Unesco’nun dünya mirası içinde yer alan Ani şehrini gezerken iki şey beni çok etkilemişti. Ani’nin kenarından nazlı nazlı akan Arpaçay’ın karşı tarafı Ermenistan’dı. Bir zamanlar iki ülkeyi bağlayan köprü ise yıkıktı. Yakın zaman önce Türkiye ile Ermenistan arasında bu köprünün onarılması için karar alındı. Beklenen yeni karar ise sınır kapılarının açılması.
İkincisi de Arpaçay’a doğru inen uçurumun kenarına inşa edilmiş Manuçehr Camii’ydi. Mimarisi ile göz kamaştıran bu eser, Anadolu’da inşa edilen ilk camisidir. Selçuklu’ya bağlı Şeddari emirlerinden Manuçehr bin Şavur inşa ettirmişti. Ani, o dönemde Anadolu’nun kapısı sayılıyordu. Sonrasında ise serhat şehri Ani yerine Ahlat ‘Anadolu’nun giriş kapısı’ oldu.
Ermeniler, uzun asırlar Türklerle birlikte yaşadı. Dinleri ve dilleri ayrıydı ama dosça yaşıyorduk. Hatta o kadar dostça ki, onlara “Millet-i Sadıka” yani “Sadık Millet” unvanını vermiştik. Ta ki I. Dünya Savaşı’na kadar. Büyük Harp’te doğudan giren Ruslar, Ermenilerin aklını çelip kendilerine öncülük etmelerini sağlamışlardı. O günde sonra aramız bozuldu.
***
Ruslar girince Müslüman ahali güneye doğru göç etmeye başladı. Geride kalanları ise Ermeniler katletti. Benim Mehmet dedem de Kilis’e göçüp ‘sınır muhafaza memuru’ olarak görev almıştı. Rusya’da 1917’de Bolşevik darbesi yapılıp Çarlık devrilince Rus orduları geri çekilmeye başladı. Ermeniler kaldı mı ortada? Hulbuki Ruslar onlara devlet vadetmişti.
Osmanlı Hükûmeti, katledilen Müslüman ahalinin yakınları intikam almasın diye Ermenileri ülke sınırları içindeki Suriye ve Lübnan’a göç ettirdi. Adına da ‘tehcir” yeni ‘yer değiştirme’ denildi. Böylece Ermenilerin büyük devlet kurma hayali uçup gitti… Neden “Hoş geldin Ermenistan” dedim miliyor musunuz? Mevcut Ermenistan işte bu hayallere bir çizgi çekti.
07 Haziran’da Ermenistan’da yapılan seçimleri yeniden Nikol Paşinyan’ın partisi kazandı. Paşinyan, Türkiye yanlısı, barışı ve birlikte yaşamayı öne çıkaran bir seçim kampanyası yürüttü ve kazandı. Seçimde halka ne sordu biliyor musunuz? “Doğuda 10 milyon, güneyde 35 milyon (İran Azerbaycan’ı), batıda 85 milyon Türk yaşıyor. Peki biz kaç milyonuz?”
***
Nikol Paşinyan, şimdiye kadar kavga ederek yaşamanın Ermenileri sadece fakirliğe mahkum ettiğini anlattı. Yüzbinlerce Ermeni’nin kaçak olarak Türkiye’de çalışıp geçimini sağladığını söyledi. Ermeni Diasporası’nın Paris ve New York’ta keyif çatarken Ermenistan halkını savaşa ve fakirliğe mahkum ettiğini vurguladı ve bu anlattıkları Ermenilerce kabul gördü.
İki milyon 930 bin nüfuslu Ermenistan’da Paşinyan, üçüncü kez Hükûmeti kuracak. Önce Ermenistan Anayasası’ndaki barışı engelleyen maddeler değiştirilecek. Azerbaycan ile barış anlaşması imalanacak. Ardından Türkiye ve Azerbaycan ile sınır kapıları açılacak. Böylece Ermenistan, eskiden olduğu gibi “Millet-i Sadıka” olma yolunda ilk adımı atmış olacak.
Daha çok Ermeni, Türkiye’de iş bularak çalışmaya başlayacak. Ermenilerin fakirliği önündeki engeller kalkacak. Azerbaycan ve Türkiye ile ticaret gelişecek. Ermenistan, İran ve Rusya’ya mahkum olmaktan kurtulacak. En önemlisi de Zengezur (yeni adıyla Trump) Koridoru açılarak Uzak Doğu ve Türkistan ile Türkiye ve Avrupa arasında yeni bir köprü kurulacak.