0
Bu kavramın anlaşılması konusunda bazı kafaların karışık olduğu ortada. Bazıları ise bunun ne anlama geldiğini bal gibi biliyor fakat işi yokuşa sürüyorlar. Ergenekon basını bünyesindeki bir TV kanalında resmi tarih tezcisi İlber Ortaylı yarım ağızla "neymiş bu yeni Türkiye efendim" dedikten sonra almış olmakla övündüğü Fransız terbiyesini bir tarafa bırakarak "bok kurarsınız" diyebiliyor mesela.
Yeni Türkiye kavramının daha iyi anlaşılabilmesi için Eski Türkiye'nin ne olduğunu bilmek şart.
Eski Türkiye, Kürt'lerle birlikte bir ülke kurup ardından Kürt'leri Büyük Britanya'ya üç kuruşa satmaktır. Yeni bir ulus yaratacağım diyerek millet-i sadıka olarak bilinen Ermeni'leri katletmek, Osmanlı'da bile özerk yapısını korumuş Dersim'e girip çoluk çocuk, kadın yaşlı demeden mağaralarda fare zehiri ile Alevi'leri öldürmektir. Eski Türkiye, Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyetinin kurucu halklarından olan Kürt'leri yok etmeye çalışmak, yok edemeyince asimilasyona tabi tutmaktır. Eski Türkiye, rektörlük unvanını zamanın Milli istihbarat teşkilatından almış rektörlerin, üniversitenin kapısından kız öğrencileri başörtülü olduğu için geri çevirmesidir. Eski Türkiye, ülkeyi bir üçüncü dünya ülkesi seviyesinde tutmak, elit bir sınıf dışında halkı sersefil etmektir. Eski Türkiye, her 10 senede bir darbe demektir. Halkın olan paraların durmadan Avrupa bankalarına kaçırılmasıdırda aynı zamanda. Eski Türkiye'de hayat İlber Ortaylı'nın da içinde bulunduğu ballı sınıfa güzeldir hep. Özetlemek gerekirse İttihat ve Terakki'dir eski Türkiye.
Yeni Türkiye'de ise şizofrenik beyinlerinde yarattıkları vatandaş tarifi ile bir Ermeni ve Alevi katliamına yer yoktur. Üç kuruş etmez adamlar istedi diye bu toprakların asli unsuru olan Kürt'ler yok sayılamaz, asimile edilemez. Oligarşik yapı rütbe kaybeder. Ülke kaynakları Avrupa bankalarına aktarılmaz. Kişi başına düşen milli gelir 2 bin dolardan 11 bin dolara çıkar ve trend yukarıyadır. Ülke, gününü gün eden ayrıcalıklı sınıfın içe kapattığı (kendileri hep yurtdışındadır) değil, dünyaya açık ve rekabet halinde bir ülkedir.
Bu kavga eski Türkiye'de diretenlerle ile yeni Türkiye'nin kavgası. Galibi ise çoktan belli oldu.
Hitler'in Türkiye'deki karşılığı CHP ve MHP'dir
Gladyo'ya bulaşmamış vicdan sahibi Avrupa'lı ve Amerika'lılar "AK Parti seçim üstüne seçim kazanıyor, halkın bu tercihine saygı duymak lazım" dediğinde, bizim sözde demokrat, özünde ultra faşistlerimiz "Hitler de seçim kazanarak geldi" cevabını yapıştırır hemen. Bu cevabı kendilerince çok zekice buldukları yüz ifadelerinden de belli oluyor. Tarih bilmezseniz böyle "smart ass"likler yaparsınız tabi...
Adolf Hitler Alman Nazi Partisinin (NSDAP) lideridir. Tam açılımının "National Sozialistische Deutsche Arbeiterpartei"olduğu kitleler tarafından pek bilinmez. Yani Alman Ulusçu Sosyalist İşçi Partisi. Hitler saf bir Aryan ırkı yaratma düşüncesindeydi. Bu saf ırkın dünya hakimiyeti rüyası peşindeydi. Bu amaçla Alman olmayan tüm halkları önce Almanya'dan sonra tüm Avrupa'dan silecekti. Şimdi, bu anlayışın Türkiye'deki karşılığı İttihat ve Terakki olarak Ermeni katliamını yapmış ve aynı geleneğin devamı olarak Dersim katliamını işlemiş, azınlıkları ülkeden kovup mallarına çökmüş, Kürt'leri asimilasyona tabi tutmuş CHP-MHP midir, yoksa 13 senelik hükümetliği boyunca Ermeni'lerden ve Alevi'lerden devlet adına özür dileyen, Kürt kimliği inkarına son veren, Kürtçe'yi nerdeyse Türkiye'nin ikinci resmi dili haline getiren, etnik ve dini azınlıklara haklarını geri veren Erdoğan ve partisimidir? Bir Alman hayranı olan Türk ulusçusu (nasıl oluyor diye sormayın, oluyor işte) İlber Ortaylı bunun cevabını gayet iyi bilir..
Order out of chaos!
Ülkeleri, Avrupa'lı ve ABD'li bir kaç aile yönetiyor. Çünkü paranın yüzde 90'nına hükmediyorlar. Sloganları ise "Order out of chaos". Kaos yarat ve çözüm için tek adres ol. Dünyanın her noktasında meydana gelen çatışmaların ardında bu Gladyo yapısı var. Avrupa ve ABD'de finans yapılarının büyük bölümüne sahipler. Devlet dediğimiz şey sadece bunların legal yüzü. Abraham Lincoln, ABD Central Bank'a yani bu yapıya kafa tuttuğu için öldürüldü. ABD başkanlarından James Garfield "para birimimizi kim tedarik ediyorsa bütün ticareti ve bütün insanları o kontrol ediyor" deyip bir yerleri işaret etmesinin üzerinden çok geçmeden suikaste kurban gitti. Tayyip Erdoğan'ın merkez bankası ve faiz lobisiyle kavgası Abraham Lincon'un "Central bank of United States of America" ile olan mücadelesine benziyor. Bu kavga Abraham Lincoln'ün hayatına maloldu. Amerika tarihine "Assassination of President Abraham Lincoln" (Başkan Lincoln suikasti) olarak geçti. "Assassin" kavramı Avrupa literatürüne Hasan Sabbah'ın siyasi cinayetlerinden geçmiştir. Assassin kelimesinin kökeni Arapça "Hashishin"dir, yani "Haşhaşi".
Sahi! Başkan Tayyip Erdoğan'ın korunması, olası bir "assassin"i engelleyebilecek düzeydemi?
Söylenmese eksik kalırdı
"Jı qanûnên welatê mirovekî, qanûneke wî hê bilindtir heye ku ew jî wicdan e."
"Bir insanın ülkesinin yasasından daha yüce bir yasası vardır, o da vicdan yasasıdır." -David Thoreau-