0

"Şiiri ben yazarım Recep Tayyip okur"diyen Sultanüş'şuara / Şairler SultanıÜstad Necip Fazıl Kısakürekmerhum, Utansın isimli şiirinde şöyle diyordu:

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!

Ustada kalırsa bu öksüz yapı,

Onu sürdürmeyen çırak utansın!"

Allah'a sonsuz hamd olsun ki, tohumlar saçıldı, harici ve dahili büyük gayretlerle, şeytanın bile aklına gelmeyecek hile ve desiselerle çoraklaştırılmaya çalışılan münbit Anadolu toprağında kopmaz bir biçimde kök saldı; toprak utanmadı. Sersemleştirilmeye, zihinleri pelteleştirilmeye, kalpleri körleştirilmeye çalışılan Müslüman milletimiz mızrağını öyle attı ki, hedefi tam 12'den vurdu; mızrak utanmadı. Ve nihayet büyük siyaset ustası merhum ERBAKAN Hocamızın temelini attığı yapıyı inşa etmeyi sürdüren yiğit bir lider çıktı ve bayrağı sura dikti; çırak utanmadı.

10 Ağustos 2014 Pazar günü aziz milletimiz bin yıllara dayanan tarihinde ilk kez reisini bizzat kendisi seçti. 12 yıl Türkiye'yi başarıdan başarıya koşturan, her sahada adeta şahlandıran Başbakan RECEP TAYYİP ERDOĞAN, 91 yıl önce kurulan genç cumhuriyetimizin 12. CUMHURBAŞKANI olarak halkımızın ekseriyeti tarafından tercih edilerek, yaz aylarına, tatile denk gelen bu rehavet zamanında sandıkta seçildi. ERDOĞAN'ın seçilmesi sessiz bir inkılaptır. Yaklaşık 150 yıldır verilen bir siyasi ve içtimai mücadelenin başarısıdır. 45 yıl önce merhum ERBAKAN Hoca ve arkadaşları tarafından başlatılan siyasi MİLLİ GÖRÜŞ Hareketi'nin tartışmasız zaferidir.

YSK yasakları sebebi ile 9 Ağustos Cumartesi günü "ÜMMETİN ADAMI ERDOĞAN" başlıklı yine bu sütunda yayınlanan yazımda:

"2014 Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçiminin neticeleri yalnızca ülkemizi değil, aynı zamanda bölgemizi, üzerinde konumlandığımız Asya ve Avrupa kıt'alarını, Müslümanların nefes alıp verdiği her coğrafyayı, tabiatiyle tüm dünyayı tesiri altına alacak bir vak'a olacak.

Bugün biz sadece Türkiye'nin değil, aynı zamanda Mısır'ın, Suriye'nin, Filistin'in, Myanmar'ın, Doğu Türkistan'ın, ezcümle yeryüzünde kan ve gözyaşı dökülen, sömürü ve zulüm yaşanan tüm coğrafyaların ve mazlum halkların cumhurbaşkanını seçiyoruz" demiştim.

Yazımın yayınladığı gün bir vesile ile, son mitingi için geldiği Konya'da, Başbakan ERDOĞAN ile Havaalanı'nda görüşme imkanım oldu. Kendisine bu seçimin tüm ümmet için ne kadar önemli olduğunu, Müslüman toplumların ve yeryüzündeki tüm ezilenlerin kendisinin zaferini hasretle beklediğini, liderliğine inandığını ve başarısı için dua ettiğini ifade ettik. Bizden 1 saat sonra, Konya mitinginin sonunda Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'dan telekonferans yöntemi ile bağlanan Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi'nin Boşnak Üyesi, merhum Bilge Liderimiz Alija İZZETBEGOVİC'in oğlu, Cumhurbaşkanı Bakir İZZETBEGOVİC de aynı minvalde ifadeler kullandı ve şöyle seslendi:

"Bosna savaşında Aliya İzzetbegoviç'in taşıdığı bayrağı lideriniz taşıyor. Aliya'dan sonra Erdoğan hem lider hem de büyük siyasetçi olunacağını gösterdi. Tüm İslam ümmeti sizin için dua ediyor. Türkiye'deki kardeşlerim Konya'daki kardeşlerim Bosna sizi çok seviyor".

ERDOĞAN, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra İslam ülkeleri ve topluluklarından gelen tebrik mesajlarında da bizim ve İZZETBEGOVİC'in düşüncelerine benzer ifadeler yer aldı. Bu da ümmetimizin, hak olanda ittifak ettiğinin bir göstergesidir. Ümmet asırlardır beklediği güçlü liderini bulmanın sevincini yaşıyor. Gazze'de Siyonist İsrail'e karşı mücadele eden mücahidler de, Arakan'da ve Doğu Türkistan'da hunharca katledilenler de, Irak, Suriye ve Mısır'da iç savaşlar sebebi ile ıstırap çekenler de bu kutlu anı sevinçle karşıladı.

Milletimizi ve ümmetimizi sevindiren, düşmanları üzen bu hayırlı gelişmenin şüphesiz en büyük mimarlarından biri de ERDOĞAN'ı yetiştiren, siyasi hareketinde pişiren Hocası ve ustası olan Merhum ERBAKAN Hocamızdır.Nitekim, ERDOĞAN da, bizzat yerinde izlediğim son Konya Mitinginde buna temasla: "Konya bizim siyasi mücadelemizin başladığı şehirdir" demiştir. Gerçekten de 45 yıl evvel merhum ERBAKAN Hocamız da Konya'dan bağımsız milletvekili seçilerek hareketini başlatmıştı.

ERBAKAN Hocamız, o sıkıntılı dönemlerde siyasi hareketini başlatırken şu ifadeyi kullanmıştı: "Bir çiçekle bahar gelmez, ama her bahar bir çiçekle başlar". Allah'a hamd olsun ki, o gün açan bir çiçek bugünün baharının müjdecisi oldu, saçılan tohum başak verdi, atılan mızrak hedefe ulaştı ve ustasının attığı temel üzerine bina tamamlandı ve bugün devletin zirvesine seçimle bir millet evladı, ümmet sevdalısı geldi. Hasılı ERBAKAN gibi bir ustadan, ERDOĞAN gibi bir erdoğdu...

İKİ DOĞU ve İKİ BATI'NIN RABBİNE EMANET OLUNUZ...