Sabataîlerin Yâkûbî alt cemâatine mensûb olan Fazlı Necip, aynı alt cemâatten gazeteci Ahmet Emin Yalman’ın amcası Abdurrahman Nâfîz Bey’in kızı Rebia Hanım ile evlenmiş, bu evlilikden iki çocuğu olmuştu: Mustafa Necip Bir ve -gazeteci Enis Tahsin Til’in eşi- Meliha Til…
Cenâzesine Türkiye Büyük Meşrik̆i de iştirâk̃ etti
Fazlı Necip, Son Posta gazetesinin yukarıdaki haberinden öğrendiğimize nazaran, vefâtında, “Tütün İnhisârı İstanbul Müdîriyeti Zirâat Şûbesi Müdürü” idi. Cenâzesi, askerî merâsimle kaldırılmış, cenâzesinde Türkiye Büyük Meşrik̆i (Türk Yükseltme Cemiyeti) de temsîl edilmiştır:
♦ “Cenâzesi, Bomonti’deki hanesinden 300 kadar tanıdığının omuzları üzerinde kaldırılmış, Nişantaşı camisinde cenaze namazı eda edildikten sonra Maçka kabristanında aile makberesine defnedilmiştir. Cenazeyi merhumun pek çok ehibba ve akrabaları ile birlikte bir müfrezei askeriye ve ailesi efradile Matbuat Cemiyeti, Elektrik şirketi, Silâhtarağa elektrik fabrikası amelesi ve Türk yükseltme cemiyeti ile mensup bulunduğu muhtelif hayır müesseselerinin çelenkleri takip ediyordu. İlh…” (Cumhuriyet, 21.6.1932, s. 4)
Maçka Kabristanı’ndaki merâsimde, (bu vesîleyle kendisinden ve âilesinden biraz aşağıda bahsedeceğimiz) Cemâatdaşı ve Asır gazetesinin bir müddet muharriri, Hukûk Prof. Muslihiddin Âdil (Taylan), “teessürden titriyen bir sesle” şâyân-ı dikkat̃ bir hitâbe îrâd etmiştir. (Yunus Nadi’nin) Cumhuriyet ve (Ali Ekrem -Bolayır-, Selim Ragıp -Emeç- ve Halil Lûtfi -Dördüncü-‘nün) Son Posta gazeteleri, Hitâbenin mühim bir kısmını naklediyorlar:
“İSTİBDÂDIN KARANLIK SENELERİNDE HÜRRİYET DALGASINI RUMELİ’YE YAYAN BİR FİKİR AMELESİ: FAZLI NECİP”
“Fazlı Necip imanı tam bir vatanperverdi. Vatanının kurtulacağına kanidi. Fikir sayesinde kurtulacağına kanidi ve istibdadın karanlık senelerinde bile (Yeni Asır) gazetesinin yazı masası önünde fasılasız çalışıyordu.
“Hürriyet dalgası Selânikten başlıyarak Rumeli Türkleri arasında çabuk genişliyen çok müsait bir muhit buldu ise, Bunu hazırlıyan fikir amelesinin arasında Fazlı Necibin çok büyük bir hissesi vardır.
“Fakat Fazlı Necibin çalışması Yeni Asırdan ibaret kalmadı. İstanbula aksetti. Matbuat müdürlüğünde, Hilâliahmerde, muhtelif yazı sahalarında ve en nihayet Gayrimübadiller cemiyetinde senelerce devam etti. Beklenmiyen bir zamanda ölümün ‘Dur’ emri gelinciye kadar devam etti.
“Fazlı Necip kanaatlerinden fedakârlık yapmayı bilmiyen, yükseklerde gözü olmıyan ve millî menfaatleri devamlı ve gölgede çalışmakta bulan bir vatanperverdi.” (Son Posta, 21.6.1932, s. 9)
“BİR VAKİTLER RUMELİ UFKUNDAN MEŞRÛTİYET DOĞMUŞ İSE KALEMİ İLE MÜSÂİD ZEMÎN HAZIRLIYANLARIN BAŞINDA O GELİR!”
