Öyle bir gündeme hapsolduk ki, oturup kalkıp CHP’li belediyelerin rüşvet ve hırsızlıklarını konuşuyoruz. Halbuki milletin menfaatine konuşmamız gereken çok daha önemli konular var. Fakirliği nasıl azaltacağımızı, gelir dağılımındaki adaletsizliği nasıl çözeceğimizi, milletin cebine giren parayı nasıl artıracağımızı, ülke gelirlerini nasıl çoğaltacağımızı konuşmalıyız.

Ortaya çıkan son fotoğraf, tam ibretlik. CHP’nin göstermelik genel başkanı Özgür Özel ile milletvekili Veli Ağbaba, Uşak halkının parası ile içi döşenen makam aracında viskiyi çekip sızıp kalmışlar. Önlerinde içki kadehleri ile çekilen fotoğraf medyaya düştü. Japonya’da olsa bu duruma düşenler harakiri yapardı. Bizdekiler ise mutemelen o fotoğrafı sızdıranı arıyorlar.

Zaten işin tuhafı da burası. Kılıçdaroğlu – İmamoğlu cepheleşmesi ayyuka çıkınca iki taraf da birbirinin kirli çamaşırlarını pazara çıkarmaya başladı. Ortalık zaten çamurdan, pislikten geçilmiyordu, şimdi daha da çirkefleştiler. Kumar için Kıbrıs seferleri yaptıkları uçaklarda fahişelerle uyuşturucu ve seks partileri, otel odalarındaki çapkınlıklar ile bel altı çirkinlikler.

***

Allah bu milleti öyle büyük bir beladan korumuş ki… Proje taa başından belliydi. Lider üretme ve onu bayraklaştırarak hareketlendirme olayı son yıllarda Ukrayna’dan Doğu Avrupa ve Orta Doğu’ya birçok ülkede denenmişti. Türkiye’de de az daha tutuyordu. 15 Temmuz’da sert bir yöntem denendi ama tutmadı. Bu sefer yumuşak geçişle değişimi sağlamak istediler.

Batılılara yakışıklı, boylu poslu ama karakter olarak zayıp, her türlü zaafa açık, hırslı ama tarih ve coğrafya kimliği olmayan, kolay yönetilebilen bir aday lazımdı. Pohpohlayıp öne sürdüler. Medyayı da arkasına vererek var güçleri ile de desteklediler. En güçlü örgütlü yapı onlarındı. Avrupa’ın ve Türkiye’nin kılcal damarlarına kadar sızmışlardı.

Sadece siyasileri değil, tüm gizli servisleri de harekete geçirip, bildikleri tüm illegal yöntemleri uyguladılar. Demokrasi içinde kalacaklardı. Sınırsız para gücü ile başta medya ve CHP, istedikleri her şeyi satın aldılar. CHP’nin satışı mutlak butlanla tescillendi. Ceza davası da sonuçlanınca bu işe bulaşanların tamamı demir parmaklıkların arkasını boylayacak.

***

Anadolu, 100 yıldır durgundu. Batılılaşma hikâyesi ile Türk insanını kendi değerlerinden uzaklaştırmışlardı. Batı, güç hakimiyetini kaybetmek istemiyordu. Önce İstanbul’u ve belediyeleri alacaklardı, aldılar. Sıra Türkiye’ye geldiğinde ise para kuleleri ortaya çıktı. Balya balya dolarlar CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınması için sayılıyordu.

İşte o andan itibaren emniyetin ve devletin takibi başladı. Her adımları, her hareketleri izlendi ve kaydedildi. Batılı ağababaları onlara öyle bir özgüven aşılamıştı ki, kendilerine hiçbir şey yapılamayacağından emindiler. Ama işler umdukları gibi gitmedi. Ortada dört bin sayfalık iddianame var. Şimdi tüm yolsuzluk, hırsızlık ve sahtekarlıklar patır patır ortaya dökülüyor.

Halbuki bizim Gabar’da çıkan petrolü iki katına çıkarma çabamız var. Karadeniz’de Sakarya sahasındaki doğal gazı yükseltme hedefimiz var. Doğu Akdeniz, Libya, Somali ve Azerbaycan’dan pertol çıkarma planlarımız var. Akkuyu’yu bir an önce harekete geçirme çabamız var. CHP’ye değil emekli ve çalışana daha çok kaynak aktarma niyetimiz var.