Türkiye, Pakistan ve Katar’ın katkıları ile ABD ile İran arasında ateşkes anlaşması imzalandı. Deniz ablukası bitti, petrol tankerleri Hürmüz’den geçmeye başladı. İran, döşediği mayınları temizleyecek. ABD, Körfez ülkelerinden 300 milyar dolarlık fon oluşturarak yıktığı İran’ı inşa ettirecek. En önemlisi İran’a yarım asırdır uygulanan yaptırımların kaldırılmış olması.
Ateşkes anlaşması ile İran’ın en büyük kazancı on yıllardır dondurulmuş olan varlıklarının çözülmesi. En büyük tavizi ise nükleer silah üretmeyeceğine dair taahhüdü. Sürpriz olan, İsrail’in bu anlaşmanın dışında tutulması. ABD, hem Lübnan’da İsrail’in elini kolunu bağladı, hem İran ile yapılan anlaşmanın dışında tuttu. Böylece İsrail, ABD’den ciddi bir tokat yedi.
ABD ve İsrail’de Kasım ayında yapılacak seçimler dikkate alındığında ateşkes ellerini rahatlatacak. ABD, Körfez çevresine yaptığı dev yığınağı kaldıracak. İran’ın hangi nükleer imkanlara sahip olacağı ise önümüzdeki aylarda masaya yatırılacak. En önemli maddelerden biri İran’ın petrol satışı, nakliyesi ve bankacılık işlemlerinin serbest bırakılmış olması...
***
ABD ile İran arasındaki anlaşmayı ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan imzaladı. Pezeşkiyan’ın öne çıkarılması, İran ruhani liderliğinin ikinci plana itildiğinin göstergesi. İmza töreninden sonra Trump’un söylediği “Lübnan’ı Suriye’ye bırakma” sözü ise Türkiye’nin bu konuda ne kadar etkili olduğunun ilan edilmesi oldu.
Bu anlaşma ile birlikte ABD, Orta Doğu’daki bölgesel güç merkezlerini tanıdığını resmen ilan etti. Böylece Türkiye ve Pakistan ile birlikte İran da bölgenin önemli güç merkezi olarak öne çıktı. Ateşkes anlaşmasının “İslamabad Mutabakatı” ismini taşıması uluslararası düzeyde Pakistan’ın elini güçlendirdi. Anlaşmada Suudi Arabistan ve Mısır’ın da önemli rolü var.
ABD’nin tüm dünyada petro-dolar konusundaki hegemonyası devam etse de bölgesel liderlikler gün geçtikçe güçleniyor. İsrail ve ABD’nin yerle bir ettiği İran’da şimdi tam bir seferberlik başlayacak. Bu yeniden inşa faaliyetinde Türk işadamlarına da büyük iş düşüyor. Suriye’den sonra şimdi İran ve Körfez ülkelerinde işler yoğunlaşacak, giden kazanacak.
***
Geçen hafta, son seçimlerden sonra Ermenistan’ın Türkiye ve Azerbaycan ile bütünleşeceğini yazmıştım. Kaçak olarak Türkiye’ye gelip çalışan Ermeniler’den bahsetmiştim. Bir okuyucum Sultanahmet bölgesinde çalışan Ermeniler’in durumunu yazdı. Kuyumculuk sektörü başta olmak üzere turizm alanında ciddi miktarda Ermeni vatandaşının çalıştığını söyledi.
Bu da bölgenin gerçeği. Ekonomik mecburiyetler, Ermeni diasporasının pompaladığı düşmanlığı engelliyor. Yoğun bir inşaaat faaliyetinin sürdüğü Zengezur Koridoru’nun açılması ile birlikte Türkistan, Çin, Hindistan ve Avrupa ile ticari faaliyetler artacak. Irak’ta inşaatı devam eden bir diğer kara ve demiryolu projesi ise “Kalkınma Yolu Koridoru”.
Türkiye, son dönemde ticaret ve enerji projelerine ağırlık verdi. Orta Doğu ülkeleri ile kurulan köprüler artıyor. Yani yeni İpekyolları yapılıyor. Son olarak ilan edilen İstanbul – Medine demiryolu projesi, Sultan II. Abdulhamid Han döneminde inşa edilen devasa tren hattının yeniden hayata geçirilmesini hedefliyor. Bizi Resulullah’a demir ağlar yeniden bağlayacak.