'Araç mesajdır' teorisini hiç duydunuz mu?

Anlatayım:

Hani televizyonlardan, sosyal medyadan yayınlanan içeriklerle bilinçaltımıza bir şeyler gönderiyorlar deniyor ya; Marshall McLuhan diyor ki, ''bırak kardeşim içeriği, zaten televizyonun kendisi başlı başına bir mesaj''

Daha da açayım;

He kitle iletişim aracı kendi toplumunu oluşturdu. Gazete, radyo, televizyon ve günümüzdeki sosyal medya gibi araçların her biri toplumu dönüştürdü. Muhtemelen yapay zekadan sonra yeni bir dönüşümle karşı karşıya kalacağız.

Örneğin; radyo dinleme toplumunun, televizyon ise izleme toplumunun ortaya çıkmasına vesile oldu. Televizyon toplumunda insanlar haber veya film saati için beklemek zorundaydı. Ayrıca neye izleyeceklerine karar verme hakkına sahip değillerdi. Onların hangi haberi göreceği ya da hangi filmi izleyeceğine karar veren televizyonun yayın koordinatörleriydi. Üstelik bu toplum sabırlıydı. Ekran başından kalkmadan saatlerce bir programı izleyebiliyordu. Hayat da yayın da daha yavaş akıyordu.

Sonra internet ortaya çıktı. İnsanlar haberler için akşam 7'yi beklemek zorunda değildi. İstedikleri an habere ulaşmaya başladılar. Bu, internet haber sitelerinin altın çağıydı. Arama motorundan, sosyal medyadan, uygulamalardan şurdan burdan tık yağıyordu sitelere, ancak bu durum uzun sürmedi. Altın çağ yerini bir sonraki aşamada gümüşe, şimdilerde ise bronza bıraktı. Bu hızlı düşüşün sebebi sosyal medyaydı.

Sosyal medya ile beraber '45 saniyelik toplum' ortaya çıktı. Akıllı telefonların ve sosyal medyanın güç birliği ile oluşturduğu 'sürekli kaydırma' ekseninde insanların artık 45 saniyeden uzun içeriğe tahammülü kalmadı. Yine bu toplum, haberi de eğlenceyi de sosyal medya üzerinden tüketir hale geldi. Böyle bir ortamda linke tıklayıp haber sitesine gitme alışkanlığı tarih oldu. Bir haber sitesini açıp bakmak ise küçük bir azınlığa has bir alışkanlık halini aldı.

İnsanlar haksız da sayılmaz. Bir yerde sel mi oldu? Anında sosyal medyada. Memleketi ilgilendiren bir karar mı alındı? O da sosyal medyada. Hatta bakanlar, vekiller, kurumlar bile açıklamalarını sosyal medyadan yapıyor.

Böyle bir teknolojide insanlar bırakın haber sitesine gitmeyi; X'ten çıkıp Instagram'a bile girmiyor. İhtiyaç duymuyor çünkü...

Bu mesele 'haber sitelerinin tıkları neden çakıldı' sorusunun da cevabı... Kullanıcı alışkanlıkları değişti. Sosyal medya, bir kitle iletişim aracı olarak toplumu dönüştürdü.

Sosyal medyanın haber sitelerindeki tıklamaları ve televizyondaki reytingleri düşürmesi haber kuruluşlarının etkileme gücünü zayıflattı. Bugün bir tanıtım toplantısında herhangi sosyal medya fenomeni, basın kartlı bir gazeteciden daha fazla ilgi görüyor. Şirketler, haberlerinin bir haber sitesinde yer almasındansa yüksek takipçili bir fenomenin hesabında görüntülenmesini daha çok dikkate alıyor. Durum siyaset arenasında da farklı değil. Siyasi içerikler üreten fenomenler partilerin seçim propagandalarında boy gösteriyor.

Basın dediğimiz yapı temelde iki ayak üzerinde duruyorsa bunun bir ayağı etki gücü, diğer ayağı kanıt niteliği. Yukarıda da bahsedildiği üzere basın, etki gücünü fenomenlere kaptırdı. Kanıt meselesinde ise durum tam tersi.

Bir fenomen bir haberi milyonlara da ulaştırsa köklü bir gazetenin verdiği güveni hala veremiyor. Fenomenin duyurduğu veya sosyal medyada bir şekilde olaşıma giren haberin değerini hala basın kuruluşları belirliyor.

Şimdi gelelim asıl meseleye... Bu iş nereye gidiyor?

Yapay zeka artık hayatımıza iyiden iyiye girdi. Toplumsal dönüşümün ilk izlerini görüyoruz. Daha şimdiden hemen her şeyi yapay zekaya soran bir kitle oluştu bile.

