0

Bazen kelimeleri dökemezsiniz...

Konuşamaz, yazamazsınız!

Tutuk kalır, nefes alamaz, hareket edemezsiniz!

Kelimeler boğazında düğümlenir. Çıkartamazsınız içinizde biriktirdiğiniz ve canınızı yakıp kavuran düşünceleri. Yutkunursunuz sonra, içinize, ruhunuzun en kuytu yerine geri gönderirsiniz bu düşüncelerinizi, bile bile, kahrola kahrola!

İki gündür bunu yaşıyorum. İstanbul'daki patlama haberini duyduğum andan itibaren sabahlara kadar süreci takip etmek, takip ettikçe gerçekle, acıyla, haykırışlarla, gözyaşlarıyla yüzleşmek çok sarstı.

En acı "isyan" da budur.

Bir taraftan edindiğin bilgiler, yüklendiğin enformasyonlar, tanıklıkların, yüzleştiklerin, duydukların birikir. Biriktikçe baskı artar, ağırlaşırsın, bunalır, daralırsın.

Bir süre sonra ruhun bunu kaldıramayacak doyuma ulaşır. O an isyanın ilk anıdır. Yönetebilirsen ne ala!

Ama eğer yönetemezsen, sözgelimi dışarı dökemezsen, içinden çıkartamazsan, en acı isyan da budur işte!

İki gündür isyan ediyorum ben de...

AB'nin özneyi usulce saklayarak terörü kınama mesajı yayınlamasına! İkiyüzlülüğüne, ahlaksızlık tutumuna! Kendi vatandaşlarına hak gördüğü hiçbir şeyi, bir başka millete, bir başla halka göstermemesine isyan ediyorum.

Sadece, AB, ABD ya da Batı'ya mı?

Ebette hayır!

Çok uzaklara gitmeye gerek yok!

Daha 11 Mayıs 2016'da, "Başkanlık Sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz" diyen bir ana muhalefet partisi genel başkanı var bu ülkede. Kanla gözünü açan, gözyaşı ile kapatan bir genel başkan...

İsyan etmemek ne mümkün!

Kanı kim dökecek? Kimin kanı dökülecek?

Kan dökecek terör örgütleri mi?

Terör örgütleri ise, bu bilgileri size kim verdi?

Eğer Başkanlık gelecek diye kan dökecekse birileri, siz neden bu "birilerinin" karşısında değilsiniz? Neden kan dökülmesine karşı değilsiniz?

Soruları çoğaltmak mümkün!

Ama ne Kılıçdaroğlu, ne AB, ne ABD, ne de Batı benim muhatabım.

Hem nasıl muhatabım olsun?

Beni devirmek, kanımı dökmek, küçültmek, bastırmak ve yok etmek için üzerime abanan, öldüren yakan, yıkan, katledenler nasıl muhatabım olabilir.

Daha bugün, işbu yazı kaleme alındığı dakikalarda ABD, 5 TIR silah indirdi PYD'ye...

Lafı eğip bükmeye, dolandırmaya gerek yok!

Türkiye'de bugün iki saf, iki faz, iki kutup, iki cephe var!

Ya milletin, halkın, Türkiye'nin, istikrarın, Anadolu'nun, Ankara'nın yanında olacaksınız!

Ya da Türkiye düşmanlarının yanında!

Bunun ortası yok. Kıyısı, kenarı, sağı, solu, altı, üstü yok!

Ya o taraftasınız, ya bu tarafta!

Bu yüzden benim muhatabım halktır, millettir, Türkiye'dir.

Onlara söylüyorum, milletimize haykırıyorum:

Asla eğilmeyin!

Asla boyun eğmeyin!

Başınızı dik tutun!

Çünkü...

Başaramayacaklar, milletimizi bölemeyecekler, bayrağımızı indiremeyecekler, vatanımızı parçalamayacaklar, devletimizi yıkamayacaklar, ezanlarımızı susturamayacaklar, bu ülkeye diz çöktüremeyecekler, bu halka boyunduruk vuramayacaklar!