Temelleri 14 Ağustos 2001'de atıldığından beri siyasî hayatımızın son yirmi iki yılına damga vuran Adalet ve Kalkınma Partisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla 'fabrika ayarlarına' dönmeyi gündemine aldı.
Temelleri 14 Ağustos 2001'de atıldığından beri siyasî hayatımızın son yirmi iki yılına damga vuran Adalet ve Kalkınma Partisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla ‘fabrika ayarlarına’ dönmeyi gündemine aldı.
Kuruluş günlerinde Amasya Milletvekili Akif Gülle’nin parlamentoda danışmanlığı görevindeydim. Dolayısıyla Afyonkarahisar'da başlatılan parti kuruluş çalışmalarında bilgi, birikim ve tecrübemle aktif olarak bulunmuştum. Kuruluşun ardından “Beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkısıyla parti il açılış mitinglerinde ülkemizin her yerini dolaşmıştık.
Son günlerde “Eski günlerdeki gibi olmalıyız” mesajıyla Ak Parti’den ayrılan isimleri yuvaya davetlerini duymuşsunuzdur. Demokrasi, adalet, kalkınma ve refah gibi prensipleri benimseyerek Türkiye’nin siyasi tarihinde önemli bir değişim sürecini başlatan Ak Parti, geniş bir halk kitlesinin desteğiyle büyükşehir belediyeleri başta olmak üzere her genel seçimde iktidarını koruduğu bir gerçektir.
Son yerel seçimlerde, Ak Parti’nin kuruluş felsefesinden uzaklaştığı yönündeki eleştirilerin altında yatan gerçekleri partinin üst yöneticilerinin ağzından duyuyoruz. Oy kayıplarının sebeplerini her ne kadar ekonomik sıkıntılara, genç seçmenlerin taleplerine yeterince cevap verilememesine, iç ve dış politikadaki bazı tartışmalı kararlara bağlasalar da teşkilatlardaki vurdumduymaz yöneticilerin ve bürokratların bu kayıpta önemli rolleri olduğunu hatırlatalım.
AK Parti'nin eski günlerine dönmesi için kurucu kadroya ve ilk günkü değerlere sahip çıkması için partiden bir şekilde ayrılmış veya uzaklaştırılmış isimlere “Birlikte yeniden güçlü olabiliriz” mesajı verilirken demokratik değerlerin vurgulanması önemlidir. Yenilenme ve güçlenme hedefini içeren fabrika ayarlarına dönme çabası, Türkiye’nin geleceği için önemli bir adım olabilir. Ama, parti yönetimini bu konuda samimi bulmadığımı belirtmeliyim. Onların partide emek vermiş, çalışmış, fedakârlık yapmış eski isimleri yanlarında görmek için çaba sarf edeceklerini sanmıyorum.
Neden mi?
Oy oranlarında kayıplar yaşanmadan süreçteki tanıklığımızı tarihe notumuzu düşerek “AK’SATMADAN” yayınladığımız kitabımıza gereken ilgi gösterilmediği gibi bugüne kadar Ak Parti’nin tertiplediği (Genel Kurullar dahil) hiçbir programına davet edilmedik.
Umarım bu süreçte partinin temel değerlerine inanan ve sahip çıkan herkese önem verilmesini ifade eden Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleri emir telakki edilir, AK Parti’nin eski günlerine dönme arzusunu taşıyanlar, yazdıklarımızı sadece bir nostalji olarak değil, Türkiye’nin geleceği için atılan önemli bir adım olarak görür ve kurucu değerlerine sahipliklerini gösterirler diyerek yazımızı noktalıyoruz ve’s-selam.