NATO Türkiye’yi korur mu?
Ne koruması, asla!
Aksine, NATO bizim için en büyük tehditlerden.
NATO dediğin aslında ABD!
ABD dediğin de aslında soykırımcı İsrail!
Üst akılları İngiltere, Filistin’de Soykırımcı İsrail diye bir “devlet”in (!) kurulacağını 1917’de, Balfour Deklarasyonu ile ilân etmiş.
Bizim memlekette, 1960'tan 15 Temmuz'a kadar ne kadar darbe, darbe girişimi varsa arkasında bu kirli ittifak var.
Kirli ittifakın görünen figürleri ise iki sapkın,
Netanyahu ile Trump.
Soykırımcılık-pedofili her türlü sapkınlık var.
İran derseniz…
İçinde bulunduğumuz vaziyette saldırıya uğramasından dolayı onu destekliyoruz ama kökü derinlerde endişelerimiz de yok değil.
Bu ülkenin içine İsrail-MOSSAD kaçmış üstelik, delik deşik en stratejik mevkileri!
Çok görmüyoruz, ayıplamıyoruz zira bize de ne sızmalar oldu, 15 Temmuz hain darbe girişimini aşabilmek için ne bedeller ödedik biz!
İran’da durum böyle, oradan her türlü sıkıntı gelebilir.
Tam da Körfez ülkeleri ile arayı düzeltiyor, kaynakları, yatırımları çekiyorduk.
Bu savaş geldi, o da zora girdi.
Körfez ülkelerini görüyorsunuz; tepelerine İran füzeleri yağıyor. Trilyon dolarları vererek koruma olarak tuttukları ABD-İsrail, keyifle izliyor durumlarını…
Ne de olsa, İran’dan ne kadar çok korkarlarsa o kadar muhtaç olacaklar kirli ittifaka!
Darbeler, darbe girişimleri, plândemi, Ukrayna-Rusya savaş tezgâhı, yüzyılın depremi, İsrail soykırımı derken fena halde sarsılan Türkiye, İran’ın hedef alınmasından, savaştan dolayı iyice bunaldı.
Şükürler olsun savunma alanında düne göre çok iyiyiz ama enerjide yüzde seksen bağımlılığımız var, bütçemiz büyük ölçüde bu kara delikten dolayı sürekli olarak korkunç açıklar veriyor.
Etrafımızdaki her olumsuz gelişme ekonomimize büyük yükler bindiriyor, faiz-döviz-borsa, üç kağıt ekonomisi belimizi büküyor, gittikçe daha yüksek faizle borçlanmak mecburiyetinde kalıyoruz.
Megali İdea’cı Yunanistan iyice şımarmış vaziyette, Kıbrıs Rum tarafı da öyle. Ege adalarını Lozan’ı mozanı takmadan silahlandırdı ABD-İsrail artı İngiltere ittifakı.
Türkiye’yi Akdeniz'de, Ege'de sandal yüzdüremez hale getirmek için her türlü pisliği yapıyor.
Batı Trakya da öyle, kirli ittifak tarafından silahlandırılmış vaziyette.
Böyle bir ortamda “savaşa çekilmek” isteniyoruz.
Kirli ittifak bizi birinci dünya savaşında ateşe çekti, ikinci dünya savaşında tarafsız kalabildik, şimdi yine savaştan uzak durabilme çabasındayız.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Sayın Hakan Fidan, Sayın Devlet Bahçeli, bu konudaki çabamıza, uyanıklığımıza vurgu yapıyor.
Provokasyonlara, tezgâhlara, “kardeşi kardeşle çatıştırma” oyunlarına dikkat çekiyor.
Irak'a 11 Eylül tezgâhının ardından saldıran ABD'nin BUSH'u Bushluk yaparak "Ya bizdensiniz ya da düşmanımız" baskısı uygulamıştı.
Şimdi de baskıların, provokasyonların, tezgâhların olduğu açık.
Kirli ittifak bazen öpücük göndererek, daha çok da tehdit ederek sıkıştırmak istiyor bizi.
Bir de istikbal ve istiklâlimiz için hayati önemdeki KKTC var.
Türkiye'nin Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmasını istemediği KKTC’nin yeni Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman Yunanistan-Rum tarafının oyunlarına dikkat çekiyor.
Türkiye’ye pek sıcak bakmasa da, sığınabileceği başka liman yok bu şartlarda Yeni Cumhurbaşkanı’nın.
KKTC’deki iç sıkıntılar malûm.
Ada’da Siyonist yerleşim, Manevi Vatan’ın zemininin kayması...
Uzun yıllardır dikkat çekmeye çalıştığımız olumsuzluklar…
*
Dert bir değil ki elvan elvan…
Ya İran’dan dev göç dalgaları gelirse?
Hatta dünyanın her yerinden göç dalgaları gelirse?
Türkiyemiz, içinde bulunduğu çok büyük zorluklara rağmen güvenli liman.
En çok da güvenli limanlar kirletilir maalesef!
Öylesine zor durumdayız ki...
*
Allah'ın izniyle aşacağız hepsini...
Aşacağız da…
Şu iç çekişmeleri, iç çatışmaları biraz sönümlendirmemiz, kızgın demiri soğutmamız şart.
Bu olmazsa, Allah muhafaza!
Birlik ve beraberlik havasının oluşması, gelişmesi için muhalefete de düşen görevler var elbet.
Lâkin, sorumluluğun büyük kısmı, -yönetmekle görevli olmasından
dolayı- iktidarın omuzlarında.
Önümüzdeki süreçte kızgın demiri soğutacak adımlar bekliyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı, parti genel başkanlarını bir araya getirirse, “85 milyonun defalarca seçilmiş lideri” olarak bunu yaparsa, ortam dönemin gereklerine uygun hale gelebilir.
Muhalefetteki bazı unsurlar da, milli meselelerde muhalefet yapmayı keserse…
Kızgın demir soğutulabilir!
Kızgın demir soğutulmazsa, (Allah muhafaza) sıkıntılar iyice büyüyebilir!