeni, diğer tarafta, Avrupa'daki gelişmeler, İngiltere'nin durumu, Birleşik Krallığı oluşturan İskoçya ve Kuzey İrlanda ana karadan ayrılıp kendi bağımsızlıklarını ilan etme kararı alması, Türkiye-Rusya yakınlaşması, Batılı güçlerin bütün taşeron örgütleri kullanmalarına rağmen Ortadoğu'da istediklerini elde edememeleri, bu terör saldırısının nereden geldiği hakkında ipuçları verecektir.

Amerika'nın serkeşliklerine denge politikaları ile cevap veren Türkiye'nin yüzleşmesi gereken sınavları vardır.

Dil kalbin tercümanıdır elbet. Kimin dost kimin düşman olduğu da bu tür musibetlerle hemen kendini gösteriverecek, ağızlardan çıkan kelimler kalplerinde gizlediklerini tercüme ediverecektir.

Dünyanın başka bir yerinde bombalar patlarsa suçlu teröristlerdir, ama Türkiye'de patlarsa suçlu devlettir, halkı için çalışan Müslüman idarecilerdir.

Zulmün yanında yer alan güç odakları, mazlumu arkadan vuran birlikler, dünyayı kana bulayan ihtiraslar ve bunların arkasında olanlar bir bir yok olmak için kadere tutsaklar aslında. İşte bu yüzden zulme sessiz kalanlar, mazluma gözlerini ve kulaklarını kapayanlar, mazlumun ahları ile paramparça olup yok olacaklar.

Gizli istihbarat teşkilatları taşeron örgütler adıyla işledikleri terör saldırılarının Yükselen Türkiye'yi durdurabileceği hayalindeler.

Görünen o ki Avrupa kendi içinde hesaplaşacak, İngiltere Londra'ya, Fransa Paris'e, Almanya Berlin'e, ABD Washington'a mahkûm olacak çok kısa bir süre içinde.

Bütün bu oluşumlara alternatif olarak bütün parametreleri ile tarihi hatalarından ders alarak yeniden dünya siyasetine yön vermeye çalışan, bütün krizlerin üstesinden el çabukluğu ile gelen, askeri ihtiyaçlarını kendisi karşılayabilen, üretimini kendisi yapabilen, Avrupa'nın ve Dünya'nın en büyük havalimanlarını yapıp dünyaya meydan okuyan bir ülke elbette hoş karşılanmayacaktır.

İşte bu sebepten yükselen bir Türkiye'nin dünya sahnesinde stratejiler geliştirip denge politikaları uygulamasına dişlerini bileyenler, homurdananlar, yeraltı teşkilatları ile işbirliği içine girenler olacaktır.

Boğulmakta olanın kurtuluş için yılana sarıldığı gibi bu odaklar da varlıklarını biraz daha devam ettirebilmek için masum insanları hedef alan terör örgütlerinden medet umacaklar, onları kendi emelleri için kullanacaklardır.

Dünya durdukça ne savaş bitecektir ne de barış. Kimi zaman barış hakim olacak, kimi zaman da savaş, ama kesin bir gerçek var ki, o da adalet için var olanlar kazanacaktır.

Adalet anlayışı herkese göre farklı olabilir. Hırsıza göre çalmak, katile göre öldürmek, zalime göre zulmetmek, terör devletine göre terör estirmek, şeytana göre Adem'i cennetten kovdurmak adalet olarak algılanabilir.

Adalet göreceli olduğuna, kişiye göre tanımı ve anlamı değiştiğine, neye göre, hangi değerlere göre adalet gerçekleşecektir sorusunun cevabı da aslında herkesin bildiği bir gerçektir.

Adalet kitaba göre olmalı, yani bütün varlıkları yaratan ve yaratırken de boş bırakmayan yüce Yaratıcı'nın prensiplerine göre olmalıdır. İşte o zaman adalet tesis edilebilir. Zalim ile mazlum, haklı ile haksız gün aydınlığı gibi görünür olur.

Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi terör odakları ile işbirliğine girerlerse girsinler, isterlerse dünyanın en gelişmiş silahları ile üzerimize gelsinler, biz bir oldukça, diri durdukça onlar sonunda kaybedeceklerdir.

İstanbul terör saldırısında canlarını kaybedenlere rahmet, geri kalanlara da sabır dilerim. Bütün milletimizin başı sağolsun.