13 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunları Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yapılan düzenleme, ilk bakışta teknik bir mevzuat değişikliği gibi görünse de gerçekte son yıllarda giderek büyüyen sosyal bir soruna verilen hukuki bir yanıt niteliği taşımaktadır. Söz konusu değişiklik, bahis faaliyetinin kendisini değil, bu faaliyetin toplum içerisinde nasıl sunulduğunu ve nasıl pazarlanabildiğini hedef almaktadır. Çünkü son dönemde bahis tanıtımlarının sporla sınırlı bir alan olmaktan çıkarak dijital dünyanın hemen her alanına yayılmaya başladığı gözlemlenmiştir. Başlangıçta spor yayınlarıyla sınırlı kalan bu tanıtımlar zamanla sosyal medya platformlarında, eğlence içeriklerinde ve özellikle gençlere hitap eden dijital alanlarda görünür hale gelmiş, böylece bahis faaliyetleri spor bağlamından koparak sıradan bir eğlence biçimi gibi sunulmaya başlanmıştır.

Bu durumun en önemli sonucu, bahis faaliyetlerinin riskli bir finansal davranış olmaktan çıkarılıp günlük hayatın olağan bir parçası gibi algılanmasına zemin hazırlamasıdır. Özellikle gençlere hitap eden dil ve görsellerin kullanılması, bahis faaliyetinin normalleştirilmesine ve dolaylı biçimde özendirici bir niteliğe bürünmesine yol açmıştır. Yeni düzenlemenin temel amacı, tam da bu noktada ortaya çıkan riskleri sınırlamak ve 18 yaş altı bireylerin bahis tanıtımından etkilenmesini önlemektir. Çünkü dijital çağda reklam yalnızca bilgi vermekle kalmamakta, aynı zamanda davranış biçimlerini şekillendirmektedir. Bu nedenle gençlik diliyle yapılan, sosyal medya fenomenleri aracılığıyla yayılan veya eğlence içeriklerine entegre edilen bahis tanıtımlarının, gençler üzerinde normalleştirici bir etki oluşturduğu değerlendirilmektedir.

Yönetmelik değişikliği aynı zamanda bahis tanıtımının sporla bağlantılı mecralarla sınırlandırılmasını esas alan bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Bunun arkasındaki düşünce, bahis faaliyetinin doğası gereği spor temelli bir alan olması ve spor dışı mecralarda yaygın şekilde pazarlanmasının faaliyet alanının sınırlarını aşarak toplumsal etki alanını genişletmesidir. Bahis reklamlarının sporla ilgisiz içerik alanlarında yer alması, bu faaliyetlerin eğlence kültürü içinde sıradanlaşmasına neden olabilmektedir. Yeni düzenleme ile bu yayılmanın kontrol altına alınması ve bahis tanıtımının kendi doğal bağlamı içinde tutulması amaçlanmaktadır.

Bunun yanında reklam diline yönelik getirilen sınırlamalar da dikkat çekicidir. Bahsin kolay kazanç veya hayatı değiştiren bir fırsat gibi sunulması, yalnızca bireysel değil toplumsal riskler de doğurmaktadır. Bu tür bir sunum, bahis faaliyetini bir çözüm yolu gibi göstererek kamu yararı ile bağdaşmayan bir algı yaratabilmektedir. Yönetmelik değişikliği bu noktada, bahis faaliyetlerinin sorumlu bir çerçevede sunulmasını sağlamayı hedeflemektedir. Amaç, bahis faaliyetini cazip bir yaşam seçeneği gibi pazarlayan agresif söylemin önüne geçmektir.

Düzenlemenin bir diğer yönü ise tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin daha denetlenebilir bir yapıya kavuşturulmasıdır. Dağınık ve kontrolsüz biçimde yürütülen tanıtım faaliyetleri yerine, belirli kurumsal sınırlar içinde gerçekleştirilen ve denetimi mümkün olan bir sistemin oluşturulması hedeflenmektedir. Böylece hem standart bir uygulama sağlanmakta hem de sorumluluk mekanizması güçlendirilmektedir.

Bu yönüyle yapılan değişiklik, önemli bir müdahale niteliği taşımakla birlikte tek başına yeterli bir çözüm olarak görülmemelidir. Bahis faaliyetlerinin dijital alandaki yayılma hızı ve toplumsal etkisi dikkate alındığında, yalnızca tanıtım ve sunum biçimine yönelik sınırlamaların sorunun kökten çözümü için yeterli olmayacağı açıktır. Özellikle bağımlılık riski ve gençler üzerindeki dolaylı etkiler düşünüldüğünde, daha kapsamlı önleyici politikalar ve denetim mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğu ortadadır.

Bununla birlikte, söz konusu düzenleme tamamen etkisiz de değildir. Aksine, kontrolsüz büyüyen tanıtım alanına ilk sınırın çizilmesi bakımından önemli bir adım niteliği taşımaktadır. Ancak bu adımın kalıcı bir sonuç doğurabilmesi, uygulamadaki denetimin gücü ve ilerleyen dönemde yapılacak tamamlayıcı düzenlemelerle mümkün olacaktır. Bu nedenle değişiklik, sorunu çözmekten ziyade sorunun varlığını kabul eden ve müdahale iradesini ortaya koyan bir başlangıç olarak değerlendirilmelidir.

Hazırlayan Av Merve Erden