0

— Alo

— Efendim.

— Selamünaleyküm baba. Hayırlı Cumalar olsun inşallah.

— Ve aleykümselam oğlum. Hayırlı cumalar.

— Nasılsın baba? İyi misin? Sağlık ve sıhhatin iyidir umarım.

— İyiyim oğlum. Yaradan'a şükürler olsun. Mevlam bu günlerimizi aratmasın. Sizler nasılsınız? Çocuklar ve gelinim de iyidirler inşallah?

— Hepsi ellerinden öperler. Dualarınızı beklerler. Baba bir isteğin emrin olur mu? Cumanı tebrik için aramıştım. Bir de sesini duyup hal ve hatırını sorayım dedim.

— Vay oğul! Daha ne isteğim olabilir ki! Her cuma beni arıyorsun. Kaç baba vardır benim gibi mutlu olan ve her cumayı iple çeken. Allah eksikliğini vermesin oğul. İşlerini de asan kılsın. Evlatlarını da sana bağışlasın.

— Amin baba. Peki selamünaleyküm.

  • Ve aleykümselam ve rahmetullahi ve berakatuhu.

***

Alooo

— Efendim.

— Günaydın annem. Cuman mübarek olsun. Nasılsın iyi misin?

— Günaydın yavrum günaydın. Sen misin oğlum. Kulaklarım daha az duymaya başladı da. Başka kim olacak ki bu saatte ve bu günde. İyiyim oğlum iyi. Sen nasılsın? Torunlarım nasıl? O hayırsız kızım nasıl damat?

— Öyle deme anne. Hayırlıdır o inşallah. Torunların da ellerinden öperler. Biliyorsunuz zamane çocukları. Çabuk hastalanıyorlar. Şükürler olsun fazla bir sıkıntımız yok.

— Aman! Aman! Öyle olsun kuzum. Biliyor musun damat. Sen çok hayırlı bir evlatsın. Yok yok ben bilirim. Baksana onca evladım var. Beni soran sadece sensin. Neymiş efendim...

— Bunları konuşmayalım şimdi anne. Bu cuma vakti hayır işleyelim istersen. Sağlığın ve sıhhatin nasıl. Asıl onu söyle.

— Dediğin gibi olsun. İyiyim damat. Allah rahmet etsin beyime ve ondan razı olsun. Eğer şu bir kaç kuruş birikmişi bırakmasaydı ve bana ihtiyaç akçesi ayırmasaydı kalmıştım ortada. Baksana! Utanmazlar buna dahi göz dikmişler oğul. Ama ben onlara günlerini göstereceğim. Senin kimseye ihtiyacın yok şükür. Vasiyetimdir sana. Ölürsem benim adıma olan bütün malları hayır kurumlarına veresin. Tamam mı?

— Allah gecinden versin anne, şimdi bunları konuşmanın zamanı değil. Bir emrin olur mu anne? Tekrar hayırlı cumalar.

— Hayırlı cumalar oğlum. Torunlarımın gözlerinden öp.

***

— Alo baba... Hayırlı cumalar olsun. Nasılsın iyi misin?

— Hayırlı cumalar babam. Ben iyiyim. Sen nasılsın. İyi misin? Hastalığını atlattın inşallah. İşlerin nasıl? Yolunda mı?

— İyiyim babacığım. Sağlığımda epeyce mesafe aldım. İşler de yoluna girecek inşallah.

— Baba!

— Efendim oğlum!

— Annemi çok özledim. Allah ona rahmet etsin. Senin de derdini deşer gibi oldum. Ama ben ona doyamadan gitti bu dünyadan.

— Ne yapalım oğlum. Dünyanın kaderi böyle. Gelen gider ama giden gelmez derler.

— Ama baba çok ani oldu. Allah ona rahmet etsin. Biz ondan çok razıydık.

— Amin oğlum amin... Ben de öyleyim ben de.

***

— Alo dede... Hayırlı cumalar.

— Hayırlı Cumalar dedesinin hayırlı torunu. Nasılsın oğlum? Okulun nasıl gidiyor?

— İyiyim dede. Okula bayağı alıştım. Derslerim de gayet iyi dede. Sen nasılsın dedeciğim? Sağlığın nasıl. Nenem nasıl? O da iyi mi? Gözlükleri uydumu gözlerine?

— İyiyiz oğlum hepimiz. Tek kederimiz sizlersiniz. Hayırlı babanın hayırlı evlatlarısınız. Babanız da daima bizi arar ve sorar. Allah hepinizden razı olsun. Ha bu arada nenen gözlüklerini çok beğendi.

— Peki dede. Senin ve nenemin ellerinden öper dualarınızı beklerim.

