0
Yeni bir gündem oluştu Türkiye' de bir kısım siyasiler seçim barajı düşsün bu demokratik değil naraları atmaya başladılar. Bu Türkiye adına intihar olur. Neden mi? Anlatalım…
Türkiye çok partili parlamenter sisteme geçtikten sonra birçok hükümetler geldi geçti siyaset sayfasından. Başarılı hükümetlerin genelde tek başlarına iktidar olmuş partilerden çıktığını yaşı müsait olanlar müşahede ettiler, biz gençler ise kitaplardan, video kayıtlarından ve büyüklerimizden dinlediğimiz kadarıyla anlamaya ve bilgi edinmeye çalışarak öğrendik.
Menderes hükümetinin ekonomik başarıları bir yana, ezan – ı muhammediyye 'ye yapmış olduğu iade – i itibar ve Osmanlı hanedanını Türkiye topraklarına yeniden getirmiş olması hasebiyle gayet başarılı kabul ediyoruz. Her başarılı iktidara yapılan '' diktatör '' yaftaları o zamanlar merhum Menderes' e yapıştırılmakla kalmamış, kendisinin idamıyla son bulan haksızlıklar silsilesi herkesin yüreğinde bir burukluk ve Türk demokrasi tarihine vurulan bir sekte, bir kara leke olarak akıllarda yerini almıştır.
Takip eden süreçlerde ise bir dizi koalisyon hükümetleri ve bu hükümetlerin getirdiği siyasi istikrarsızlık, başarısızlık ve tabii sonucu olarak da ekonomik olarak onlarca problem yine herkesin hafızasında kadim bir yer edinmiştir.
Seksen darbesinden sonra Allah'ın bir lütfu, seçmenin darbecilere verdiği bir '' balans ayarı '' olarak iktidara gelen merhum Turgut Özal her ne kadar Türkiye'yi iktisadi manada refaha çıkarsa da, Türkiye her ne kadar otoyollar ve bir çok burada zikredemeyeceğimiz hizmete onun döneminde kavuşsa da bir malum kesim tarafından '' diktatör '' yaftasına maruz kalmaktan kurtulamamıştır. Bilenler bilir serbest piyasa ekonomisini uygulayarak yetmişlerdeki yağ, şeker, gaz ve ekmek kurularına son veren merhum Özal yine bir güruh tarafından sahih olarak kabul edilmemekle beraber kendisinin akıbeti de ne yazık ki erken ölüm (!) olmuştur. Biz takdir–i ilahi diyelim yine de. Eceliyle öldüğünü yemedik fakat hala '' gargara '' yapmaya devam ediyoruz.
Özal'dan sonra çok partili koalisyonlarla Türkiye'nin yaşadığı rezillikleri bilmem anlatmamıza gerek var mı? Ekonomik olarak dibe vurmuş bir Türkiye, sağlık ta yaşanan skandallar, emekli maaşı kuyruğunda can veren yaşlılar, kamu iktisadi teşekküllerinde yaşanan yolsuzluklar ve daha neler neler …
Bir ara Erbakan hükümeti "havuz sistemi" , asgari ücrete ve memur maaşlarına yüksek zamlarla ülkeyi tam ayağa kaldıracakken malum '' 28 şubat '' ..
Şimdi tüm bunları göz önüne aldığımızda görüyoruz ki Türkiye'nin koalisyon hükümetlerine şu durumda karnı tok. Aklıselim seçmeninde böyle bir talebi olmadığını hepimiz biliyoruz.
Birkaç azınlık grup vekil çıkarmak suretiyle mecliste fitne çıkaracak ve koalisyon hükümetleriyle Türkiye bir kez daha makûs talihine yenik düşecek. On yılda müthiş bir ivme yakalayan güzel ülkemiz bir kez daha paçasından aşağı çekilmek suretiyle karanlık günlere geri dönecek.
Bu bir komplo teorisi değil! …
Zira her şey yaşananlar ile sabit. Bu sebeplerden ötürü Türkiye'de seçim barajı belki % 2.5 puan aşağı çekilebilir oda belki. Fakat seçim barajının düşmesine ne demokrasimiz hazır, ne de halkımız bir kez daha kuyruklara girip, hastanelerde rehin bırakılmaya hazır!