0

Son dönemde paralel medyanın yazarları, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirmek için şöyle bir fotoğraf paylaşıyor, sosyal medyada. Özellikle de Paralel Yapının silahşoru ve Today's Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş…

İlk fotoğraf, Mısır'ın darbeci lideri Abdülfettah Sisi'nin Birleşmiş Milletler salonunda yapmış olduğu konuşmanın fotoğrafı… Salon, tıklım tıklım dolu… İkinci fotoğraf ise Erdoğan'ın BM'deki konuşma anı ve salon kalabalık değil. Erdoğan, az bir dinleyiciye hitap ediyor. Onlara göre bu fotoğraf, Türkiye'nin ve Erdoğan'ın etkisizliğinin ve değerli yalnızlığının etkisi…

Birleşmiş Milletler; Darbecilerin Yanında, Demokrasinin Karşısında…

Öncelikle Sisi'nin içinde olduğu fotoğraf, BM'nin meşruiyetini dinamitleyen bir gerçekliği ifade ediyor. Soğuk savaş sonrası, küresel barışı inşa etmek vizyonuyla kurulan BM'nin iflas ettiğinin göstergesi... BM'nin darbe yönetiminin yanında olduğunun ve hatta demokrasi karşıtı duruşunun ifşasıdır.

Abdülfettah Sisi, seçimle işbaşına gelmiş bir hükümeti, askeri darbe yoluyla yıkmıştır. Sisi, darbe ile kendi iktidarını kurmuş bir politik aktördür. Sisi, ülkesinde ve Ortadoğu'da yeşermeye başlayan demokratik zihniyeti dinamitlemiştir. Evet, demokrasi, Winston Churchill'in ifadesiyle, "kötü bir rejimdir ama henüz daha iyisi yoktur." Ortadoğu'da insan haklarının, hukukun yeşermesi ve yerleşmesi, demokrasinin bölgede inşasına bağlıdır. Birleşmiş Milletler; Abdülfettah Sisi'yi meşrulaştırarak, kendi anlamını buharlaştırmıştır.

Ayrıca bu iki fotoğraf, Türkiye'nin ve Erdoğan'ın siyasal duruşunun ahlakiliğinin göstergesi değil midir? Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler'i yüksek düzeyde eleştirmesi, oldukça haklı gerekçelere dayanmaktadır. Erdoğan'ın ifadesiyle "Çocukların öldüğü ve öldürüldüğü bir dünyada, hiç kimse masum değildir, hiç kimsenin can güvenliği yoktur, hiç kimse de sürdürülebilir barış ve refah içinde olamaz… Daha fazla insan ölmeden, Birleşmiş Milletler ağırlığını koymalıdır. Dünya beşten büyüktür. Güvenlik Konseyi'nin Birleşmiş Milletler'i etkisiz hale getirmesi, küresel vicdanın kabul edeceği bir şey değildir..." Erdoğan'ın söylemi, BM'nin yeniden demokratikleşmesinin gerekliliğinin de ifadesidir.

Birleşmiş Milletler Oldukça Etkisiz…

İkinci Dünya Savaşından sonra, 1945 yılında kurulmuş olan Birleşmiş Milletler; dünya barışını, güvenliğini korumak ve uluslar arasında ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak için kurulmuş olan uluslararası bir organizasyondur. Birleşmiş Milletler kendini "adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği uluslararasında tüm ülkelere sağlamayı amaç edinmiş küresel bir kuruluş" olarak tanımlamaktadır. Peki, BM bu tanımlamanın neresinde? BM, küresel barışa ve güvenliğe katkı sunabilmekte midir? Yoksa beş büyükler tarafından ipotek altına mı alınmıştır?

Birleşmiş Milletler, işlevsiz hale gelmiştir ve ipotek altına alınmıştır. BM, 21. Yüzyılın siyasal dinamikleri ve demokratik anlayışı doğrultusunda yeniden inşa edilmelidir. Bu bağlamda, yeni bir siyasallığa ihtiyacımız bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler; daha demokratik, daha adil, hukuku ve insan haklarını gözeten ve barış dağıtan bir yapıya kavuşturulmalıdır. Yeni siyasallığın parametrelerini, bu perspektif oluşturmalıdır.