— İşte öyle oğlum. Dediğim gibi sizler... Tamam tamam. Bak nenen de selam söylüyor... Kapatmış kerata. Ne yapsın ben konuşmasına fırsat vermedim ki. Allah esirgesin bu evladımın çocuklarını. Babaları gibi salihler. Beni daima ararlar. Hanım torunumuz aradı. Sana da selamı vardı.

— Aleykümselam. Sen de selam söyleseydin çocuğuma. Telefonu kapatmadın yüzüne inşallah.

  • Yok yok. O kapattı. Ben sonra kapattım.

***

— Alo anam... Hayırlı cumalar.

— Hayırlı cumalar oğlum. Hayırlı cumalar. Sen niye hep böyle zahmet ediyorsun her cuma. Bak görevin çok ağır. Neredeyse devlet yönetiyor gibi ağır bir iştesin. Bayramdan bayrama da arasan darılmam sana. Ama doğrusunu söylemek istersen her an sesini duysam da doyamam sana bunu da bilesin.

— Olur mu anam benim. Anasını ve atasını bilmeyen ve sormayanın yapacağı işten hayır mı gelir.

***

— Alo baba... Hayırlı cumalar.

— Hayırlı Cumalar oğlum.

— Nasılsın baba? İyi misin? Kusura bakma dar bir vakit oldu. Ameliyattan bir ara ayırdım kendime. Sizlerin cumasını tebrik edeyim diye. Anneme de selam söyle. Ellerinizden öperim. Hayırlı cumalar dilerim.

  • Hayırlı cumalar oğlum, hayırlı cumalar. Bak annenin de se.... kapattı galiba. Gariban ne yapsın çok yoğun.

***

Alo anne...

— Efendim yavrum.

— Hayırlı cumalar. Gerçi Cuma vakti geçti gibi. Ama kusura bakmayın duruşmam yeni bitti. Ancak vakit buldum.

— Hayırlı Cumalar yavrum benim. Yeter ki sesini duyayım senin annem. Ne vakit olursa olsun. Bütün işlerin arasında beni böyle arıyorsun ya. Bir bilsen ne kadar mutlu olduğumu bir bilsen. Bütün dünyaları versen bu ana değişmem yavrum.

— Bir emrin ve isteğin olur mu anne?

— Yeter ki siz sağ olun evladım. Başka ne isterim ki ben.

***

— Açmıyor. Yine açmıyor.

— Alo. Alo baba. Alo baba. Bu defa da ses vermiyor.

— Neden ses vermiyorsun çocuğa sen?

— Benim öyle bayramdan bayrama arayan evladım yok hanım.

— Bak telefonu da açık bırakmış sanki çocuk duysun diye.

— Efendim oğlum benim. Nasılsın? İyi misin?

— Anne babam yine konuşmayacak mı benimle? Ama biliyorsunuz çok uzaklardayım ve çok meşgulüm. Şükürler olsun bir ihtiyacınızı da eksik bırakmıyorum. Babam her seferinde neden böyle yapıyor?

— Babanı biliyorsun işte. Bir kere inat etmiş. Hatta neredeyse senin gönderdiklerini de görmek istemiyor. Sadece seni görmek ve sürekli sesini duymak istiyor.

— İnşallah anacığım inşallah. Şu işleri biraz daha yoluna koyayım. En kısa zaman içinde size uğrayacağım. Ben de sizleri çok özledim ana.

— Tamam ana, kurban, tamam. Haydi işinin başına geç geri durma.

— Vay benim anlayışlı annem. Ellerinden öperim. Babama da selam söylerim.

— İşte bu çocukları sen bu hale getiriyorsun. Bak telefonda bile işe yönlendiriyorsun. İki kelime fazla konuşmaları için zaman ayırmıyorsun. Yakında yılda bir ararlarsa görürsün gününü o zaman. Ben de ölürsem ve yalnız başına kalırsan evlatların da bu halde devam ederlerse o zaman beni anlarsın. Ama çok geç kalırsın.

— Tamam tamam yine başlama. Benim çocuklarım öyle yapmazlar.

— İnşallah. Ama senin kadar ümitli değilim hanım. Ben hayatta iken neredeyse yılda bir arayıp soruyorlar. Öldükten sonra hak getire...

Her Cuma;

Alo baba.

Alo anne.

Alo dede

***

Nadir Cumalar da olsa; Bayramdan bayrama kesin.

Alo amca.

Alo Dayı.

Alo Hala

Alo Teyze

Alo Abi.

Alo Abla.

***

Çok Nadir Cumalar da olsa; bilhassa bayramlarda.

Alo hocam

Alo arkadaşım

***

Buna da şükürler olsun. Ya bunu da arar olursak halimiz nolucak!