Habercilik özelinde; '45 saniyelik toplum' bir başlangıç. İlerleyen yıllarda akıllı gözlükler ve kulak içi yapay zeka asistanlarının günlük yaşamı domine etmesiyle 'ekrana bakma ve okuma' süresi daha da kısalabilir. İnsanlar 'bana bugün ne oldu 30 saniyede anlat' dediğinde, sahibini tanıyan kulaklık ona oldukça kısa bir sürede günlük bülten oluşturabilir.

Ata Demirer'in bir stand-up gösterisi vardı, Tek Kişilik Dev Kadro. Medyada böyle bir dönemin hemen eşiğindeyiz. Yapay zeka çok hızlı veri tarayıp ortaya haberden videoya kadar geniş çaplı bir çalışma koyabiliyor. Böyle imkanlar olduktan sonra tek başına bir gazeteci kocaman bir medya şirketine dönüşebilir.

Bir de yani bir alan var: Sürükleyici habercilik. Meta evrene özel habercilik de diyebiliriz buna. 'Orada olma hissini' tetikleyen bu habercilikte olaylar kullanıcının etrafında oynatılacak. Bir trafik kazası haberini izleyen kişi, yapay zeka destekli görüntülerle kazanın tam ortasından olan biteni izleyebilecek. Bunun için VR gözlükler kullanılacak.

Habercilik alanında imkanlar bu şekilde, ama habercilik imlanlardan ibaret değil. İşin risk ve finans ayakları da var.

Öncelikle yapay zeka çok hızlı haber ve görüntü üretebilir, ama bir kafede gizli tanıkla buluşamaz. Sahadaki kaosun kokusunu alamaz, savaş meydanındaki acının yoğunluğunu hissedemez.

İkincisi; sosyal medyada tüketim bol ve hızlı ancak olayların perde arkasına dair bilgiler sınırlı. Bu durum yapay zeka için de geçerli. Bugün gazetecilikte en çok ihtiyaç duyulan alan 'perde arkası haberciliği'. Bu habercilik de ancak alanında tecrübeli ve uzman isimlerin görüşleri ile yapılabilecek bir iş. Muhtemelen yarın da değerli olacaklar.

Üçüncüsü; yapay zeka daha şimdiden fotoğrafları, haberleri ve görüntüleri manipüle ediyor. Şimdi yapay zeka üretimi içerikler az çok fark ediliyor ama yapay zeka sürekli gelişiyor. Dolayısıyla gerçek ile sahteyi ayırt etmek çok zor hale gelebilir. Böyle bir ortamda güven veren haberci ve haber kuruluşları altın değerinde olur.

Ayrıca bu noktada haberciler yalnız da değil. C2PA gibi köken protokolleri için çalışmalar başladı. Teknoloji ve medya kuruluşlarının ortaklığıyla geliştirilen C2PA görsel, ses, video ve belgeler için mobil imza niteliğinde. Örneğin C2PA özelliğine sahip olan kamera ile görüntü çekildiğinde, bu görüntünün gerçek insan tarafından çekildiğine dair işaret konuluyor. Bu görüntü ortaya çıktığı andan dağıtımın son zincirine kadar C2PA üzerinden takip edililiyor.

Son olarak; işin finans kısmı...

Günümüzde basın kuruluşları reklamlar, Basın – İlan Kurumu ve platform ödemeleri gibi birkaç farklı kaynaktan elde ettikleri gelirlerle dönüyor. Önümüzdeki yılalrda bu kaynaklara ek olarak 'yapay zeka ödemelerinin' gelmesi de muhtemel.

Yapay zeka araçları doğrulanmış ve temiz veriye ihtiyaç duyuyor. Basın kuruluşları ya da bireysel haberciler sahip oldukları lisans ile ellerindeki arşivleri veya günlük haberleri 'veri besleme hizmetinde kullanılmak üzere' yapay zeka şirketlerine satabilir.

Yine ellerindeki arşivde yer alan eski sayıları NFT ile blok zincirde satışa sunabilir. Serbest gazeteciler ise bunu özel haberleri üzerinden yapabilir. Hali hazırda Polonyalı gazeteci … elindeki belgeleri haber olarak blokzincirde satışa sundu bile...

Diğer yandan, her şeyin dijital olduğu bir çağda kağıt baskının önemi daha da artabilir. Basın kuruluşları sınırlı sayıda kağıt baskı ile premium abonelere özel yayınlar yapabilir. Ayrıca kağıt hala kanıt niteliğinin en güçlü hissedildiği materyaldir. Kağıt gazetenin itibar gücünden bugün olduğu gibi yarın da faydalanılabilir.

Özetle, basın bugün etki gücünü kaybetmiş olsa da kanıt gücü hala elinde. Görünen o ki, yarın kanıta duyulan ihtiyaç daha da artacak. Şimdiden prestije oynayan, kendini güvenilir haberci olarak kabul ettiren