Kısaltmalar yan yana güzel duruyor değil mi? NATO, askeri bir teşkilat ama sivil siyasette de yemediği halk kalmıyor. ABD ve Avrupa ülkeleri NATO’yu işlerine geldiği gibi kullanıyor. NATO’nun 32. üyesi İsveç olmuştu. II. Dünya Savaşı’ndan beri “tarafsız” bir politika güden İsveç, Rusya korkusu baş gösterince NATO’yü üye olmak istemişti ama hemen üye olamadı.
NATO’da kararlar oy birliği ile alınır. NATO üyesi 32 ülkeden biri muhalif olursa karar alınamaz. 2023 yılında Türkiye, Finlandiya ve İsveç’i terörirstleri himalerinden dolayı bir hayli sıkıştırdı. Bu konuda etkili kararlar almadıkça NATO üyeliğini veto edeceğini söyledi. Öyle de oldu. Ne zaman ki İsveç kanunlarını değiştirdi, işte o zaman NATO’ya üye oldu.
NATO, üyelerine bir savunma kalkanı sunuyor. Dışarıdan silahlı müdahelelere karşı onları koruyor. Tabii Türkiye hariç. Ne zaman Türkiye’de işlerine gelmeyen bir hükûmet olsa, içeride darbe yapıp onu uzaklaştırdılar. Türkiye değişti, şimdi koruyan güç konumuna geçti. 10 – 15 yıl öncesine kadar bu silahlı güç sadece ABD’ydi. Şimdi buna Türkiye de eklendi.
***
Önümüzdeki hafta dünyanın gözü Türkiye’de olacak. NATO devlet ve hükûmet başkanları Ankara’da toplanacak. Öncesinde de önemli ikili görüşmeler var. Fakat NATO, SSCB’nin dağılmasından sonra tarihinin en önemli zirvelerinden birini yapıyor. ABD ve Avrupa medyası şimdiden sayfa sayfa geniş analizlerle konuyu kamuoyunun gündemine taşıyor.
ABD’nin Avrupa savunmasını üstlenmesi ile kıta ülkeleri gelirlerini kalkınma ve gelişmeye ayırdı. Bu da ABD’yi kızdırmış durumda. Israrla Avrupa’nın savunma sanayiine daha çok para harcamasını istiyor. ABD’nin isteği, “siz para ayırın benim ürettiğim silahları alın, ben zenginleşeyim” anlamına geliyor. Avrupalılar ise buna yanaşmasalar da mecburlar.
Bu konuda erken uyanan ülkelerden biri İtalya oldu. ABD’nin baskısını kırmak için başta Baykar, Türk savunma sanayii şirketleri ile ortaklıklar kurmaya başladı. Böylece hem savunma harcamalarını artıracak, hem de Türkiye ile ortak ürettiği silahları AB ülkelerine satarak para kazanacak. Yani Trump ile Meloni’nin sıkıntısı fotoğraf olayından ibaret değil.
***
Türkiye, savunma sanayiine yıllık 10 milyar dolarlık katkısı ile Avrupa’nın koruyucu şemsiyesi konumuna geldi. Bu NATO zirvesi, Türkiye’nin Batı ile ilişkileri açısından büyük önem taşıyor. Sadece Trump, 1000 kişilik bir ABD heyeti ile geliyor Türkiye’ye. NATO’nun yanı sıra, Türkiye’nin gelişen gücü ve bölgedeki rolü de çok detaylı şekilde görüşülecek.
Karadeniz’den Orta Doğu’ya kadar uzanan bölgedeki karmaşa, ister istemez NATO’yu da teyakkuz haline getiriyor. Çünkü günümüzde artık sadece silahlı saldırılar değil, kritik altyapılar, tedarik zincirleri, enerji güvenliği, savunma sanayii ve siber saldırılar da NATO gündeminde. Türkiye, Doğu Akdeniz’den Kafkaslara bölgenin kilit askeri gücü konumunda.
Günümüz Türiyesi, Balkanlardan Ortadoğu’ya artık tüm güvenlik mimarilerinin içinde. Doğal olarak Avrupa güvenlik projelerinde de daha fazla söz sahibi olmak istiyor. Ancak bu NATO zirvesinde gündeme getirilmesi gereken en önemli konu, başta Almanya ve İngiltere gibi NATO üyesi ülkelerin Türkiye’den kaçan teröristleri resmi olarak barındırıyor olması...