Muslihiddin Âdil’in Fazlı Necip hakkındaki cenâze hitâbesinden birkaç pasaj da Cumhuriyet gazetesinde mündericdir:
“Büyük şehitlere bir büyük insan daha iltihak ediyor. İrfan ve fazilet tezahüratını bir güneş gibi parlatan Fazlı Necip semaların nihayetsiz derinliklerine üful etti. O her faniye hücum eden ifna tehlikesi, büyük insanların kıymetini yaşıyanlardan daha çok iyi biliyor ve onları topluyor. Delili işte kabrinde bulunduğumuz Fazlı Necip’tir.
“Vatan için çok faideli çalışan Necip, 40 senedir rehberi kemali olduğu hürriyet güneşinin yükselmesi için kalemi ile çalışanların başındadır. Bir vakitler Rumeli ufkundan meşrutiyet doğmuş ise kalemi ile müsait zemin hazırlıyanların başında o gelir. Fazlı Necip, sevgili hocam, o elliye yakın eserlerile hak, hürriyet ve fazilet fikirlerinin müdafaasından bir dakika bile yılmıyan bir kahraman meziyetini göstermiştir. İşte kabrinde ağladığım insan budur.
“Sevgili hocam Necip! Makberine gelenler sana son hürmetlerini söylüyorlar. Sen öldün, müstakbel nesil namı bülendini nesilden nesle nakledecektir. Sana binlerce rahmet!” (Cumhuriyet, 21.6.1932, s. 4)
Yukarıdaki haber, “Bu hazin hitabeyi müteakıp merasime göz yaşları içinde nihayet verilmiştir” cümlesiyle sona eriyor…
“KEMALİST TÜRKİYE”Yİ ŞEKİLLENDİREN ÂİLELERDEN BİRİ: FAZLI NECİP ÂİLESİ
Sabataîlerin Yâkûbî alt cemâatine mensûb olan Fazlı Necip, aynı alt cemâatten gazeteci Ahmet Emin Yalman’ın amcası Abdurrahman Nâfîz Bey’in kızı Rebia Hanım ile evlenmiş, bu evlilikden iki çocuğu olmuştu: Mustafa Necip Bir ve -gazeteci Enis Tahsin Til’in eşi- Meliha Til…
Aşağıdaki vefât îlânlarından anlaşılacağı vechiyle, “Kemalist Türkiye”yi şekillendiren âilelerden biri olan Fazlı Necip Âilesi, Abdurrahmân Nâfîz’in oğlu (Fazlı Necip) ve yeğeni (Abdurrahman Arif) üzerinden günümüze ulaşmıştır.
FAZLI NECİB’İN OĞLU MUSTAFA NECİP BİR
♦ “Sabık Matbuat Umum Müdürü, merhum Fazlı Necip bey ve Rebia hanımın oğlu, merhume Mefharet Bir’in eşi, merhume Meliha Til’in kardeşi, eski gazetecilerden merhum Enis Tahsin Til’in kayınbiraderi ve Rebia Ergüven’in çok yakın arkadaşı, aile büyüğümüz, iyi insan MUSTAFA NECİP BİR, 19/1/1975 günü Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi 20 Ocak Pazartesi günü öğle namazını müteakip Şişli Camiinden kaldırılarak Zincirlikuyu kabristanına defnedilecektir. Âilesi.” (Milliyet, 20.1.1975, s. 6)
MUSTAFA NECİP BİR’İN EŞİ MEFHARET NECİP BİR
♦ “Merhum Hakkı Halit ve Merhume Muhlise Lebe’nin kızı, Mustafa Necip Bir’in çok sevgili hayat arkadaşı, Meliha Til’in gelini, Seriha Cıvay’ın yeğeni, Cüneyt Cıvay’ın teyzezadesi, Mübeccel, Mücellel, Ender ve Uğur’un amcazadesi MEFHARET NECİP BİR, Allahın rahmetine kavuşmuştur. Mübarek nâşı 12 Kasım Cumartesi öğle namazını müteakip Şişli Camiinden kaldırılarak Asrî mezarlıktaki aile kabrine defnedilecektir. Allah gani gani rahmet eylesin.” (Milliyet, 11.11.1966, s. 7)

(Akşam, 20.6.1932) (Milliyet, 20.1.1975, s. 6) (Milliyet, 11.4.1964, s.7) (Milliyet, 6.10.1978, s. 11) (TBMM Albümü, Cilt 2: 1950-1980, Ankara: TBMM Yl., Haziran 2010, s. 726)
“Kemalist Türkiye”nin bânîleri arasında yer alan bir âile…
***