0
Her daim sanatkarlığı unutulmaması gereken Allah, bizde ki uzuvlara ayrı görevler programlamış… Hepsi vazifesini ahenk içinde yapınca sağlığımız ve huzurumuz yerinde olur… Bir uzvun görevini bir diğeri yapamaz; kulak beyin olamaz, göz yürek olamaz… Gece uyurken, kulağın hassaslığı, tehlike anında gözün açılması savunmanın devreye girmesini sağlar. Kulağın iyi görev yapması, hassaslığı güvende olmamızı sağlar... Allah korusun duyarlılık, refleks olmasa idi, kulaktan, burundan girecek bir zehirli böcek rahatlıkla işimizi bitirirdi. Sağlam kulak, sağlam göz vücudun sakinlerini de rahatlatır. İşitmek hassasiyeti, görmede netlik, akıl efendiye yol gösterir. Refleks bile bu ikilinin randımanı ile devreye girer tehlikeyi yok eder.
Yıllarca devletimizin, milletimizin içine böcekler, kurtlar girdi; kulaklar, gözler, reflekslerimiz başka tellerden çalarken... Duyarsız ve bizim olmayan gözümüz, kulağımız yüzünden içimize doluşan yabancı cisimler, hazımsızlık verdi şişkinliğimiz oldu, huzursuzluk verdi. Herkes büyüyüp serpilirken, uzayda volta atarken, bilimin derinliklerine dalarken, bizim bozuk kulağımız ve gözümüz dikkatimizi, bilinçle atılan içimizdeki tehlikelere çevirdi…
Şimdi MİT bizim MİT'imiz; 78 milyonun… Bizim için çalışıyor, bizim için koşturuyor ve bizim topyekûn doğrulmamızı sağlıyor... Milletin MİT'i kendinden oldu mu, hele birde böyle kahraman, o zaman elin iti topraklarımızda havlayamaz... Yüz yılı aşkın o kadar havladılar ki, bu toprakların temiz insanlarını öyle bir zehirleyip, birbirine düşman ettiler ki, en kötüsü de Ortadoğu da havlayarak aklı karışmış Arapları Osmanlıya, bizdeki cahili de Arap'a düşman ettiler… Bu alçaklar öyle kötü havlıyorlar ki, halen İslam Âleminde tam birlik sağlanamadı. Güçleri ile yapamayacakları tahribatı bizim insanımızla bize yaptırdılar… Devletin istihbaratı ve başındaki milletten yana oldu mu gövdeye kurt, böcek giremez.
Her insanın karakteri, becerisi farklıdır. Her kurumdaki başarılı insanlar bütünün sağlam olmasını sağlar. İstihbarat ise her babayiğidin işi değildir. Canıyla başıyla milletin menfaatine feda olabilecek yiğit ister. Erdoğan geldiğinden beri, Türk, Kürt birbirini sevmeye başladı… Bu sevgi tohumlarının ekilmesinde istihbaratın da emeği oldu, Çözüm Sürecinde düğümleri çözmeğe büyük bir emek verdiler… Bu başarının başındaki devletin kahraman evladı Hakan Fidan, az kalsın siyasete geçmekle kuruyacaktı.
Fidan, millet için iyi kulak, iyi göz oldu. İlk defa bu millet endişesiz yastığa baş koymaya başlamıştı… Allah'tan Erdoğan'ın samimi itirafı; birkaç kez siyasete girmesine olumsuz baktığını dile getirmesi, Fidan'ın millet lehine, istihbaratı dev çınar haline gelmesini sağlayacak geri dönüşü oldu. Hakan Fidan'ın usul erkan bilip, devletin başındakinin rızasına göre hareket etmesi ve görevine dönüşü sevindirici oldu. Allah vatana millete hayırlı etsin. İnşallah istihbaratımız, dışarının soysuzlarına fırsat vermeme başarısı yanında, dünyada her alanda bilimde, sanayide, edebiyatta başarılı ve ruhu temiz insanları Osmanlı'da ki gibi bulup, ikna ederek, bu ülkeye kazandırmak için hünerlerini de kullanırlar... Yüz yılda bir gelen fırsat gibi, Fidan'da milletimize önemli bir fırsat. Allah yar ve yardımcı olsun.